- Sputnik Türkiye, 1920, 30.01.2026
ANLAT BAKALIM
Anlat Bakalım podcastlerinde sporculardan akademisyenlere kadar geniş bir yelpazede, merak edilen konular uzmanları ile konuşuluyor.

Protein tüketiminde ezber bozuldu: Günlük ihtiyaç miktarı değişti, kaç gram protein tüketilmeli?

Zeynep Gökalp ile Anlat Bakalım'a konuk olan klinik ve sporcu beslenmesi uzmanı Gözde Nur Artıkoğlu proteine ilişkin merak edilenleri A'dan Z'ye anlattı.
Zeynep Gökalp ile Anlat Bakalım'a konuk olan klinik ve sporcu beslenmesi uzmanı Gözde Nur Artıkoğlu proteine ilişkin merak edilenleri A'dan Z'ye anlattı. - Sputnik Türkiye, 1920, 06.11.2026
Abone ol
Özel
Günlük protein ihtiyacı nasıl hesaplanır, hangi besinler daha fazla protein içerir? Protein tüketimi yalnızca spor yapanlar için mi önemlidir? Klinik ve sporcu beslenmesi uzmanı Gözde Nur Artıkoğlu gün içinde alınması gereken protein miktarının güncellendiğini ve miktarın arttığını belirtti.
Protein, son yıllarda beslenme dünyasının en fazla konuşulan başlıklarından biri haline geldi. Market raflarındaki proteinli ürünlerden sporcu beslenmesine kadar geniş bir alanda öne çıkan protein, günlük beslenme alışkanlıklarını da değiştirmeye başladı.
Peki vücudumuzun gerçekten ne kadar proteine ihtiyacı var? Günlük protein miktarı hangi kriterlere göre belirleniyor? Yaş, kas kütlesi ve fiziksel aktivite bu ihtiyacı nasıl etkiliyor? Hangi yiyeceklerde daha fazla protein var?
Zeynep Gökalp ile Anlat Bakalım'a konuk olan klinik ve sporcu beslenmesi uzmanı Gözde Nur Artıkoğlu proteine ilişkin merak edilenleri A'dan Z'ye anlattı.

Protein neden bu kadar popüler oldu?

Sporcu beslenmesi uzmanı Gözde Nur Artıkoğlu proteinin son yıllarda neden daha fazla popüler hale geldiğini şu sözlerle anlattı:
Bunu anlamak için genel sağlık trendlerine de bakmak lazım. Son birkaç yıldır artık wellness, longevity yani uzun ve sağlıklı yaşamak, sağlıklı olmak konuşuluyor. Önceden böyle ellilere, altmışlara, hatta yetmişlere baktığımızda güzellik algısı biraz daha çok zayıf olmak, manken gibi olmak ve çoğunlukla da bunun getirdiği sağlıksızlık olmak popülerdi diyebiliriz. Ama son yıllarda artık daha sağlıklı olmak, daha uzun yaşamak, daha kaslı olmak, spor yapmak, daha fit ve kaslı bir vücuda sahip olmak, sağlıklı görünmek. Bunlar aslında artık daha popüler. Daha trend şekilde gidiyor. Yeni nesilde de daha ileri yaşlarda da. Şimdi protein de bunun önemli parçalarından bir tanesi. O yüzden spor yapan insanların sayısı arttıkça proteinin önemi anlaşılmaya başladı. Fitness sektörü ve takviye sektörü büyümeye daha da başladıkça yine önemi daha fazla anlaşılmaya başladı.

'Ambalajda besin değeri tablosu değil içindekiler kısmına bakın'

Marketlerde neredeyse her yiyeceğin üzerinde protein miktarı yazmaya başladı. Peki yiyecekleri alırken ambalaj üzerinde hangi noktalara dikkat etmeliyiz?

Benim bir uzman olarak en değer verdiğim şey yiyeceklerin içindeki makrobesin öğeleri değil, yani 'Ne kadar protein var, ne kadar karbonhidrat ve yağ var' kısmı değil de, 'Bu protein nereden geliyor? Bu karbonhidrat nereden geliyor? Yağın kaynağı ne? Ne kadar işlenmiş bir gıda, ne kadar katkılı bir gıda? Ne kadar doğala yakın temiz bir şey yiyorum, ne kadar sentetik bir şey yiyorum?' Aslında önemli olan o. Yani 20 gram proteini ya da diyelim ki 20 gram karbonhidratı hurmadan yapılan bir bardan almak var. Tamamen mısır şurubu, glikoz şurubu, nişasta gibi sentetik şeylerden almak var. İkisi de 20 gram karbonhidrat ama vücuda girdiğinde metabolik olarak vücuda yaptığı fayda ya da zarar birbirinden çok farklı. O yüzden ben besin değeri tablosu yerine hemen besin değeri tablosunun yanında ya da üstünde yer alabilen içindekiler kısmı var her paketli gıdada. İçindekiler kısmına mutlaka bakmayı öneriyorum. Ve burada bir gıdanın içinde bulunan bileşenler çoktan aza doğru ağırlığına göre, çoktan aza doğru sıralanıyor. Diyelim ki proteini arttırılmış meyveli bir yoğurt. Şimdi burada yoğurdun en başta olmasını bekleriz. Ama bazen şeker en başta oluyor. Yani şekeri daha fazla koymuşlar. Meyvenin yüksek ihtimalle içine aromasını ya da çok küçük bir miktarda püresini koymuşlar ve yoğurt var. Yani ana maddenin en başta olmasını bekliyoruz. Sentetik şeylerin içinde olmamasını bekliyoruz. O yüzden ilk bakacağım şeyler bunlar. İlk üçteki sıralamadakiler en fazla içeriğini bildiğim, güvendiğim, ne olduğunu okuduğum ve anlayabildiğim şeyler mi, buna bakmak lazım. Koruyucu ve katkı maddesi içinde var mı? İşte E kodlu koruyucular var. Bazıları daha masum, bazıları maalesef hiç de masum değil. Bunların çok detaylı bir listesi var. Biraz aşina olmak lazım.

sağlıklı beslenme
sağlıklı beslenme - Sputnik Türkiye, 1920, 05.11.2026
sağlıklı beslenme

Çocuklar, sporcular ve ileri yaştakiler ne kadar proteine ihtiyaç duyar?

İdeal protein tüketim miktarı her yaşa ve kas kütlesine göre farklılık gösteriyor. Artıkoğlu çeşitli yaş gruplarına göre protein alımı konusunda şu hususlara dikkat çekti:
Yaş dediğiniz gibi önemli bir faktör. Bir diğer faktör de kas kütlesi aslında. Bireyin ne kadar kas kütlesine sahip olduğu. Çünkü kasların da yapı taşı, ham maddesi olduğu için proteinler ve amino asitler, ne kadar çok kas kütleniz varsa o kadar çok proteine ihtiyaç duyuyorsunuz o kütleyi koruyabilmek için.
Bir taraftan da şimdi çocukların protein ihtiyacı yüksek çünkü vücut bir taraftan büyüme için ciddi bir enerji harcıyor. Yeni hücre yapmak için, bu kemik hücresi, kas hücresi, yine organ hücresi, beyin hücresi üretebilmek için ham maddeye ihtiyaç duyuyor. Onlardan bir tanesi de protein. O yüzden onların protein ihtiyacı yüksek.
Profesyonel bir sporcuysanız ya da spor yoğunluğunuz, antrenman temponuz yüksekse yapım yıkım oranınız yine yüksek olduğu için yapıp yıktığınız şey yine protein yani kas. Yine protein ihtiyacınız yükselir.
Ama 'sedanter' bireylerde yani günlük hayatını çoğunlukla masa başında oturarak, hareketsiz geçiren insanlarda protein ihtiyacı biraz daha düşük.
Yaşlılıkta daha ileri yaşlarda da protein ihtiyacı artıyor. Çünkü vücudun artık yaklaşık 20 yaşına kadar hücre yapım hızı yıkım hızından çok daha yüksek olduğu için büyüyor. Yani yenilenme hızı fazla. O yüzden hastalıklardan, yaralanmalardan kolay iyileşiyorsunuz. Birçok şeyi kolay atlatabiliyorsunuz. Ama yaş ilerlemeye başladıkça artık hücre yıkım hızı, yapım hızını geçmeye başlıyor. Yani yaşlanmanın fizyolojisi aslında temel olarak bu. O yüzden de bu yıkım hızını biraz yavaşlatabilmeniz için birazcık da yani kas kaybını aslında önleyebilmeniz için protein alımınızı biraz daha yükseltmeniz lazım ki daha çok uyaran olsun anabolik açıdan.

Günde kaç gram protein almalıyız? Günlük protein ihtiyacı nasıl hesaplanır?

Peki günlük protein gereksinimi nasıl hesaplanır?

Teorik olarak şöyle hesaplanıyor. Bu sene Amerika rehberlerini değiştirdi, Amerika Diyetisyenler Derneği. Önceden yani geçen seneye kadar bir sağlıklı bir yetişkinin kilogram başına 0.8 ila 1 gram protein ihtiyacı olduğuydu. Bu da mesela 70 kilo bir bireyin yaklaşık 65-70 gram protein almasının yeterli olduğu yönündeydi. Ama artık bunun yetmediği kanıtlandı ve bunun neredeyse iki katını çıkardılar. Şu anda da sağlıklı bir yetişkinin kilogram başına 1.2 ila 1.6 protein alması öneriliyor. Yine burada kilogram ve kas kütlesi aynı zamanda belirleyici faktör dediğim gibi. Yani temel olarak ihtiyaç biraz böyle hesaplanıyor. Ama belli durumlar var. Az önce bahsetmiştik. Mesela spor yapan ya da profesyonel sporcularda, yoğun spor yapan bireylerde bu protein ihtiyacı kilogram başına 2, 2.5'lara çıkabiliyor. Ya da çok enerji kısıtlı bir diyet yaptığınızda, kilo kaybı hedeflediğiniz bir diyet yaparken kas kaybını engellemek için iştah kontrolünü sağlayabilmek için ya da şu an çok popüler olan GLP-1 agonistleri, işte zayıflama iğnelerini kullanırken yine kas kaybını engellemek için protein tüketimi bunun üstüne çıkabiliyor, çıkması gerekiyor aslında yine. Ya da hastalık dönemlerinde, ciddi enfeksiyonel hastalık yaşadığınız dönemlerde vücut yine yıkım aşamasında, yıkım sürecinde olduğu için o katabolizmayı biraz da olsun yavaşlatabilmek adına yine proteini yükseltmek gerekiyor tüketim açısından.

sağlıklı beslenme
sağlıklı beslenme - Sputnik Türkiye, 1920, 05.11.2026
sağlıklı beslenme

Protein hangi öğünde tüketilmeli?

Bizim günün her saatinde proteine ihtiyacımız var. Biraz maalesef yaşam tempomuzdan da kaynaklı, çok hareketli ve hani artık yemeğe, yemek hazırlığına ya da organizasyonuna çok fazla zaman ayıramayabiliyoruz. Ya da belli popüler olan beslenme modelleri de bizi kahvaltıyı atlamaya, öğünleri kısmaya yönelttiği için sanki bir yerde toplamamız gerekiyormuş gibi hissettiriyor ama aslında öyle değil. Bunun en sağlıklı yolu proteini gün içine yaymak. Yani üç dört saatte bir, kişiye göre değişebilir, beş saatte bir, bazen altı saatte bir protein almak. Ama benim en çok önemsediğim öğün kahvaltı öğünü. Güne kaliteli bir proteinle başlamak bütün gün iştah kontrolünü sağlamak için yapabileceğiniz en iyi şey. Özellikle glisemik kontrolünüz iyi değilse, yani insülin direnciniz varsa, kan şekerinizi regüle etmekte ya da açlık kontrolünü, dürtüsünü kontrol etmekte zorlanıyorsanız mutlaka sabah proteinle başlamak bence önemli. Ama her öğüne yaymak lazım. Yani dokuzda kahvaltı ettiniz, öğlen birde de ufak bir protein yemelisiniz. Bu ufak proteinin ideali ortalama 20 gram, en az 20-25 gram gibi. Sonra akşam da almalısınız. Ara öğüne de ufak bir protein koyduğunuzda eğer yapıyorsanız zaten günlük protein ihtiyacını da rahatlıkla tutturabiliyorsunuz.

Hayvansal ve bitkisel protein kaynakları arasındaki fark ne?

Hayvansal proteinler: Protein yapısı amino asitlerden oluştuğu için, böyle amino asitlerin birbirine bağlanarak oluştuğu bir yapıda olduğu için bu amino asitlerin bir esansiyel amino asitler var, bir de non-esansiyel amino asitler var. Yani vücudumuzun üretebildiği ve sadece dışarıdan alabildiği, alması gereken amino asitler var. Şimdi bu esansiyel amino asitleri yani dışarıdan almamız gereken amino asitleri tam olarak içeriğinde bulunduran amino asitlere çok kaliteli protein diyoruz. İşte onların birinci sırasında yumurta var. Sonra işte kırmızı et, tavuk, hindi, balık, süt ürünleri gibi aslında iniyor. O yüzden hayvansal proteinlerde esansiyel amino asitler tam olduğu için en kaliteli proteinler hayvansal proteinler.
Ama bitkisel proteinler böyle değil. Çünkü bazı amino asitleri içermedikleri için. Ama bitkisel proteinlerden de soya proteini yani soya fasulyesi ve kinoa neredeyse hayvansal proteine yakın kalitede protein içerdiği için belki birçok insanın bilmediği kalitede proteinler arasında kinoa ile soya fasulyesini koyabiliriz. Bunun dışında bunlardan biraz daha az kalitede protein içeren bakliyatlar var. Mesela yeşil mercimek, maş fasulyesi, Meksika fasulyesi, nohut, işte beyaz fasulye gibi bakliyatlar da amino asit açısından zengin, iyi protein, bitkisel olarak kaynaklar.
Bir taraftan baktığınızda her şeyin içinde aslında amino asit var. Pirinçte de var, siyah pirinçte de var. Ondan sonra bulgurda da var. Ama bunlar eksik dediğim gibi, bir tarafa eksik.

Kuru fasulye-pilav birlikteliği tesadüfen oluşmadı: Geleneksel lezzetin şaşırtan protein sırrı

Bizim aslında Türk mutfağı çoğunlukla da besin kimyasından esinlenmiş. Mesela kuru fasulye pilav eşleşmesi buradaki eksikliği tamamlar gibi. Yani yıllardır alıştığımız bir şey ama biyokimyasal olarak da çok doğru bir eşleşme. Çünkü kuru fasulyede eksik olan amino asit pirinç pilavında mevcut. Pirinç pilavında, pirinçte eksik olan amino asit kuru fasulyede mevcut. O yüzden bunları birlikte yediğinizde çok daha tek tek yemenize göre çok daha kaliteli protein tüketmiş oluyorsunuz. O yüzden yeşil mercimekle bulgur ya da mercimekli bulgur pilavı yemek çok daha mantıklı. Bademli iç pilav mesela çok daha mantıklı protein açısından gibi gibi kombinasyonlarla biraz daha aldığımız proteinin kalitesini artırabiliriz aslında.

Hamsi protein deposu mu? Hamside ne kadar protein var? 200 gram hamsi kaç gram protein içeriyor?

Balıkta, balık ve diğer deniz mahsulleri de aslında yine hayvan olduğu için protein değeri yine çok yüksek. Yani şöyle baktığımızda bir 100 gram hamside neredeyse 20 gram falan protein var. İyi bir miktar aslında. Şimdi dışarıda bir porsiyon hamsi söyleseniz 200 gram falan hamsi gelir, neredeyse 40 gram protein alıyorsunuz. Yani bu da 70 kilo birinin günlük protein ihtiyacının yarısı neredeyse. İyi bir miktar.
Hamsi protein deposu mu?
Hamsi protein deposu mu? - Sputnik Türkiye, 1920, 05.11.2026
Hamsi protein deposu mu?

Zayıflama iğnesi kullananlar dikkat! Kaybettiğiniz sadece kas kütlesi olabilir

Artıkoğlu zayıflama iğnesi kullananları ise protein alımı konusunda uyardı:
Zayıflama iğnelerinin çalışma mekanizmasında aslında iştah kontrol mekanizmasını yönetmesiyle alakalı bir durum var. Yani açlık hormonlarını tamamen baskılayarak kişinin besin alımını, dürtüselliğini, besinle haz alma ihtiyacını aslında kontrol eden bir mekanizması var bu ilaçların. O yüzden iştahsızlık dediğimiz şeyi yaptığı için kişi daha az besin tüketmek istiyor. Daha az besin tüketince de ve bunu bilinçli şekilde yapmıyor. Yani bu iğneleri kullanırken aslında bir beslenme uzmanı gözetiminde de yani beslenme uzmanıyla birlikte hekim gözetiminde ve beslenme uzmanıyla çalışarak aslında ona uygun bir diyet yaparak kilo vermek en sağlıklısı. Çünkü şimdi iştahsız olduğunuzda bütün gün bir şey yemeyip günde bir tane tost yiyip geçirdiğinizde kaybettiğiniz şey maalesef belki beş kilo haftada ama hepsi kas kütlesi oluyor. Çünkü proteini almamış oluyorsunuz ya da ihtiyacınız olan vitamin-mineralleri de almamış oluyorsunuz aslında, lifi de almamış oluyorsunuz. Ya bir sürü sağlık problemini de beraberinde getirebiliyor. Siz protein almadığınızda vücut şimdi kendi işlevlerini sürdürmek için de bir sürü amino asite ihtiyacı var. O amino asitleri nereden elde ediyor? Hazırda proteinin bir deposu yok vücutta. Depo diyebileceğimiz tek şey kas. Gidiyor kasları yıkarak oradaki amino asitleri kan dolaşımına salıp oradan ihtiyacını karşılıyor. Dışarıdan vermeniz gerekiyor yani.
Enjeksiyon (Temsili Görsel) - Sputnik Türkiye, 1920, 22.10.2026
SAĞLIK
Eczacılardan 'zayıflama iğnesi' uyarısı: İnternette satılan ve bilinçsiz kullanılan iğneler faydadan çok zarar sağlar
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала