Dünya şampiyonu milli bilardocu Karakaşlı Sputnik Türkiye'ye konuştu: 'En gizli silahım geometri, hala soru çözerim'

Abone ol
Özel
Üniversite sınavına hazırlandığı 18 yaşında tesadüfen tanıştığı bilardoda dünya şampiyonluğuna uzandı. Avukatlık kariyerini sporculukla birlikte sürdüren milli bilardocu Müjde Güzin Karakaşlı, Zeynep Gökalp ile Anlat Bakalım programına konuk oldu. Karakaşlı şampiyonluğa giden maçtaki atmosferi de anlattı.
Kadınlar 3 bant bilardoda dünya şampiyonluğunu kazanarak tarihe geçen Müjde Güzin Karakaşlı, Zeynep Gökalp ile Anlat Bakalım'da şampiyonluğa giden yolculuğunu, avukatlık ve sporculuk kariyerini nasıl dengelediğini ve final maçındaki zihinsel hazırlığını anlattı.
Karakaşlı'nın finalde kendisine söylediği “Benim bir 30 sayı çekmem lazım” sözü, büyük baskı altında odağını nasıl koruduğunu ortaya koydu.
Müjde Güzin Karakaşlı bilardo ile nasıl tanıştı?
Ben bilardoyla üniversite sınavına hazırlandığım sene, on sekiz yaşında tanıştım. Daha önce voleybol oynamıştım, ailem voleybol oynarken tanışmışlar bizde ata sporu voleybol aslında. Daha sonra üniversite sınavına hazırlandığım sene voleybolu bırakmam gerekti ve o sırada bilardoyla tanıştım. Tamamen tesadüf eseri aslında. Benim yakın arkadaşlarım biraz kafa dağıtmak için, biraz da sosyalleşmek için böyle alanları kullanıyordu. Biz de onların yanında bilardo oynuyorduk. Ama benim şu an yarışmacı olduğum üç bant bilardo değil, daha çok cepli masalarda işte sekiz top, dokuz top gibi oyunları oynuyorduk. Oradaki işletmeciler bana arka kolumun topa iyi vurduğunu, bana üç bant öğretmek istediklerini söyledi. Ben de açıkçası evet dedim ona ama neye evet dediğimi bilmeden evet dedim. Asıl üniversiteye geldikten sonra ve Türkiye Kulübü'yle Semih Saygıner ve Murat Naci ile tanıştıktan sonra daha yoğun şekilde bilardonun içinde bulunduğum bir dönem başladı hayatımda. Bir yandan da hukuk fakültesinde öğrenciydim.
Nasıl milli sporcu oldu?
Lisans eğitimim sırasında bir taraftan da bilardo öğrenmeye çalıştım. Mezun olduktan sonra ilk kez katıldığım Avrupa Şampiyonası'nda madalya aldıktan sonra milli takım kampları organize edilmeye başlandı. Daha çok üniversite bittikten ve avukatlık ruhsatımı aldıktan sonra yani 25 yaşımdan sonra öğrenmeye daha ağırlık verebildiğim bir dönem açıldı hayatımda. Ondan sonra da işte sırasıyla Türkiye şampiyonluğu, sonra milli takımla Avrupa şampiyonluğu ve işte bu sene 2026'da da tarihimizde ilk kez, bilardo tarihinde ilk kez kadınlar dünya şampiyonluğu ünvanını aldım.
Avukatlık ve bilardoyu nasıl beraber yürütebiliyor?
Benim meslekte 12. yılım. Bu düzeni oluşturmak da oldukça efor gerektiren bir hadiseydi. Sevgili meslektaşım Ayşenaz Kır'ın da yani ortağım Ayşe Naz'ın da yardımlarıyla bugün o madalyayı alıp gelebiliyorsam burada arka planda işlerin layıkıyla yapıldığını bildiğim bir kadroyla onlara emanet edebildiğim ve böylece daha konforlu hayat edebildiğim bu yardımlar sayesinde diyebilirim.
'Masada yaptıklarımız antrenmandakilerin çok daha azı'
Aslına bakarsanız masada yaptıklarımız daha önceki antrenmanlarımızın genelde azı olabilir. Bazen çok istisnai performanslar da olur ama çalıştıklarınızdan başka bir şey yapmazsınız masada. Yeni bir şey denemezsiniz. Sadece bilardo teknikleri bakımından söylemiyorum bunu. Mental olarak da hazırlık yapıp gidiyorum maça. Ya da final maçından önce geçirdiğim son yarım saati nasıl geçireceğimi çalışıyorum ben. Bazı nefes teknikleri var, bazı imgeleme çalışmaları var. Fransa'da neredeyse bütün seyircilerin desteğini hissettiğim bir turnuva oynadım. Bazen masada zor görünen ya da coşku uyandıran atışlar yapabiliyoruz. Onu cesaretle o sırada ilk seferde yapıp tribün desteğini de arkamıza aldığımız zaman gerçekten ev sahibi gibi turnuva oynadığımı söyleyebilirim açıkçası.
'Şiddetle motive olan birisi değilim'
Fransa'da düzenlenen Kadınlar 3 Bant Bilardo Dünya Şampiyonası'nda mücadele eden milli sporcu Güzin Müjde Karakaşlı, dünya şampiyonluğunu elde etti. Karakaşlı, final müsabakasında Hollandalı Karina Jetten ile karşılaştı ve rakibini 30-18 mağlup ederek dünya şampiyonu oldu.

Müjde Güzin Karakaşlı
© AA
Peki Karakaşlı nasıl bir sporcu, maçlarda nasıl bir karaktere dönüşüyor ve 30-18'lik galibiyet nasıl geldi?
Bazı sporcular hırslanmak ya da motive olmak için biraz şiddet barındıran, dökeceğim, yıkacağım vesaire gibi bir şey hayal ediyorlardır belki. Ben kendimi öyle hayal ederek motive olabilen bir sporcu değilim. Ben görevimi küçük parçalara ayırıp yapabileceğim aksiyonları kendime telkin ederek konsantre olmayı daha yeğleyen bir sporcuyum. Dolayısıyla ben final maçına çıktığımda o final maçının çeyrek final maçından pek bir farkı yoktu. Benim bir 30 sayı çekmem gerekiyordu. Evet bu çok kıymetli, tarihimizde ilk defa olacaktı. Başka kız çocuklarına ilham olma ihtimali var. Ben bu olasılıktan çok heyecanlanırım ama onu düşünürsem o maça gerekli özeni gösteremeyecektim ve bazen inanın daha zor olan o basit şeyleri yapmak oluyor. 'Şu an değil, şu an sizinle ilgilenemem. Benim bir 30 sayı çekmem lazım. Bir 30 sayı çekeyim sonra sizi düşüneceğim' dediğim ve daha çok bu şekilde konsantre ve motive olduğum bir maçtı final maçı.
'Geometriyi hala çok severim'
Ben geometriyi hala çok severim. 'Guilty pleasure' (suçlu hissederek keyif almak) olarak da hala çözerim. Geometri kitaplarım var evde. Çok hoşuma gidiyor benim. Bulmaca çözmek gibi hissediyorum geometriyi. Ben en kuvvetli taraflarımdan bir tanesinin bu olduğunu düşünüyorum. Çünkü geometri çözenler beni hemen anlayacaktır nasıl bir şey hissettiğimi. Bazen bir açıyı taşırsınız, ya da bir benzerlik kurarsınız ve geometride şey derler, 'ya görmedim onu'. Böyle bir şey varmış. Görürseniz yaparsınız çünkü. Onu görmek, o aradaki neden bilişsel bağı kurmak geometricilerin yani böyle geometri çözmeyi sevenlerin çok bildiği bir şeydir. Biz de aslında planlamasında daha önce yaptığımız ön antrenman sayesinde benzerlikler, farklı açılar görüyoruz soyut olarak. Sonra ben bunu yaptıktan sonra 'tepe kamera' benim zihnimdeki şeyi size görünür hale getiriyor. Bu bakımdan geometri çok benim çok büyük silahlarımdan bir tanesi diyebilirim biraz da.


