https://anlatilaninotesi.com.tr/20260910/dusuk-karbonhidratli-diyetten-yuksek-karbonhidratli-beslenmeye-gecince-vucutta-neler-oluyor--1108656033.html
Düşük karbonhidratlı diyetten yüksek karbonhidratlı beslenmeye geçince vücutta neler oluyor?
Düşük karbonhidratlı diyetten yüksek karbonhidratlı beslenmeye geçince vücutta neler oluyor?
Sputnik Türkiye
Yeni araştırma, düşük karbonhidratlı beslenme sonrası yüksek karbonhidratlı diyete geçişin vücutta farklı etkiler yaratabileceğini ortaya koydu. Çalışmada... 10.09.2026, Sputnik Türkiye
2026-09-10T12:35+0300
2026-09-10T12:35+0300
2026-09-10T12:35+0300
sağlik
bilim
sağlıklı beslenme
sağlıklı yaşam
araştırma
karbonhidrat
diyet
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/06/05/1106278249_0:0:3361:1890_1920x0_80_0_0_1647bf0da9c7c7b9285710c5cf30bad8.png
Düşük karbonhidratlı diyetlerin ardından yeniden yüksek karbonhidratlı beslenmeye geçmenin vücutta ne gibi değişikliklere yol açtığı araştırıldı. Bilim insanları, karbonhidratın türünün sağlık üzerindeki etkilerde önemli bir rol oynayabileceğini belirledi.NYU Langone Health araştırmacılarının öncülüğündeki ekip, düşük karbonhidratlı beslenme sonrası farklı türlerde yüksek karbonhidrat içeren diyetlere geçişin etkilerini inceledi.Cell Press Blue dergisinde yayımlanan araştırmaya başlangıçta 18-50 yaş aralığında, fazla kilolu veya obez ancak kalp ve damar hastalığı ile diyabeti bulunmayan 54 kişi katıldı.Araştırmanın ilk aşamasında katılımcılara, kilo kaybı sağlaması amacıyla çok düşük karbonhidrat içeren ve günlük enerji alımını yüzde 40 oranında azaltan hazır yemeklerden oluşan bir beslenme programı uygulandı.Katılımcılar vücut ağırlıklarının yaklaşık yüzde 15'ini kaybettikten sonra üç gruba ayrıldı. Gruplardan biri çok düşük karbonhidratlı beslenmeye devam ederken, diğer iki gruba 10 hafta boyunca farklı türlerde yüksek karbonhidratlı diyetler uygulandı.Her iki yüksek karbonhidratlı diyet de kalorilerin yüzde 57'sini karbonhidratlardan, yüzde 25'ini yağlardan ve yüzde 18'ini proteinden sağladı. Ancak diyetlerden birinde enerjinin yüzde 20'si rafine tahıllardan elde edilen nişastadan, diğerinde ise aynı oran ilave şekerden sağlandı.Nişasta, iltihaplanma belirtilerini artırdıYaklaşık 40 katılımcının kan testlerini inceleyen araştırmacılar, yüksek nişastalı diyet uygulanan grupta diğer iki gruba kıyasla daha fazla iltihaplanma belirtisi tespit etti.Bu grupta bağışıklık hücrelerinin ve iltihaplanmayla ilişkili bazı mekanizmaların daha fazla aktive olduğu görüldü. Kanda iltihaplanmayla bağlantılı bir sinyal proteini olan adipsin seviyelerinin yanı sıra CD4+ T hücreleri ve nötrofiller gibi bağışıklık hücrelerinin aktivasyonunda da artış tespit edildi. Fareler üzerinde gerçekleştirilen ek deneylerde de açlık sonrasında nişastadan elde edilen maştodekstrin verilen hayvanlarda bağışıklık aktivitesinin arttığı görüldü. Araştırmacılar, bağışıklık sisteminin aktive olmasının tek başına zararlı olduğu anlamına gelmediğini ancak bunun obeziteyle ilişkilendirilen kronik, düşük seviyeli iltihaplanmanın göstergelerinden biri olabileceğini belirtti. Kronik iltihaplanmanın ise kalp ve damar hastalıkları ile bazı kanser türleriyle bağlantılı olduğu biliniyor.Yüksek şekerli diyet daha düşük bağışıklık aktivitesi gösterdiYüksek nişastalı grubun aksine, yüksek şekerli diyet uygulanan grupta üç grup arasında en düşük bağışıklık aktivitesi ölçüldü.Ancak araştırmacılar, bu bulgunun yüksek şeker tüketiminin sağlıklı olduğu şeklinde yorumlanmaması gerektiği konusunda uyardı. Bilim insanları, bazı bağışıklık yanıtlarının baskılanmasının vücudun savunma mekanizmalarını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.Araştırmacılara göre rafine tahıllar, yemek sonrasında kan şekerinde hızlı yükselişlere yol açabiliyor. Bu ani yükselişlerin de bağışıklık sistemindeki tamamlayıcı sistemi (kompleman sistemi) harekete geçirerek iltihaplanmayla ilişkili diğer mekanizmaları tetikleyebileceği değerlendirildi.
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260908/dunyada-bir-ilk-nadir-gorulen-kafatasi-rahatsizligiyla-dogan-bebek-tedavi-edildi-1108586638.html
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/06/05/1106278249_173:0:2693:1890_1920x0_80_0_0_70e20742ead5212429fce1fc00b5011f.pngSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
bilim, sağlıklı beslenme, sağlıklı yaşam, araştırma, karbonhidrat, diyet
bilim, sağlıklı beslenme, sağlıklı yaşam, araştırma, karbonhidrat, diyet
Düşük karbonhidratlı diyetten yüksek karbonhidratlı beslenmeye geçince vücutta neler oluyor?
Yeni araştırma, düşük karbonhidratlı beslenme sonrası yüksek karbonhidratlı diyete geçişin vücutta farklı etkiler yaratabileceğini ortaya koydu. Çalışmada özellikle rafine tahıllardan zengin karbonhidratlı beslenmenin bağışıklık sistemini harekete geçirerek iltihaplanma belirtilerini artırdığı görüldü.
Düşük karbonhidratlı diyetlerin ardından yeniden yüksek karbonhidratlı beslenmeye geçmenin vücutta ne gibi değişikliklere yol açtığı araştırıldı. Bilim insanları, karbonhidratın türünün sağlık üzerindeki etkilerde önemli bir rol oynayabileceğini belirledi.
NYU Langone Health araştırmacılarının öncülüğündeki ekip, düşük karbonhidratlı beslenme sonrası farklı türlerde yüksek karbonhidrat içeren diyetlere geçişin etkilerini inceledi.
Cell Press Blue dergisinde yayımlanan araştırmaya başlangıçta 18-50 yaş aralığında, fazla kilolu veya obez ancak kalp ve damar hastalığı ile diyabeti bulunmayan 54 kişi katıldı.
Araştırmanın ilk aşamasında katılımcılara, kilo kaybı sağlaması amacıyla çok düşük karbonhidrat içeren ve günlük enerji alımını yüzde 40 oranında azaltan hazır yemeklerden oluşan bir beslenme programı uygulandı.
Katılımcılar vücut ağırlıklarının yaklaşık yüzde 15'ini kaybettikten sonra üç gruba ayrıldı. Gruplardan biri çok düşük karbonhidratlı beslenmeye devam ederken, diğer iki gruba 10 hafta boyunca farklı türlerde yüksek karbonhidratlı diyetler uygulandı.
Her iki yüksek karbonhidratlı diyet de kalorilerin yüzde 57'sini karbonhidratlardan, yüzde 25'ini yağlardan ve yüzde 18'ini proteinden sağladı. Ancak diyetlerden birinde enerjinin yüzde 20'si rafine tahıllardan elde edilen nişastadan, diğerinde ise aynı oran ilave şekerden sağlandı.
Nişasta, iltihaplanma belirtilerini artırdı
Yaklaşık 40 katılımcının kan testlerini inceleyen araştırmacılar, yüksek nişastalı diyet uygulanan grupta diğer iki gruba kıyasla daha fazla iltihaplanma belirtisi tespit etti.
Bu grupta bağışıklık hücrelerinin ve iltihaplanmayla ilişkili bazı mekanizmaların daha fazla aktive olduğu görüldü. Kanda iltihaplanmayla bağlantılı bir sinyal proteini olan adipsin seviyelerinin yanı sıra CD4+ T hücreleri ve nötrofiller gibi bağışıklık hücrelerinin aktivasyonunda da artış tespit edildi.
Fareler üzerinde gerçekleştirilen ek deneylerde de açlık sonrasında nişastadan elde edilen maştodekstrin verilen hayvanlarda bağışıklık aktivitesinin arttığı görüldü.
Araştırmacılar, bağışıklık sisteminin aktive olmasının tek başına zararlı olduğu anlamına gelmediğini ancak bunun obeziteyle ilişkilendirilen kronik, düşük seviyeli iltihaplanmanın göstergelerinden biri olabileceğini belirtti. Kronik iltihaplanmanın ise kalp ve damar hastalıkları ile bazı kanser türleriyle bağlantılı olduğu biliniyor.
Yüksek şekerli diyet daha düşük bağışıklık aktivitesi gösterdi
Yüksek nişastalı grubun aksine, yüksek şekerli diyet uygulanan grupta üç grup arasında en düşük bağışıklık aktivitesi ölçüldü.
Ancak araştırmacılar, bu bulgunun yüksek şeker tüketiminin sağlıklı olduğu şeklinde yorumlanmaması gerektiği konusunda uyardı. Bilim insanları, bazı bağışıklık yanıtlarının baskılanmasının vücudun savunma mekanizmalarını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.
Araştırmacılara göre rafine tahıllar, yemek sonrasında kan şekerinde hızlı yükselişlere yol açabiliyor. Bu ani yükselişlerin de bağışıklık sistemindeki tamamlayıcı sistemi (kompleman sistemi) harekete geçirerek iltihaplanmayla ilişkili diğer mekanizmaları tetikleyebileceği değerlendirildi.