https://anlatilaninotesi.com.tr/20260801/sebte-krizi-60-binden-fazla-gocmen-neden-bir-anda-ispanya-sinirina-akin-etti-1107709891.html
Sebte Krizi: 60 binden fazla göçmen neden bir anda İspanya sınırına akın etti?
Sebte Krizi: 60 binden fazla göçmen neden bir anda İspanya sınırına akın etti?
Sputnik Türkiye
60 binden fazla göçmenin 24 saat içinde Fas'tan İspanya'ya bağlı Sebte'ye geçmesi Avrupa'da siyasi ve diplomatik bir krizi tetikledi. Peki kitlesel göç... 01.08.2026, Sputnik Türkiye
2026-08-01T16:20+0300
2026-08-01T16:20+0300
2026-08-01T16:27+0300
poli̇ti̇ka
manfred weber
elon musk
kirill dmitriev
ceuta
madrid
halk partisi (i̇spanya) (pp)
avrupa birliği
guardia civil
roma
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/08/01/1107706839_0:158:3024:1859_1920x0_80_0_0_5e065df9a79637736fe92409d4d5e249.jpg
60 binden fazla göçmen, yaklaşık 24 saat içinde Fas'tan İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı olan Sebte kentine geçiş yaptı. Bu olağanüstü hareketlilik, sınır güvenlik güçlerini yetersiz bırakırken, bölgenin nüfusunu da yaklaşık yüzde 70 oranında artırdı.Benzeri daha önce görülmemiş bu kitlesel geçiş, siyasi bir krize yol açarken, olayın gerçek niteliğine ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getirdi ve Batı dünyası içindeki derin görüş ayrılıklarını gözler önüne serdi.Sınırda ne oldu?Perşembe günü on binlerce göçmen, Fas sınırındaki İspanya'ya bağlı özerk kent Sebte'nin zayıf bir noktasından toplu hâlde geçiş yaptı. Sebte Bölgesel Başkanı Juan Jesus Vivas, sınır krizinin başlamasının ardından yaklaşık 60 bin kişinin kente giriş yaptığını açıkladı. Buna karşılık, İspanyol medya kuruluşları ile güvenlik kaynaklarının daha ihtiyatlı tahminleri, yaklaşık 24 saat içinde Sebte'ye geçen göçmen sayısının 30 ila 49 bin arasında olduğu yönündeydi. Ancak her iki durumda da yaşananlar, Avrupa Birliği tarihindeki en büyük kitlesel düzensiz göç hareketlerinden biri olarak değerlendirildi.İspanya İçişleri Bakanlığının son verilerine göre, olaylarda hayatını kaybeden düzensiz göçmenlerin sayısı 67'ye yükseldi. Hayatını kaybedenlerin büyük bölümünün sınır bariyerlerini deniz yoluyla aşmaya çalışırken boğulduğu, bir kısmının ise Tarajal Mendireği yakınında yaşanan izdiham sırasında yaşamını yitirdiği belirtildi. Öte yandan, Sebte'ye geçen düzensiz göçmenlerden yaklaşık 69 bin 500'ünün Fas'a geri döndüğü tahmin edilirken, son 30 saat içinde yeni bir yasa dışı geçiş girişiminin kaydedilmediği bildirildi.Geniş çapta paylaşılan görüntülerde, çoğunluğu genç yetişkin erkeklerden oluşan göçmenlerin mendireğin etrafından yüzerek geçtikleri, sınır yapılarına tırmandıkları ve İspanyol güvenlik güçleri kalabalığı kontrol altına almakta zorlanırken sınır kapılarından toplu şekilde geçtikleri görülmüştü. Daha sonra bazı grupların Sebte sokaklarında "Hoşça kal Fas, merhaba İspanya" sloganları attıkları aktarılmıştı.İspanya ve Fas nasıl müdahale etti?Yerel polis, yaşanan yoğun göç dalgası karşısında 'tamamen yetersiz kaldıklarını' açıklarken, bölgesel yönetim ise göçmen kabul merkezleri, hastaneler ve diğer kamu hizmetlerinin çökme noktasına geldiği uyarısında bulunmuştu.İspanya hükümeti başlangıçta Sebte'nin ulusal acil durum bölgesi ilan edilmesi yönündeki talebi reddetmiş, ancak daha sonra bölgeye asker, özel polis birlikleri ve ilave Sivil Muhafız (Guardia Civil) personeli sevk etmişti.Fas ise sınırın kendi tarafındaki güvenlik önlemlerini artırarak tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz kullandı, uyarı ateşi açtı ve gözaltına alınan göçmenleri sınır hattından uzaklaştırdı. Ayrıca, Tarajal Sınır Kapısı'na güvenlik bariyeri kurulması için çalışmalara başlandığı bildirildi.Öte yandan, yüzlerce göçmen de İspanya'ya girişte kullandıkları aynı mendirek güzergâhını izleyerek Fas'a geri dönmeye başladı.Neden Sebte?Sebte, Melilla ile birlikte Fas'ın kuzey kıyısında yer alan İspanya'ya bağlı iki özerk kentten biridir. Bu iki bölge aynı zamanda Avrupa Birliği'nin Afrika kıtasındaki tek kara sınırlarını oluşturmaktadır. Fas, Sebte ve Melilla'nın kendi egemenlik sahasının bir parçası olduğunu savunmakta ve İspanya'nın bu bölgeler üzerindeki hâkimiyetini Avrupa sömürgeciliğinin bir mirası olarak değerlendirmektedir. Buna karşılık Madrid yönetimi ise Sebte'yi 1580'den, Melilla'yı ise 1497'den bu yana İspanya'nın ayrılmaz parçaları olarak kabul etmektedir.Sebte ve Melilla, geçmişte de İspanya ile Fas arasında yaşanan diplomatik krizlerin merkezinde yer almıştır. Nitekim 2021 yılında iki ülke arasında yaşanan gerilim sırasında Fas'ın, Madrid üzerinde siyasi baskı oluşturmak amacıyla sınır kontrollerini kasıtlı olarak gevşettiği yönünde değerlendirmeler yapılmıştı. Ancak o dönemde yaklaşık 10 bin göçmen sınırı geçmiş, bu sayı son krizde yaşanan kitlesel geçişin oldukça altında kalmıştı.Krizi ne tetikledi?Sebte'de yaşanan kitlesel göç hareketini tam olarak neyin tetiklediği kesinlik kazanmamıştı. Bununla birlikte, olayın arka planına ilişkin farklı değerlendirmeler yapıldı. İspanyol yetkililer, Yüksek Mahkemenin son kararının insan kaçakçılığı şebekeleri tarafından istismar edildiğini ve kitlesel geçişlerin bu şekilde teşvik edildiğini savunurken, bazı yorumcular ise Fas'ın Madrid yönetimi üzerinde siyasi baskı kurmak amacıyla sınır kontrollerini bilinçli olarak gevşettiğini ileri sürdü.Bunun yanı sıra, krizin zamanlamasının da dikkat çekici olduğu belirtildi. Bazı değerlendirmelerde, göç dalgasının İspanya'nın Fas'ın bölgesel rakibi Cezayir ile ilişkilerini yeniden canlandırmaya çalıştığı ve Başbakan Pedro Sanchez hükümeti ile Washington arasındaki diplomatik gerilimin arttığı bir dönemde yaşanmasının tesadüf olmadığı öne sürüldü.İspanyol Yüksek Mahkemesi ne karar almıştı?İspanya Yüksek Mahkemesi, temmuz ayında verdiği kararda, hızlandırılmış sınırdan geri çevirme uygulamasının yalnızca kara sınırındaki fiziki engelleri aşarak ülkeye giriş yapan düzensiz göçmenlere uygulanabileceğine hükmetmişti. Buna karşılık, deniz yoluyla İspanya topraklarına ulaşan kişilerin olağan geri gönderme prosedürüne tabi tutulması gerektiği belirtilmişti. Söz konusu prosedür, hukuki yardım alma hakkını ve uluslararası koruma (iltica) başvurusunda bulunabilme imkanını da içeriyordu.İspanya hükümeti ise bu kararın, insan kaçakçılığı şebekeleri tarafından 'deniz yoluyla İspanya'ya ulaşan göçmenlerin artık geri gönderilemeyeceği' şeklinde çarpıtıldığını ileri sürdü. Madrid yönetimine göre bu yanlış algı, insan kaçakçılığı ağları arasında hızla yayılarak binlerce kişinin aynı anda Sebte'ye yönelmesinde etkili oldu.Buna karşılık bazı eleştirmenler, kitlesel göç dalgasını yalnızca mahkeme kararıyla açıklamanın yetersiz olduğunu savundu. Bu çevrelere göre, İspanya'nın kısa süre önce yaklaşık 500 bin belgesiz göçmeni yasal statüye kavuşturma kararı da ülkenin düzensiz göç açısından daha cazip bir hedef olarak algılanmasına katkıda bulunmuştur.Fas, Madrid'e baskı mı uyguluyor?Göçmen akınının büyüklüğü ve Fas tarafında ilk aşamada kayda değer bir müdahalenin görülmemesi, Rabat yönetiminin Madrid'e baskı yapmak amacıyla sınır kontrollerini kasıtlı olarak gevşettiği yönündeki iddiaları gündeme getirdi. Bu durum, birçok kişi tarafından 2021 yılında yaşanan benzer olayla karşılaştırıldı.Fas güvenlik güçleri müdahalede bulunmadan önce on binlerce kişi Sebte'ye doğru ilerleyerek sınır hattında toplandı. İspanya Sivil Muhafız Teşkilatı kaynakları, Rabat'ın ilk aşamadaki desteğini sınırlı ve yetersiz olarak nitelendirirken paylaşılan görüntülerde göçmenlerin denizden ve karadan geçiş yaptığı, Fas güvenlik güçlerinin ise olaya etkin biçimde müdahale etmediği öne sürüldü.Buna karşın Fas yönetimi, son göç dalgasındaki herhangi bir rolü bulunduğu iddialarını kesin bir dille reddederek krizin sorumlusu olarak organize insan kaçakçılığı şebekelerini gösterdi.İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ise Fas ile iş birliğinin sürdüğünü savundu.Cezayir anlaşmazlığıFas'ın olaylarda rol oynadığı yönündeki iddialar, krizin İspanya'nın Fas'ın en önemli bölgesel rakibi olan Cezayir ile ilişkilerini yeniden düzeltmeye çalıştığı bir dönemde yaşanması nedeniyle daha da güç kazandı.İki Kuzey Afrika ülkesi uzun yıllardır Batı Sahra konusunda anlaşmazlık yaşıyor. Fas, bölgenin kendi egemenliği altında olduğunu ileri sürerken, Cezayir ise Polisario Cephesi'nin bağımsız bir Sahra Arap Devleti kurulması yönündeki talebini destekliyor.İspanya 2022 yılında Fas'ın Batı Sahra için önerdiği özerklik planını desteklemiş ve Rabat ile ilişkilerini normalleştirmişti. Ancak bu adım, İspanya'nın önemli enerji tedarikçilerinden biri olan Cezayir ile diplomatik ilişkilerinde ciddi bir kopuşa yol açmıştı.Geçen hafta Pedro Sanchez, dört yıl aradan sonra ilk kez Cezayir'i ziyaret ederek iki ülke arasındaki ilişkileri yeniden canlandırma sürecini başlattı. Sebte krizi ise bu ziyaretten yalnızca on gün sonra patlak verdi.Bazı yorumcular, Fas'ın İspanya'nın Cezayir ile yeniden yakınlaşmasına karşılık vermek ve Madrid'in dış politikasını etkilemek amacıyla göçmen geçişine bilinçli olarak göz yumduğunu öne sürdü. Fas ise bu iddiaları reddetti.Washington da denklemin bir parçası mı?Bazı değerlendirmelere göre krizin, Washington ile Sanchez hükümeti arasında yaşanan gerilimlerle de bağlantılı olabileceği öne sürüldü. Gerilim, Madrid'in ABD'nin İran'a yönelik saldırılarında İspanya'daki üslerin kullanılmasına izin vermemesinin ardından tırmanmıştı.ABD Başkanı Donald Trump, İspanya'nın savunma harcamalarını GSYH'nin yüzde 5'ine çıkarma taahhüdünde bulunmamasını defalarca eleştirmiş ve ülkeye yönelik ticareti tamamen durdurabileceği yönünde tehditlerde bulunmuştu.Sebte'deki sınır ihlalinin ardından Beyaz Saray'daki üst düzey yetkililer, sınır geçişlerine ait görüntüleri paylaşarak yaşanan krizi İspanya'nın sol hükümetinin göç politikalarının bir sonucu olarak değerlendirdi ve doğrudan Sanchez yönetimini hedef aldı.Bu süreçte Washington, Rabat ile yakın ilişkilerini sürdürmüş, Batı Sahra üzerindeki Fas egemenliğini tanımaya devam etmiş ve Fas'ın ABD'nin desteklediği İbrahim Anlaşmaları kapsamındaki rolünü övgüyle karşılamıştı.Bu gelişmeler Fas'ın Trump yönetiminin Sanchez hükümetine yönelik siyasi baskıya sessiz kalacağını öngörmüş olabileceği yönünde yorumlara yol açtı. Özellikle krizin, Washington'ın İspanyol hükümetine yönelik siyasi eleştirilerine de hizmet ettiği ileri sürüldü.Uluslararası toplum kitlesel göç dalgasına nasıl tepki verdi?Sebte'ye doğru ilerleyen kalabalık göçmen gruplarının görüntüleri, İspanya'nın sınırlarının kontrolünü kaybettiği yönünde hem şaşkınlığa hem de alaycı yorumlara neden oldu.ABD Başkanı Donald Trump, görüntüleri 'korkunç' olarak nitelendirerek, Demokratların yeniden iktidara gelmesi hâlinde ABD'nin de benzer bir durumla karşılaşabileceğini savundu.Avrupa Halk Partisi (EPP) Başkanı Manfred Weber, yaşananları 'dehşet verici' olarak tanımladı ve görüntülerin, İspanya'nın geniş kapsamlı göçmenlere yasal statü kazandırma programının oluşturduğu 'çekim etkisinin' ve 'düzensiz göçün araçsallaştırılmasının' doğrudan sonucu olduğunu söyledi.İtalya ise İspanya'yı Avrupa Birliği'nin dış sınırlarını yeterince koruyamamak ve göçmenlere yasal statü kazandırma politikasıyla düzensiz göçü teşvik etmekle suçladı. Başbakan Giorgia Meloni, Roma'nın gerekirse İspanya ile Schengen uygulamalarının askıya alınması da dahil olmak üzere 'olağanüstü tedbirleri' değerlendirmeye hazır olduğunu açıkladı. Finlandiya da bu öneriye destek verdi.Elon Musk, yaşananları World War Z filmindeki zombi sahnelerine benzeterek şu ifadeyi kullandı:Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Başkanı Kirill Dmitriyev, Sebte'deki kalabalıkları MS 410 yılında Roma'nın yağmalanmasına ilişkin tasvirlerle karşılaştırdı ve yaşananları Avrupa Birliği ile Birleşik Krallık'ın 'felaket niteliğindeki' göç politikalarının çarpıcı bir örneği olarak değerlendirdi. Dmitriyev ayrıca Avrupa'daki sol partileri, ileride göçmenler ve onların çocuklarından oy alacakları beklentisiyle kitlesel göçü desteklemekle itham etti.Sosyal medyada geniş yankı bulan diğer paylaşımlarda da Sanchez hükümetinin yıllardır savunduğu insani göç söylemi eleştirildi. Bu yorumlarda, hükümetin empati ve korunmaya muhtaç göçmenlere ilişkin söylemleri ile Sebte'de büyük ölçüde genç erkeklerden oluşan kalabalıkların görüntüleri karşı karşıya getirildi.Böylece Sebte krizi, yalnızca Avrupa'nın sınır güvenliği ve göç politikalarına ilişkin tartışmaları değil, aynı zamanda AB-Fas ilişkileri, İspanya'nın dış politikası ve Batı dünyası içindeki jeopolitik ayrışmaları da yeniden gündeme taşıdı.'Sebte'ye geçen düzensiz göçmenlerin neredeyse tamamı Fas'a geri döndü'İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, ülkesinin Kuzey Afrika'daki toprağı olan Sebte şehrine geçenlerin neredeyse tamamının Fas'a geri döndüğünü bildirdi.Albares, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Fas'tan Sebte'ye geçen düzensiz göçmenlere ilişkin açıklamada bulundu.İspanya Dışişleri Bakanı Albares, "Sebte'ye girenlerin neredeyse tamamı Fas'a geri döndü. Sebte ve Melilla'dan polis kontrolünde kimlik tespiti yapılmadan İspanya ana karasına geçmek mümkün değil. Schengen Bölgesi'nin bütünlüğü tamamen güvence altında. Kasıtlı bilgi kirliliğine son verin" ifadelerini kullandı.AB'den Albares'in açıklamasına destekAvrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun İçişleri ve Göçten Sorumlu Üyesi Magnus Brunner, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Albares ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini belirtti.Brunner, görüşmede, Albares'in sürdürülen çabalar sonucunda Sebte'ye yönelik düzensiz göç hareketleriyle gelen kişilerin 'neredeyse tamamının' geri döndüğünü bildirdiğini aktardı.'Tek bir kişinin bile AB ana karasına geçemediğini' aktaran Brunner, "Yakın temasımızı sürdüreceğiz ve Avrupa genelindeki bakanlarla iletişim halindeyiz" ifadesini kullandı.İsrail, İspanya'daki göçmen akınını kutladıİsrail'deki sağ çevreler, Sebte'de yaşanan kitlesel göç dalgasını İspanya için ilahi bir ceza olarak değerlendirdi.İsrailli siyasetçiler ve Siyonist çevrelerin bir bölümü gelişmeleri alaycı ifadeler ve memnuniyetle karşıladı. Bu çevreler, yaşanan krizi İspanya Başbakanı Pedro Sanchez hükümetine yönelik bir darbe olarak değerlendirdi.Avrupa'daki birçok sağ siyasetçi, Sánchez hükümetinin müdahalesini yetersiz buldu. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Finlandiya İçişleri Bakanı Mari Rantanen ve Avusturya Başbakanı Christian Stocker, İspanya'nın Schengen Bölgesi'ndeki konumunun gözden geçirilmesi gerektiğini savunan açıklamalar yaptı.Buna karşılık, bazı İsrail yanlısı çevrelerde yaşanan gelişmeler memnuniyetle karşılandı. Bu çevreler, Pedro Sanchez hükümetinin İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını 'soykırım' olarak nitelendirmesi, İsrail'e yönelik askeri malzemelerin İspanya üzerinden transit geçişini yasaklaması ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarında İspanya'daki üslerin kullanılmasına izin vermemesini hatırlatarak, Sebte'deki gelişmeleri İspanya'nın politikalarının bir sonucu olarak yorumladı.'İspanya önce kendi sömürge bölgelerini açıklasın'İsrail'in Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Danny Danon, yaşanan krizi fırsat bilerek İspanya'nın Kuzey Afrika'daki iki özerk kenti Sebte ve Melilla'dan çekilmesi gerektiğini savundu.Danon, X hesabından yaptığı paylaşımda, şu cümleleri kaydetti:Ben-Gvir'den Sanchez'e alaycı çağrıİsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de gelişmelerle ilgili alaycı açıklamalarda bulundu.Ben-Gvir, Pedro Sanchez'i 'göçü ve insan çeşitliliğini kararlılıkla desteklediği' gerekçesiyle ironik biçimde tebrik etti.Daha önce Lübnan'a yönelik sert askerî operasyonları, Filistinli tutukluların idam edilmesini ve açlığın savaş yöntemi olarak kullanılmasını savunan açıklamalarıyla gündeme gelen Ben-Gvir, Sanchez'e Gazze'den ayrılmak isteyen Filistinlilere İspanya'nın kapılarını açması çağrısında bulundu.Ben-Gvir, paylaşımında, "Hamas ve Gazze halkına gösterdiğiniz hassasiyeti eyleme dönüştürün. İspanya'nın kapılarını açın ve göç etmek isteyen Gazze sakinlerine sığınma sağlayın. Bu, İspanya'nın 'insan çeşitliliğine' biraz daha katkı sunmak için mükemmel bir fırsattır" ifadelerini kullandı.İsrail yanlısı düşünce kuruluşundan Madrid'e eleştiriABD'deki İsrail yanlısı düşünce kuruluşlarından Middle East Forum Politika Direktörü Michael Rubin de Sebte krizi üzerinden İspanya'yı eleştirdi.Rubin, "İspanya işgal altında tuttuğu Sebte ve Melilla'yı hak sahibi olan Fas egemenliğine bıraksaydı, bugün bu sorunla karşı karşıya kalmazdı" değerlendirmesinde bulundu. Rubin, mesajının daha geniş kitlelere ulaşması amacıyla paylaşımını İngilizce, İspanyolca, Arapça ve Berberice olarak yayımladı.
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260801/zaharova-ispanyadaki-gocmen-krizi-uzerinden-rusyayi-suclayan-kiev-rejimi-tam-bir-curume-icinde-1107700060.html
ceuta
madrid
fas
sebte
cezayir
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/08/01/1107706839_168:0:2856:2016_1920x0_80_0_0_95f6971590a344cc4b15fb2f7d8d324a.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
manfred weber, elon musk, kirill dmitriev, ceuta, madrid, halk partisi (i̇spanya) (pp), avrupa birliği, guardia civil, roma, schengen, fas, pedro sanchez, sebte, ab, cezayir
manfred weber, elon musk, kirill dmitriev, ceuta, madrid, halk partisi (i̇spanya) (pp), avrupa birliği, guardia civil, roma, schengen, fas, pedro sanchez, sebte, ab, cezayir
60 binden fazla göçmen, yaklaşık 24 saat içinde Fas'tan İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı olan Sebte kentine geçiş yaptı. Bu olağanüstü hareketlilik, sınır güvenlik güçlerini yetersiz bırakırken, bölgenin nüfusunu da yaklaşık yüzde 70 oranında artırdı.
Benzeri daha önce görülmemiş bu kitlesel geçiş, siyasi bir krize yol açarken, olayın gerçek niteliğine ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getirdi ve Batı dünyası içindeki derin görüş ayrılıklarını gözler önüne serdi.
Perşembe günü on binlerce göçmen, Fas sınırındaki İspanya'ya bağlı özerk kent Sebte'nin zayıf bir noktasından toplu hâlde geçiş yaptı. Sebte Bölgesel Başkanı Juan Jesus Vivas, sınır krizinin başlamasının ardından yaklaşık 60 bin kişinin kente giriş yaptığını açıkladı. Buna karşılık, İspanyol medya kuruluşları ile güvenlik kaynaklarının daha ihtiyatlı tahminleri, yaklaşık 24 saat içinde Sebte'ye geçen göçmen sayısının 30 ila 49 bin arasında olduğu yönündeydi. Ancak her iki durumda da yaşananlar, Avrupa Birliği tarihindeki en büyük kitlesel düzensiz göç hareketlerinden biri olarak değerlendirildi.
İspanya İçişleri Bakanlığının son verilerine göre, olaylarda hayatını kaybeden düzensiz göçmenlerin sayısı 67'ye yükseldi. Hayatını kaybedenlerin büyük bölümünün sınır bariyerlerini deniz yoluyla aşmaya çalışırken boğulduğu, bir kısmının ise Tarajal Mendireği yakınında yaşanan izdiham sırasında yaşamını yitirdiği belirtildi. Öte yandan, Sebte'ye geçen düzensiz göçmenlerden yaklaşık 69 bin 500'ünün Fas'a geri döndüğü tahmin edilirken, son 30 saat içinde yeni bir yasa dışı geçiş girişiminin kaydedilmediği bildirildi.
Geniş çapta paylaşılan görüntülerde, çoğunluğu genç yetişkin erkeklerden oluşan göçmenlerin mendireğin etrafından yüzerek geçtikleri, sınır yapılarına tırmandıkları ve İspanyol güvenlik güçleri kalabalığı kontrol altına almakta zorlanırken sınır kapılarından toplu şekilde geçtikleri görülmüştü. Daha sonra bazı grupların Sebte sokaklarında "Hoşça kal Fas, merhaba İspanya" sloganları attıkları aktarılmıştı.
İspanya ve Fas nasıl müdahale etti?
Yerel polis, yaşanan yoğun göç dalgası karşısında 'tamamen yetersiz kaldıklarını' açıklarken, bölgesel yönetim ise göçmen kabul merkezleri, hastaneler ve diğer kamu hizmetlerinin çökme noktasına geldiği uyarısında bulunmuştu.
İspanya hükümeti başlangıçta Sebte'nin ulusal acil durum bölgesi ilan edilmesi yönündeki talebi reddetmiş, ancak daha sonra bölgeye asker, özel polis birlikleri ve ilave Sivil Muhafız (Guardia Civil) personeli sevk etmişti.
Fas ise sınırın kendi tarafındaki güvenlik önlemlerini artırarak tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz kullandı, uyarı ateşi açtı ve gözaltına alınan göçmenleri sınır hattından uzaklaştırdı. Ayrıca, Tarajal Sınır Kapısı'na güvenlik bariyeri kurulması için çalışmalara başlandığı bildirildi.
Öte yandan, yüzlerce göçmen de İspanya'ya girişte kullandıkları aynı mendirek güzergâhını izleyerek Fas'a geri dönmeye başladı.
Sebte, Melilla ile birlikte Fas'ın kuzey kıyısında yer alan İspanya'ya bağlı iki özerk kentten biridir. Bu iki bölge aynı zamanda Avrupa Birliği'nin Afrika kıtasındaki tek kara sınırlarını oluşturmaktadır. Fas, Sebte ve Melilla'nın kendi egemenlik sahasının bir parçası olduğunu savunmakta ve İspanya'nın bu bölgeler üzerindeki hâkimiyetini Avrupa sömürgeciliğinin bir mirası olarak değerlendirmektedir. Buna karşılık Madrid yönetimi ise Sebte'yi 1580'den, Melilla'yı ise 1497'den bu yana İspanya'nın ayrılmaz parçaları olarak kabul etmektedir.
Sebte ve Melilla, geçmişte de İspanya ile Fas arasında yaşanan diplomatik krizlerin merkezinde yer almıştır. Nitekim 2021 yılında iki ülke arasında yaşanan gerilim sırasında Fas'ın, Madrid üzerinde siyasi baskı oluşturmak amacıyla sınır kontrollerini kasıtlı olarak gevşettiği yönünde değerlendirmeler yapılmıştı. Ancak o dönemde yaklaşık 10 bin göçmen sınırı geçmiş, bu sayı son krizde yaşanan kitlesel geçişin oldukça altında kalmıştı.
Sebte'de yaşanan kitlesel göç hareketini tam olarak neyin tetiklediği kesinlik kazanmamıştı. Bununla birlikte, olayın arka planına ilişkin farklı değerlendirmeler yapıldı. İspanyol yetkililer, Yüksek Mahkemenin son kararının insan kaçakçılığı şebekeleri tarafından istismar edildiğini ve kitlesel geçişlerin bu şekilde teşvik edildiğini savunurken, bazı yorumcular ise Fas'ın Madrid yönetimi üzerinde siyasi baskı kurmak amacıyla sınır kontrollerini bilinçli olarak gevşettiğini ileri sürdü.
Bunun yanı sıra, krizin zamanlamasının da dikkat çekici olduğu belirtildi. Bazı değerlendirmelerde, göç dalgasının İspanya'nın Fas'ın bölgesel rakibi Cezayir ile ilişkilerini yeniden canlandırmaya çalıştığı ve Başbakan Pedro Sanchez hükümeti ile Washington arasındaki diplomatik gerilimin arttığı bir dönemde yaşanmasının tesadüf olmadığı öne sürüldü.
İspanyol Yüksek Mahkemesi ne karar almıştı?
İspanya Yüksek Mahkemesi, temmuz ayında verdiği kararda, hızlandırılmış sınırdan geri çevirme uygulamasının yalnızca kara sınırındaki fiziki engelleri aşarak ülkeye giriş yapan düzensiz göçmenlere uygulanabileceğine hükmetmişti. Buna karşılık, deniz yoluyla İspanya topraklarına ulaşan kişilerin olağan geri gönderme prosedürüne tabi tutulması gerektiği belirtilmişti. Söz konusu prosedür, hukuki yardım alma hakkını ve uluslararası koruma (iltica) başvurusunda bulunabilme imkanını da içeriyordu.
İspanya hükümeti ise bu kararın, insan kaçakçılığı şebekeleri tarafından 'deniz yoluyla İspanya'ya ulaşan göçmenlerin artık geri gönderilemeyeceği' şeklinde çarpıtıldığını ileri sürdü. Madrid yönetimine göre bu yanlış algı, insan kaçakçılığı ağları arasında hızla yayılarak binlerce kişinin aynı anda Sebte'ye yönelmesinde etkili oldu.
Buna karşılık bazı eleştirmenler, kitlesel göç dalgasını yalnızca mahkeme kararıyla açıklamanın yetersiz olduğunu savundu. Bu çevrelere göre, İspanya'nın kısa süre önce yaklaşık 500 bin belgesiz göçmeni yasal statüye kavuşturma kararı da ülkenin düzensiz göç açısından daha cazip bir hedef olarak algılanmasına katkıda bulunmuştur.
Fas, Madrid'e baskı mı uyguluyor?
Göçmen akınının büyüklüğü ve Fas tarafında ilk aşamada kayda değer bir müdahalenin görülmemesi, Rabat yönetiminin Madrid'e baskı yapmak amacıyla sınır kontrollerini kasıtlı olarak gevşettiği yönündeki iddiaları gündeme getirdi. Bu durum, birçok kişi tarafından 2021 yılında yaşanan benzer olayla karşılaştırıldı.
Fas güvenlik güçleri müdahalede bulunmadan önce on binlerce kişi Sebte'ye doğru ilerleyerek sınır hattında toplandı. İspanya Sivil Muhafız Teşkilatı kaynakları, Rabat'ın ilk aşamadaki desteğini sınırlı ve yetersiz olarak nitelendirirken paylaşılan görüntülerde göçmenlerin denizden ve karadan geçiş yaptığı, Fas güvenlik güçlerinin ise olaya etkin biçimde müdahale etmediği öne sürüldü.
Buna karşın Fas yönetimi, son göç dalgasındaki herhangi bir rolü bulunduğu iddialarını kesin bir dille reddederek krizin sorumlusu olarak organize insan kaçakçılığı şebekelerini gösterdi.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ise Fas ile iş birliğinin sürdüğünü savundu.
Fas'ın olaylarda rol oynadığı yönündeki iddialar, krizin İspanya'nın Fas'ın en önemli bölgesel rakibi olan Cezayir ile ilişkilerini yeniden düzeltmeye çalıştığı bir dönemde yaşanması nedeniyle daha da güç kazandı.
İki Kuzey Afrika ülkesi uzun yıllardır Batı Sahra konusunda anlaşmazlık yaşıyor. Fas, bölgenin kendi egemenliği altında olduğunu ileri sürerken, Cezayir ise Polisario Cephesi'nin bağımsız bir Sahra Arap Devleti kurulması yönündeki talebini destekliyor.
İspanya 2022 yılında Fas'ın Batı Sahra için önerdiği özerklik planını desteklemiş ve Rabat ile ilişkilerini normalleştirmişti. Ancak bu adım, İspanya'nın önemli enerji tedarikçilerinden biri olan Cezayir ile diplomatik ilişkilerinde ciddi bir kopuşa yol açmıştı.
Geçen hafta Pedro Sanchez, dört yıl aradan sonra ilk kez Cezayir'i ziyaret ederek iki ülke arasındaki ilişkileri yeniden canlandırma sürecini başlattı. Sebte krizi ise bu ziyaretten yalnızca on gün sonra patlak verdi.
Bazı yorumcular, Fas'ın İspanya'nın Cezayir ile yeniden yakınlaşmasına karşılık vermek ve Madrid'in dış politikasını etkilemek amacıyla göçmen geçişine bilinçli olarak göz yumduğunu öne sürdü. Fas ise bu iddiaları reddetti.
Washington da denklemin bir parçası mı?
Bazı değerlendirmelere göre krizin, Washington ile Sanchez hükümeti arasında yaşanan gerilimlerle de bağlantılı olabileceği öne sürüldü. Gerilim, Madrid'in ABD'nin İran'a yönelik saldırılarında İspanya'daki üslerin kullanılmasına izin vermemesinin ardından tırmanmıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, İspanya'nın savunma harcamalarını GSYH'nin yüzde 5'ine çıkarma taahhüdünde bulunmamasını defalarca eleştirmiş ve ülkeye yönelik ticareti tamamen durdurabileceği yönünde tehditlerde bulunmuştu.
Sebte'deki sınır ihlalinin ardından Beyaz Saray'daki üst düzey yetkililer, sınır geçişlerine ait görüntüleri paylaşarak yaşanan krizi İspanya'nın sol hükümetinin göç politikalarının bir sonucu olarak değerlendirdi ve doğrudan Sanchez yönetimini hedef aldı.
Bu süreçte Washington, Rabat ile yakın ilişkilerini sürdürmüş, Batı Sahra üzerindeki Fas egemenliğini tanımaya devam etmiş ve Fas'ın ABD'nin desteklediği İbrahim Anlaşmaları kapsamındaki rolünü övgüyle karşılamıştı.
Bu gelişmeler Fas'ın Trump yönetiminin Sanchez hükümetine yönelik siyasi baskıya sessiz kalacağını öngörmüş olabileceği yönünde yorumlara yol açtı. Özellikle krizin, Washington'ın İspanyol hükümetine yönelik siyasi eleştirilerine de hizmet ettiği ileri sürüldü.
Uluslararası toplum kitlesel göç dalgasına nasıl tepki verdi?
Sebte'ye doğru ilerleyen kalabalık göçmen gruplarının görüntüleri, İspanya'nın sınırlarının kontrolünü kaybettiği yönünde hem şaşkınlığa hem de alaycı yorumlara neden oldu.
ABD Başkanı Donald Trump, görüntüleri 'korkunç' olarak nitelendirerek, Demokratların yeniden iktidara gelmesi hâlinde ABD'nin de benzer bir durumla karşılaşabileceğini savundu.
Avrupa Halk Partisi (EPP) Başkanı Manfred Weber, yaşananları 'dehşet verici' olarak tanımladı ve görüntülerin, İspanya'nın geniş kapsamlı göçmenlere yasal statü kazandırma programının oluşturduğu 'çekim etkisinin' ve 'düzensiz göçün araçsallaştırılmasının' doğrudan sonucu olduğunu söyledi.
İtalya ise İspanya'yı Avrupa Birliği'nin dış sınırlarını yeterince koruyamamak ve göçmenlere yasal statü kazandırma politikasıyla düzensiz göçü teşvik etmekle suçladı. Başbakan Giorgia Meloni, Roma'nın gerekirse İspanya ile Schengen uygulamalarının askıya alınması da dahil olmak üzere 'olağanüstü tedbirleri' değerlendirmeye hazır olduğunu açıkladı. Finlandiya da bu öneriye destek verdi.
Elon Musk, yaşananları World War Z filmindeki zombi sahnelerine benzeterek şu ifadeyi kullandı:
Vay canına, İspanya'daki durum çılgınca görünüyor!
Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Başkanı Kirill Dmitriyev, Sebte'deki kalabalıkları MS 410 yılında Roma'nın yağmalanmasına ilişkin tasvirlerle karşılaştırdı ve yaşananları Avrupa Birliği ile Birleşik Krallık'ın 'felaket niteliğindeki' göç politikalarının çarpıcı bir örneği olarak değerlendirdi. Dmitriyev ayrıca Avrupa'daki sol partileri, ileride göçmenler ve onların çocuklarından oy alacakları beklentisiyle kitlesel göçü desteklemekle itham etti.
Sosyal medyada geniş yankı bulan diğer paylaşımlarda da Sanchez hükümetinin yıllardır savunduğu insani göç söylemi eleştirildi. Bu yorumlarda, hükümetin empati ve korunmaya muhtaç göçmenlere ilişkin söylemleri ile Sebte'de büyük ölçüde genç erkeklerden oluşan kalabalıkların görüntüleri karşı karşıya getirildi.
Böylece Sebte krizi, yalnızca Avrupa'nın sınır güvenliği ve göç politikalarına ilişkin tartışmaları değil, aynı zamanda AB-Fas ilişkileri, İspanya'nın dış politikası ve Batı dünyası içindeki jeopolitik ayrışmaları da yeniden gündeme taşıdı.
'Sebte'ye geçen düzensiz göçmenlerin neredeyse tamamı Fas'a geri döndü'
İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, ülkesinin Kuzey Afrika'daki toprağı olan Sebte şehrine geçenlerin neredeyse tamamının Fas'a geri döndüğünü bildirdi.
Albares, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Fas'tan Sebte'ye geçen düzensiz göçmenlere ilişkin açıklamada bulundu.
İspanya Dışişleri Bakanı Albares, "Sebte'ye girenlerin neredeyse tamamı Fas'a geri döndü. Sebte ve Melilla'dan polis kontrolünde kimlik tespiti yapılmadan İspanya ana karasına geçmek mümkün değil. Schengen Bölgesi'nin bütünlüğü tamamen güvence altında. Kasıtlı bilgi kirliliğine son verin" ifadelerini kullandı.
AB'den Albares'in açıklamasına destek
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun İçişleri ve Göçten Sorumlu Üyesi Magnus Brunner, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Albares ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini belirtti.
Brunner, görüşmede, Albares'in sürdürülen çabalar sonucunda Sebte'ye yönelik düzensiz göç hareketleriyle gelen kişilerin 'neredeyse tamamının' geri döndüğünü bildirdiğini aktardı.
'Tek bir kişinin bile AB ana karasına geçemediğini' aktaran Brunner, "Yakın temasımızı sürdüreceğiz ve Avrupa genelindeki bakanlarla iletişim halindeyiz" ifadesini kullandı.
İsrail, İspanya'daki göçmen akınını kutladı
İsrail'deki sağ çevreler, Sebte'de yaşanan kitlesel göç dalgasını İspanya için ilahi bir ceza olarak değerlendirdi.
İsrailli siyasetçiler ve Siyonist çevrelerin bir bölümü gelişmeleri alaycı ifadeler ve memnuniyetle karşıladı. Bu çevreler, yaşanan krizi İspanya Başbakanı Pedro Sanchez hükümetine yönelik bir darbe olarak değerlendirdi.
Avrupa'daki birçok sağ siyasetçi, Sánchez hükümetinin müdahalesini yetersiz buldu. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Finlandiya İçişleri Bakanı Mari Rantanen ve Avusturya Başbakanı Christian Stocker, İspanya'nın Schengen Bölgesi'ndeki konumunun gözden geçirilmesi gerektiğini savunan açıklamalar yaptı.
Buna karşılık, bazı İsrail yanlısı çevrelerde yaşanan gelişmeler memnuniyetle karşılandı. Bu çevreler, Pedro Sanchez hükümetinin İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını 'soykırım' olarak nitelendirmesi, İsrail'e yönelik askeri malzemelerin İspanya üzerinden transit geçişini yasaklaması ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarında İspanya'daki üslerin kullanılmasına izin vermemesini hatırlatarak, Sebte'deki gelişmeleri İspanya'nın politikalarının bir sonucu olarak yorumladı.
'İspanya önce kendi sömürge bölgelerini açıklasın'
İsrail'in Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Danny Danon, yaşanan krizi fırsat bilerek İspanya'nın Kuzey Afrika'daki iki özerk kenti Sebte ve Melilla'dan çekilmesi gerektiğini savundu.
Danon, X hesabından yaptığı paylaşımda, şu cümleleri kaydetti:
İsrail'e ders vermeyi hiçbir zaman ihmal etmeyen İspanya, göç politikası nedeniyle Sebte'de acil durum ilan etmek zorunda kaldı. Belki de bize ders vermeye devam etmeden önce, Afrika'daki sömürge bölgelerini neden hala elinde tuttuğunu dünyaya açıklamalıdır.
Ben-Gvir'den Sanchez'e alaycı çağrı
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de gelişmelerle ilgili alaycı açıklamalarda bulundu.
Ben-Gvir, Pedro Sanchez'i 'göçü ve insan çeşitliliğini kararlılıkla desteklediği' gerekçesiyle ironik biçimde tebrik etti.
Daha önce Lübnan'a yönelik sert askerî operasyonları, Filistinli tutukluların idam edilmesini ve açlığın savaş yöntemi olarak kullanılmasını savunan açıklamalarıyla gündeme gelen Ben-Gvir, Sanchez'e Gazze'den ayrılmak isteyen Filistinlilere İspanya'nın kapılarını açması çağrısında bulundu.
Ben-Gvir, paylaşımında, "Hamas ve Gazze halkına gösterdiğiniz hassasiyeti eyleme dönüştürün. İspanya'nın kapılarını açın ve göç etmek isteyen Gazze sakinlerine sığınma sağlayın. Bu, İspanya'nın 'insan çeşitliliğine' biraz daha katkı sunmak için mükemmel bir fırsattır" ifadelerini kullandı.
İsrail yanlısı düşünce kuruluşundan Madrid'e eleştiri
ABD'deki İsrail yanlısı düşünce kuruluşlarından Middle East Forum Politika Direktörü Michael Rubin de Sebte krizi üzerinden İspanya'yı eleştirdi.
Rubin, "İspanya işgal altında tuttuğu Sebte ve Melilla'yı hak sahibi olan Fas egemenliğine bıraksaydı, bugün bu sorunla karşı karşıya kalmazdı" değerlendirmesinde bulundu. Rubin, mesajının daha geniş kitlelere ulaşması amacıyla paylaşımını İngilizce, İspanyolca, Arapça ve Berberice olarak yayımladı.