'Uluslararası sporu bağımsızlıktan çıkaranlar, Olimpiyat ruhunu yok ediyor'

Soçi'nin Adler bölgesinde yer alan Olimpiyat halkaları.. Arşiv fotoğrafı
© Sputnik / Igor Zarembo
/ Abone ol
Sovyet ve Rus futbolunun deneyimli ismi Hacı Hacıyev, Trump’ın telefonunun ardından ABD’li futbolcunun cezasının ertelenmesini “skandal” olarak niteleyen Batı medyasını eleştirerek, yıllardır Rus sporculara uygulanan yaptırımların siyasi bir araç haline geldiğini, Rusya olmadan ne dünya ne de Avrupa şampiyonalarının “tam” sayılabileceğini söyledi.
Sovyet ve Rus futbol antrenörü, Mahaçkale “Dinamo” kulübünün eski başkanı Hacı Hacıyev, FIFA’nın ABD’li bir futbolcuya verilen men cezasını, ABD Başkanı Donald Trump’ın telefonunun ardından şartlı cezaya çevirmesiyle patlak veren tartışmaları ve uluslararası spordaki bağımsızlık krizini Sputnik’e değerlendirdi.
Batı medyasının bu kararı “skandal” olarak nitelendirdiğini hatırlatan Hacıyev, buna karşın Avrupa Birliği ülkelerinin Rus sporculara karşı yıllardır sürdürdüğü ayrımcılığın “yeni norm” gibi sunulmasına tepki gösterdi.
Bunların yeni norm haline geldiğini düşünmüyorum, bunlar tamamen siyasi araçlarla bağlantılı çılgın adımlar. Zaten yavaş yavaş zayıflıyorlar. IOC’nin (Uluslararası Olimpiyat Komitesi) Rus sporcuların diskalifiye edilmesinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dair kararı ve bunun uluslararası futbol federasyonlarına da yöneltilmiş bir çağrı olmasını, kaçınılmaz bir gelişme olarak görüyorum. Çünkü Rusya olmadan hiçbir yarışma ne dünya şampiyonasıdır ne Avrupa şampiyonası.
Rusya ve Sovyetler Birliği’nin sporun gelişimine büyük katkı yaptığını vurgulayan Hacıyev, tarihsel bir hatırlatma da yaptı:
Benzer bir ayrımcılığı Ekim Devrimi’nden sonra yaşadık; 1952’ye kadar uluslararası müsabakalara katılmadık. 1952’de Olimpiyatlara döndük, sadece dönmedik, adeta oraya daldık; tüm rakiplerimizi yendik. 1956’da tekrar kazandık, futbolda olimpiyat altını aldık, 1960’ta da Avrupa Kupası’nı kazandık. Yani bunların hepsini yaşadık. Bugünkü dönem tarih açısından o kadar da uzun değil.
Avrupa ülkelerinin uyguladığı kısıtlamaları “siyasi araç” olarak tanımlayan Hacıyev, sporun kitleler üzerindeki etkisi nedeniyle siyasetin temel enstrümanlarından biri haline geldiğini belirtti:
Şu anda dünya şampiyonası oynanıyor, bu maçları milyonlar izliyor; milyonlar stadyumlara geliyor, milyonlar televizyon başında. Trump’la ilgili söylediklerim de dahil, tüm bunlar aynı çizginin parçası. Bu uzun süre devam edemez ve etmeyecek. Daha önce çok daha ağır yaptırımlar altında kaldığımız bir dönem yaşadık. Bu dönem de kaçınılmaz olarak çökecek. Rusya olmadan ne spor ne de kültür alanında herhangi bir büyük etkinliği hayal etmek mümkün değil.
Hacıyev, olimpik hareketin ruhunun da aşındırıldığı görüşünde:
Olimpiyat hareketini yıkanlar, Olimpiyat Oyunları’nın kurucusu Pierre de Coubertin tarafından ortaya konan tüzüğe uymayanlardır.

