DÜNYA

İranlı uzman: İran 12 günlük savaştan bu yana askeri taktiklerinde büyük bir dönüşüm geçirdi

İranlı askeri uzman Areş Marzbanmehr, İran’ın Haziran 2025’teki 12 günlük savaştan bu yana askeri taktiklerinde büyük bir dönüşüm yaşadığını, Hürmüz Boğazı’nın kontrolünün İran için varoluşsal bir öncelik olarak öne çıktığını belirtti.
Sitede oku
İran’daki Meşkat Askeri Analiz Merkezi’nde güvenlik konularında kıdemli uzman Areş Marzbanmehr, İran’ın askeri taktiklerinin Haziran 2025’teki 12 günlük savaş ile günümüz arasındaki farklarını Sputnik’e değerlendirdi.
Haziran ayındaki 12 günlük savaşta, Batı tarafına olan güvensizlik ve her türlü ihanete ya da olası bir savaşa hazırlıklı olunmasına rağmen, ilk gece İranlı üst düzey askeri yetkililere ve bilim insanlarına düzenlenen saldırı ülke için beklenmedik bir durum oldu. Bu, İran’ın askeri potansiyelini doğru ve tam anlamıyla kullanmasını engelledi ve ciddi kayıplar yaşanmasına neden oldu. Ancak sonrasında İran, tüm senaryolara hazır hale geldi. Yeni savaşın başlamasıyla birlikte, Yüce Komutan ve üst düzey askeri komutanların hayatını kaybetmesine rağmen, İran hemen füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları dalgası başlattı. İlk iki-üç gün içinde, düşük maliyetli kamikaze dronlar ve eski nesil füzelerle bölgedeki ABD ve İsrail’in önemli ve stratejik radarları vuruldu. Bu değerli radarların imha edilmesi ve ABD ile İsrail’in hava savunma sistemlerinin etkinliğinin ciddi şekilde azalmasıyla birlikte, İran yeni nesil güçlü füzelerini kullanarak bölgedeki ABD üslerinde ve işgal altındaki topraklarda (İsrail) önemli hedefleri vurdu. 12 günlük savaşta İran ilk günlerde şok içindeydi, ancak son savaşta baştan itibaren net ve kesin bir stratejiyle hareket etti ve giderek sahada taktiksel üstünlük sağladı.
Uzman, şu anda İran için deniz güvenliğinin korunmasının son derece kritik olduğunu vurgulayarak, ABD’nin stratejik lojistik rotalar için aktif bir şekilde savaş yürüttüğünü ve Hürmüz Boğazı’nın bu rotalardan biri olduğunu belirtti.
İran’ın petrol ve gaz rezervleri üzerindeki kontrolünün önemi bir yana, Hürmüz Boğazı’nın stratejik değeri diğer bir önemli unsur. Bu durum, ABD ve Avrupalı ortaklarını İran’ın Basra Körfezi’ndeki adalarını ele geçirmeye ve Hürmüz Boğazı’nı kontrol etmeye yönelik girişimlerde bulunmaya itti. Ancak bugüne kadar savaş onların planladığı gibi ilerlemedi ve Hürmüz Boğazı’nın tam kontrolü hala İran’ın elinde. ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı ele geçirmek için askeri girişimlerde bulunma olasılığı oldukça yüksek. Bu, çok riskli bir bahis; başarısızlık durumunda yalnızca askeri değil, aynı zamanda ciddi siyasi ve ekonomik sonuçlar da ABD ve müttefikleri için kaçınılmaz olabilir. İran için ise bu savaş bir varoluş mücadelesi. Bu nedenle, savaşta İran’ın askeri hedeflerinden biri olan boğazın kontrolü, diğer tüm hedeflerin önünde geliyor. İran, boğazdan geçen ticari gemilerden ve petrol tankerlerinden geçiş ücreti almak için varlığını tehlikeye atmaz . Savaşın son gününe kadar İran, Hürmüz Boğazı üzerinde tam kontrol sağlamaya ve hatta bir litre yakıtın bile buradan geçmesini engellemeye çalışacaktır.
DÜNYA
Trump: İran’da hemen hemen hedef kalmadı, ne zaman istersem biter
Yorum yaz