‘Yeni Zelanda'daki trajedi, İslam karşıtı aşırılıkçılığın iğrenç bir örneği’

Yeni Zelanda’da radikal İslam aşırılıkçılık sorununun olmadığını kaydeden Prof. Richard Shaw, Christchurch saldırısının İslam karşıtı aşırılıkçılığının ortaya çıktığının belirtisi olduğunu belirterek, “Daha önce böyle bir şey yoktu” dedi.
Sitede oku

'Yumurta çocuk', kendisi için toplanan bağışları Yeni Zelanda'daki katliam mağdurlarıyla paylaşacak
Yeni Zelanda'daki Massey Üniversitesi'nden Prof. Richard Shaw, Sputnik'e açıklamasında, 50 kişinin öldüğü ve onlarca kişinin yaralandığı Christchurch saldırısının ülke için ne anlama geldiğini değerlendirdi.

‘ANNİNG'İN SÖZLERİ ÇİRKİN'

Avustralyalı Senatör Fraser Anning'in, "Yeni Zelanda'daki saldırıların nedeni Müslümanların ülkeye göçü" sözlerinin "iğrenç ve patavatsızca olmaktan daha fazlası" olduğunu kaydeden uzman, "Bu ifade çok korkunç, hiçbir anlamı yok. Bu saldırı, bu cinayet, Avustralya'da doğan bir insan, beyaz Avustralyalı tarafından işlendi, bu yüzden radikalleşmenin kaynağı bu insan. Yeni Zelanda'da radikal İslam aşırılığı yok" ifadelerini kullandı.

Avustralyalı senatörün sözlerinin, Yeni Zelanda'da son derece olumsuz karşılandığını söyleyen Shaw, Christchurch saldırısının İslam karşıtı aşırılıkçılığın ortaya çıktığının belirtisi olduğunu belirterek, "Yeni Zelanda daha önce böyle bir şeyle karşılaşmamıştı" dedi.

‘ULUSU UYANDIRMAK İÇİN BİR SİNYAL'

Yeni Zelanda'dan Erdoğan'a tepki
Yeni Zelanda'nın, 1980'lı yılların ortalarından bu yana göçmenlerin becerilerine odaklı göç politikasının, ülkeye farklı halk ve kültürlerden insanları çektiğini anlatan uzman, "Yeni Zelanda'da, 160 ya da 170 farklı dilde konuşan 200'den fazla etnik grup yaşıyor, yani biz çok çeşitli ve çok kültürlü bir ulusuz" diye konuştu.

Dünyanın diğer bölgelerindeki popülist göçmen karşıtı eğilimlerin politik anlamda Yeni Zelanda'da kendini göstermediğini dile getiren Shaw, "Ülkede rastgele ırkçılık eylemleri meydana gelmişti ama bu tür şeyler her zaman vardı. Sanırım biz muhtemelen bu tür olaylara çok küçümseyici yaklaştık. Cuma günkü olay, Christchurch'deki iki camiye yapılan saldırı, bu ulusun uyanması yönünde çok kaba bir sinyal oldu" ifadelerini kullandı.

‘MEVZUATTA DEĞİŞİKLİKLERE İHTİYAÇ VAR'

Yeni Zelanda'daki 'beyaz ırkın üstünlüğü hareketinin' tam da Christchurch'ta yoğun olduğunu ama önemli bir politik rol oynamadığını belirten Shaw, "Pek anlam veremediğim sebeplerden dolayı Christchurch bir nevi beyaz aşırılıkçılığın merkeziydi. Ama Yeni Zelandalıların büyük çoğunluğunun son Cuma gününe kadar ülkede bu tür örgütlü aşırılıkçılığın var olduğuna dair hiçbir fikri yoktu" dedi.

Erdoğan: Yeni Zelanda'daki terör saldırısına Avrupa'nın sesi çıkmadı
Radikalizmin internet üzerinden yayılmasını engelleyecek yasalara ihtiyaç olduğunu kaydeden uzman, Christchurch saldırısının oldukça katı olan silah yasalarıyla bağlantılı olmadığını söyledi. Cami saldırılarının düzenleyicisi Brenton Tarrant'ın bu kenti seçme sebebinin farklı ırklardan çok sayıda göçmenin olduğunu net bir şekilde ortaya koyduğunu söyleyen Shaw, ancak ‘göçmen' olarak gösterilen birçok insanın aslında bu topraklarda doğup büyüdüğünü ve ikinci, üçüncü ve hatta dördüncü nesilde Yeni Zelandalı olduğunu vurguladı.

‘MÜSLÜMANLAR BİZİM İNSANLARIMIZ'

Christchurch'te yaşananların Yeni Zelanda toplumunu değişmeye zorlayacağını dile getiren uzman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Artık barışsever ulus olduğumuz, dünyanın kenarında olduğumuz, açık ve toleranslı olduğumuz konusunda kendimizi rahatlayamayız. Çünkü bu saldırıyı gerçekleştiren insan Avustralya'da doğup yaşadıysa da Christchurch'te, ülkemizde, istediğini hayata geçirmeye yardımcı olan bir çevreyi buldu".

"Saldırganın amacı toplumu bölmektiyse başarısız oldu" diye vurgulayan Shaw, "İslam merkezine 500 metre mesafede oturuyorum ve orada sürekli destek gösterileri yapılıyor. İnsanlar çiçek, yemek ve su getiriyor, topluluğa ve insanlarımıza sempati sözlerini dile getiriyorlar. Onlar Müslüman, ama öncelikle bizim insanlarımız ve yapmak istediğimiz şey, onlara desteğimizi ifade etmektir" diye ekledi.

Yorum yaz