BM Güvenlik Konseyi (BMGK) - Sputnik Türkiye, 1920
POLİTİKA
Türkiye ve dünya politikasından en güncel haberler, açıklamalar

Zelenskiy’den Fener Rum Patrikhanesi ısrarı: Bartholomeos'u bir kez daha 'ekümenik' olarak niteledi

© Hakan AkgünVladimir Zelenskiy Fener Rum Patrikhanesi'ni ziyaret ederek, Fener Rum Patriği Bartholomeos (sağda) ile bir araya geldi
Vladimir Zelenskiy Fener Rum Patrikhanesi'ni ziyaret ederek, Fener Rum Patriği Bartholomeos (sağda) ile bir araya geldi - Sputnik Türkiye, 1920, 31.10.2026
Abone ol
Vladimir Zelenskiy Türkiye'yi ziyaretinde Fener Rum Patrikhanesi'ni ziyaret ederek Fener Rum Patriği Bartholomeos ile görüştü. Zelenskiy görüşmeye ilişkin yaptığı sosyal medya paylaşımında, Fener Patriği Bartholomeos'tan 'ekümenik' olarak bahsetti.
Vladimir Zelenskiy, Fener Rum Patrikhanesi'ni ziyaret ederek Fener Rum Patriği Bartholomeos ile görüştü.
Çalışma ziyareti kapsamında Türkiye'de bulunan Zelenskiy, beraberindeki heyetle İstanbul'da Fener Rum Patriği Bartholomeos ile bir araya geldi.
Patrikhanenin resmi sitesinden yapılan açıklamada Bartholomeos'un Zelenskiy'i sıcak bir şekilde karşıladığı ve ardından Patrikhanede yaklaşık bir saat süren özel bir görüşme gerçekleştirdiği bildirildi. Söz konusu görüşmede Bartholomeos'un Ukrayna’ya desteğini yinelediği aktarıldı.

'Amerikan tarafıyla temaslarımızı konuştum'

Görüşmeye ilişkin Zelenskiy de sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.
Zelenskiy söz konusu ziyarete ilişkin yaptığı sosyal medya paylaşımında Fener Rum Patriği'nin 'ekümenik' olduğunu iddia ederek, "Amerikan tarafıyla temaslarımız da dahil olmak üzere, barışın sağlanması amacıyla ortaklarımızla yürüttüğümüz çalışmaları konuştum" cümlesini kaydetti.
Zelenskiy, Türkiye'yi ziyaretine ilişkin yaptığı ilk duyuruda da Bartholomeos ile görüşeceğini belirterek Patriğin 'ekümenik' olduğunu öne sürmüştü.
Vladimir Zelenskiy daha önce de sosyal medya hesabından Noel Bayramı için yaptığı paylaşımda, Fener Rum Patrikhanesi Patriği Bartholomeos ile görüştüğünü belirterek Bartholomeos'un 'ekümenik' olduğunu iddia etmişti.

Yargıtay, 2007 yılında 'ekümenik olamaz' demişti

13 Haziran 2007 tarihinde Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin E. 2005/10694, K. 2007/5603 sayılı kararında, Patrikhanenin ‘ekümenik’ sıfatının yasal bir dayanağının bulunmadığı ve bu sıfatın mevcut olmadığı yönünde hüküm verilmişti.
Patrikhanenin 'ekümenik' iddiasının yasal dayanağı olmadığına ilişkin kararda, Patrikhanenin tamamen Türk hukukuna tabi olduğunun altı çizilmiş ve bir devletin kendi topraklarında yaşayan azınlıklara kendi vatandaşlarından farklı bir hukuk uygulayarak çoğunluğa dahi tanımadığı bir takım ayrıcalıkları onlara tanımak suretiyle özel bir statü vermesinin Anayasa’nın 10'uncu maddesinde gösterilen eşitlik ilkesine açıkça aykırılık oluşturacağından kabul edilemeyeceği vurgulanmıştı.
6 Aralık 1923 tarihli İstanbul Valiliği'nin yazısına atıf yapılan kararda, Patrikhanenin 'ekümenik' olduğuna dair iddiasının yasal bir dayanağı olmadığı belirtilerek Patrikhanenin 'ekümenik' sıfatının bulunmadığı ortaya koyulmuştu.

'Ekümeniklik iddiası hukuki gerçeklerle bağdaşmamaktadır'

Yine 15 Ağustos 2022 yılında Patrikhanenin bağlı bulunduğu Fatih Kaymakamlığı'nın da Fener Rum Patrikhanesi'nin 'ekümenik' olduğu iddiasına ilişkin basın açıklaması yapmıştı.
Fatih Kaymakamlığı'nın resmi internet sitesinden yayımlanan ve "Fener Rum Patrikhanesinin “ekümeniklik” İddiasına İlişkin Basın Açıklamamız" adını taşıyan açıklamada, şu cümleler yer almıştı:

Fener Rum Patrikhanesi Patriği Dimitri Bartholomeos’un ve Patrikhanenin zaman zaman “ekümenik” kavramını kullanması nedeniyle bu açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

30 Ocak 1923’te Yunanistan ile Türkiye arasında imzalanan “Türk ve Rum Ahalinin Mübadelesine Dair Mukavelename”de Patrikhanenin durumu ve statüsü ile ilgili bir hükme yer verilmemiş; bu mukavele ile Türkiye’de yaşayan Rumlarla Yunanistan’da yaşayan Müslüman Türkler yer değiştirmişler, İstanbul ve Bozcaada ile Gökçeada’daki Rumlarla Batı Trakya’daki Müslüman Türkler mübadele dışında bırakılmışlardır.

Aynı şekilde, azınlıklar konusunda Türkiye’nin temel hukuki dayanağını oluşturan 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’nda da Patrikhâne ile ilgili bir hükme yer verilmemiş, Patrikhanenin İstanbul’da kalması karşılığında mübadele dışı tutulan Rum cemaatinin dini bir kurumu olarak kalacağına, siyasi bir faaliyetinin bulunmayacağına ilişkin katılımcı ülke delegasyonlarının sözlerinin senet olarak kabul edildiği belirtilerek, Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi ile ruhanî meclisinin yetki alanı İstanbul başpiskoposluğu ile Bozcada ve Gökçeada bölgesi Rum cemaatinin dini ihtiyaçlarını karşılamakla sınırlı tutulmuştur.

Lozan Antlaşmasının azınlıkların korunması başlıklı 38-44. maddelerinde gayri müslim Türk vatandaşlarının statüsü belirlenmektedir. Buna göre: azınlık statüsüne alınan vatandaşlarımızın dini serbestiyet içerisinde kendi dilleriyle ibadet ve eğitim yapmaları, ayrıca ibadethaneleri ile mezarlıklarını korumaları hususunda gerekli kolaylığın gösterileceği taahhüt edilmiş, Antlaşmanın 45. maddesinde ise Türkiye’nin azınlıklara tanıdığı bu hakları Yunanistan’ın da Batı Trakya’daki Türk azınlığına tanıyacağı taahhüdü yer almıştır.

Hülasa; Lozan Antlaşmasının müzakereleri sırasında durumu uzun süren tartışmalar sonunda belirginleşen Patrikhane Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu ile yeni bir statüye dönüştürülmüş bulunmaktadır. Bu durum çerçevesinde Patrikhane, Türkiye’deki Rum azınlığın bir kilisesi olarak sadece dini yetkileri haiz bir kilise niteliğinde Antlaşmanın “Azınlıkların Korunması” başlıklı çerçevesinde mütalaa edilmesi gereken dini bir kurumdur. Yunanistan’ın uygulamasının tersine, Türkiye’de din görevlilerini kendilerinin seçme özgürlüğü bulunmakla birlikte Patrikhane’nin siyasi-yönetsel açıdan “ekümenik” vasfı bulunmamaktadır.

Nitekim Rum olmayan diğer Ortodoks kiliselerinin işlerine dönük müdahalesinin yargıya taşınması sonucunda Yargıtay 4. Dairesinin E:2005/10694, K.2007/5603 sayılı kararında: “Egemen bir devletin kendi topraklarında yaşayan azınlıklara kendi vatandaşlarından farklı bir hukuk uygulayarak çoğunluğa dahi tanımadığı bir takım ayrıcalıkları onlara tanımak suretiyle özel bir statü vermesi, Anayasanın 10. maddesinde gösterilen eşitlik ilkesine açıkça aykırılık oluşturacağından kabul edilemez. Bu nedenle Patrikhanenin ekümenik olduğu iddiasının, yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. İstanbul Valiliğinin 6 Aralık 1923 tarih ve 1092 sayılı yazılarından da anlaşılacağı üzere Patrikhanede dini ve ruhani seçimlere katılacak ve seçilecek kişilerin Türk Vatandaşı olmaları ve seçim sırasında Türkiye'de görevli bulunmaları gerekmektedir. Bu husus da, Patrikhanenin ekümenik sıfatının bulunmadığının açık bir göstergesidir.” şeklinde vurgulanmıştır.

Sonuç olarak; Lozan anlaşması tutanakları ile Yargı kararlarında Fatih Kaymakamlığına bağlı dinî bir kuruluş olarak kabul edilen Fener Rum Patrikhanesinin “ekümeniklik” iddiası hukuki gerçeklerle bağdaşmamaktadır.

Bartholomeos - Sputnik Türkiye, 1920, 01.04.2026
POLİTİKA
Rus Dış İstihbaratı: Fener Rum Patriği Bartholomeos, Ortodoksluğu bölmeye yönelik hain çizgisini sürdürüyor
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала