Dünya haritası - Sputnik Türkiye, 1920
DÜNYA
Rusya, ABD, Avrupa ve Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından son dakika haberleri, analizler ve özel dosyalar.

Dünyada seçim fırtınası devam ediyor, ilginç anlar bir bir ortaya çıkıyor: İlk ne zaman seçtik ve seçildik?

© Fotoğraf : Bu fotoğraf yapay zeka ile oluşturulmuşturDünyada seçim fırtınası devam ediyor, ilginç anlar bir bir ortaya çıkıyor: İlk ne zaman seçtik ve seçildik?
Dünyada seçim fırtınası devam ediyor, ilginç anlar bir bir ortaya çıkıyor: İlk ne zaman seçtik ve seçildik? - Sputnik Türkiye, 1920, 30.10.2026
Abone ol
Seçim fırtınası sürüyor. Brezilya’da Lula da Silva bu kez Bolsonaro’nun oğlunu geride bıraktı; Sırbistan’da öğrencilerin desteklediği hareket iktidarın seçim hesabını bozdu. İsrail bugün sandık başında. Sırada ABD’nin ara seçimleri, Yeni Zelanda ve İspanya var. Peki, biz nasıl seçmeye ve seçilmeye başladık? İşte 'demokrasinin' absürt tarihi...
Dünya yeni seçimlere hazırlanırken sandığın geçmişi de şaşırtıcı hikayeler barındırıyor. Antik Atina’nın sürgün oylamalarından kadınların seçmenlik mücadelesine, ücretsiz midilli vaatlerinden liderlerin gaflarına uzanan seçim tarihi, iktidar kadar seçmenin değişimini de anlatıyor.
Brezilya’da aynı ailenin iki kuşağını sandıkta yenen bir başkan, Sırbistan’da protestolardan seçim zaferine ulaşan öğrenci hareketi, İsrail’de nükleer felaket görseliyle yürütülen kampanya... Dünya seçim gündemi, iktidar mücadelelerinin yanı sıra sandığın şaşırtıcı tarihini de yeniden hatırlatıyor.
İnsanların yönetenleri belirleme hikayesi, bugünkü oy pusulalarından çok daha eski. Ancak ilk siyasi oylamanın ne zaman yapıldığına kesin bir tarih vermek mümkün değil. Üstelik seçimlerin tarihi, yalnızca kimin kazandığının değil, kimlerin oy kullanmasına izin verildiğinin de hikayesi. Önce gelin, dünyada şu an hangi seçimler var ve nasıl sonuçlanıyor birer birer masaya yatıralım:

Brezilya seçimi: Lula önce babayı, sonra oğlunu yendi

Luiz Inácio Lula da Silva, 25 Ekim 2026’daki cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda Flávio Bolsonaro’yu yaklaşık yüzde 51.8 oyla yenerek dördüncü başkanlık dönemine seçildi. İlk turu rakibinin gerisinde tamamlayan Lula, ikinci turda yarışın yönünü değiştirdi. Flávio Bolsonaro ise yenilgiyi kabul etmeyerek sonucun iptalini istedi.
Sonuç, Brezilya siyasetine iki kuşağa uzanan bir rekabet ekledi: Lula, 2022’de Jair Bolsonaro’yu, 2026’da ise onun oğlu Flavio’yu yendi. Böylece aynı siyasi ailenin baba ve oğluna karşı art arda başkanlık seçimi kazanmış oldu.

Sırbistan seçimi: Protestodan parlamento çoğunluğuna

Sırbistan’da 25 Ekim’deki parlamento seçimi, öğrenci destekli hareketin zaferiyle sonuçlandı. Novi Sad’daki tren istasyonunda 2024’te meydana gelen ve 16 kişinin öldüğü çatı çökmesinin ardından büyüyen protestolar, zamanla yolsuzluk ve hesap verebilirlik talepleri etrafında siyasi harekete dönüştü.
Aleksandar Vucic, siyasi bloğunun yenilgisini kabul etti. Öğrenci destekli liste, 250 sandalyeli parlamentoda çoğunluğa ulaştı. Hareketin önündeki yeni sınav ise sokakta ve sandıkta birleşen farklı kesimleri ortak bir yönetim programında buluşturmak.

İsrail ve ABD seçimleri: İktidarın geleceği sandıkta

İsrail’de seçmenler 27 Ekim’de, 7 Ekim 2023 saldırılarından sonraki ilk genel seçimde 120 milletvekilini belirlemek üzere sandığa gidiyor. Başbakan Binyamin Netanyahu’nun başlıca rakiplerinden biri eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot. Güvenlik, Gazze’nin geleceği ve savaş dönemindeki kararlar yarışın merkezinde. Hükümet kurmak için 61 sandalyelik çoğunluk gerekiyor.
ABD’de ise 3 Kasım ara seçimleri, Donald Trump yönetiminin Kongre’deki hareket alanını belirleyecek. Demokratların Temsilciler Meclisi çoğunluğunu almak için net üç, Senato’da çoğunluğa ulaşmak için net dört sandalye kazanması gerekiyor. Hayat pahalılığı ve yönetime duyulan memnuniyet, kampanyanın temel başlıkları arasında.

Yeni Zelanda ve İspanya: Koalisyonlar için kritik yarış

Yeni Zelanda’da 7 Kasım genel seçimi öncesinde erken oy verme başladı. Başbakan Christopher Luxon’un Ulusal Parti öncülüğündeki koalisyonu, Chris Hipkins liderliğindeki İşçi Partisi karşısında iktidarını korumaya çalışıyor. Belirgin bir favorinin bulunmadığı yarışta küçük partilerin alacağı sonuçlar, hükümetin kuruluşunda etkili olabilir.
İspanya’da 29 Kasım’da yapılacak erken seçimin merkezinde ise konut krizi bulunuyor. Başbakan Pedro Sánchez’in konut düzenlemelerinin parlamentoda engellenmesinin ardından aldığı seçim kararı, kiralar ve tahliyeler üzerindeki tartışmayı sandığa taşıdı. Halk Partisi lideri Alberto Nunez Feijóo, çoğunluk için aşırı sağcı Vox ile hükümet kurmaya açık olduğunu belirtiyor.

İlk oy ne zaman kullanıldı? Atina’nın seçmen listesi eksikti

İnsanlığın ilk siyasi oylamasına kesin bir tarih vermek mümkün değil. Ortak karar alma pratiklerinin geçmişi, bugün seçim dediğimiz kurumlardan daha eskiye uzanıyor.
En iyi belgelenmiş erken örneklerden biri Antik Atina. Kleisthenes’in MÖ 508–507 yıllarındaki reformları, yurttaşların yönetimde doğrudan söz aldığı demokrasinin gelişiminde dönüm noktası oldu. Ancak siyasi haklara sahip “halk”, şehirde yaşayan herkes değildi: Kadınlar, köleleştirilmiş insanlar ve yabancı yerleşikler dışarıda tutuluyordu.
Atinalı erkek yurttaşlar halk meclisinde savaş ve kamu politikaları gibi konularda çoğunlukla el kaldırarak karar veriyordu. Demokrasinin temelleri atılmıştı; fakat seçmenlik, toplumun yalnızca bir bölümüne aitti.

Atina’da kura, Roma’da servetin ağırlığı

Atina’da birçok kamu görevi kurayla dağıtılıyordu. Askerî komutanlık gibi bazı görevler ise seçimle belirleniyordu. Kura, görevlere erişimi yalnızca seçim kazanabilen isimlerle sınırlamayan, yurttaşlar arasında dönüşümü sağlayan bir yöntemdi.
Roma Cumhuriyeti’nde konsüller ve başka üst düzey görevliler seçimle belirleniyordu. Ancak konsülleri seçen centuria meclisinde oylar bireyler üzerinden eşit ağırlıkla toplanmıyor, yurttaşların yerleştirildiği gruplar üzerinden hesaplanıyordu. Servete dayalı düzen, varlıklı kesimlere orantısız siyasi ağırlık sağlıyordu.
Seçim yapmakla eşit oy hakkına sahip olmak, tarihin önemli bir bölümünde ayrı meselelerdi.

Sürgün oylaması: İsmi çömleğe yazılan şehirden gidiyordu

Atina’nın 'ostrakismos' uygulamasında yurttaşlar, kentten uzaklaştırılmasını istedikleri kişinin adını çömlek parçalarına yazıyordu. Hakkında sürgün kararı çıkan kişi, normal olarak mal varlığına el konulmadan on yıl boyunca şehirden uzaklaştırılıyordu.
Arkeolojik buluntular, oylamanın yönlendirmeye açık olduğunu da düşündürüyor. Themistokles’in adını taşıyan ve sınırlı sayıdaki elden çıktığı anlaşılan çömlek parçaları, oyların önceden hazırlanıp dağıtılmış olabileceği tartışmasını doğurdu. Bu buluntular tek başına hileyi kanıtlamıyor; ancak siyasi örgütlenmenin ve seçmeni etkileme çabasının eski izlerini taşıyor.

Papa seçimi üç yıl sürünce çatıyı söktüler

Her seçim halk oylaması değildi. Buna rağmen dar bir seçici grubun anlaşamaması da tarihe sıra dışı olaylar bıraktı.
İtalya’nın Viterbo kentinde Kasım 1268’de başlayan papa seçimi, Eylül 1271’e kadar sürdü. Yaklaşık üç yıllık çıkmaz sırasında yerel halkın ve yetkililerin baskısıyla kardinaller kapalı tutuldu, yiyecekleri kısıtlandı; tarihsel anlatılara göre kaldıkları binanın çatısının bir bölümü de söküldü. Sonunda Teobaldo Visconti, X. Gregorius adıyla papa seçildi.
Bu deneyim, sonraki papa seçimlerinde seçicilerin tecrit edilmesine ve sürecin hızlandırılmasına yönelik kuralların gelişmesine katkıda bulundu. Viterbo’da seçim sonucunu beklemek, mecazen değil, gerçekten çatının açılmasına kadar varmıştı.

Gizli oy: Seçmenin tercihi ne zaman sır oldu?

Britanya’da 1872’ye kadar parlamento seçimlerinde tercihler açıkça bildiriliyordu. İşverenlerin ve toprak sahiplerinin kime oy verildiğini öğrenebilmesi, baskı ve rüşvet için elverişli ortam yaratıyordu. Gizli oy, seçmenin tercihini bu denetimden korumayı amaçladı.
Modern gizli oy düzeninin yayılmasında 1850’lerde Avustralya kolonilerindeki uygulamalar önemli rol oynadı. Bu nedenle sistem, 'Avustralya usulü oy' adıyla da tanındı.
Britanya’nın gizli oyla yapılan ilk milletvekili seçimi Ağustos 1872’de Pontefract’ta gerçekleşti. Sandığın güvenlik mührü, yerel bir meyan kökü şekerlemesi fabrikasının damgasıyla basılmıştı. Oy gizliliğinin önemli simgelerinden biri, şekerleme üretiminden ödünç alınan bir araçla mühürlenmişti.

Seçim matematiği: Yedi seçmene iki vekil, seçmenden fazla oy

Britanya’nın 'çürük seçim bölgeleri' arasında yer alan Old Sarum, 18. yüzyılın bir bölümünde yalnızca yedi seçmene rağmen parlamentoya iki temsilci gönderiyordu. Bölgenin siyasi ağırlığı, burayı kontrol eden mülk sahiplerinin elindeydi. Düzen, 1832 Reform Yasası’yla kaldırıldı.
1927 Liberya seçimi ise seçim hilesinin en çok aktarılan örneklerinden biri oldu. Yaygın tarihsel kayıtlarda Başkan Charles D. B. King’e yaklaşık 230 bin oy yazıldığı, kayıtlı seçmen sayısının ise yaklaşık 19 bin olduğu belirtiliyor. Kaynaklarda rakamlar farklılaşsa da ortak nokta, açıklanan oyların seçmen sayısını katbekat aşması. ABD Barış Enstitüsü’nün bir raporu da farklı sayılarla aynı ölçekteki usulsüzlüğü aktarıyor.
Bu örnekte sorun, sandıktan kimin çıktığından önce, açıklanan sayıların nasıl mümkün olabildiğiydi.

Kadınların oy hakkı: Seçmen olmak neden yüzyıllar sürdü?

Seçimlerin yaygınlaşması, herkesin hemen sandığa eriştiği anlamına gelmedi. Mülkiyet, cinsiyet ve farklı hukuki statüler, uzun süre oy hakkının sınırlarını belirledi.
Yeni Zelanda, 1893’te kadınlara parlamento seçimlerinde oy hakkı tanıyan ilk kendi kendini yöneten ülke oldu. Kadınlar 28 Kasım 1893’te oy kullandı; parlamentoya aday olabilmelerinin önü ise 1919’da açıldı.
Türkiye’de kadınlar belediye seçimlerinde 1930’da, muhtarlık ve ihtiyar heyeti seçimlerinde 1933’te siyasi hak kazandı. Milletvekili seçme ve seçilme hakkı 5 Aralık 1934’te tanındı. Seçimin tarihi böylece yalnızca sandıkların değil, seçmen listelerinin genişlemesinin de tarihi oldu.

ABD seçimleri: Kendi yardımcısıyla berabere kalan aday

1800 ABD başkanlık seçiminde Thomas Jefferson ile yardımcısı olması planlanan Aaron Burr, Seçiciler Kurulu’nda 73’er oy aldı. O dönemde iki görev için ayrı oy kullanılmaması, aynı siyasi ekibin iki ismini başkanlık için rakip hâle getirdi. Jefferson, Temsilciler Meclisi’ndeki 36’ncı oylamada, Şubat 1801’de başkan seçildi. Sonrasında sistem değiştirilerek iki görev için ayrı oy verilmesi benimsendi.
2000 seçiminde ise Florida’daki resmî sonuçta George W. Bush ile Al Gore arasında yalnızca 537 oy vardı. Bush, ülke genelinde daha az oy almasına rağmen Seçiciler Kurulu çoğunluğuyla başkan oldu. Toplam oy sayısı ile seçimin galibi, kullanılan sistem nedeniyle farklılaşabiliyordu.

Protesto oyları gergedana, vaatler midilliye

1959’da São Paulo belediye meclisi seçiminde, hayvanat bahçesindeki Cacareco adlı gergedan adına yaklaşık 100 bin protesto oyu verildi. Dönemin TIME dergisi, tercihi yerel yönetime ve hayat pahalılığına tepkiyle ilişkilendirdi. Oylar gergedanı meclis üyesi yapmadı; fakat seçmenin mevcut seçenekler hakkındaki düşüncesini görünür kıldı.
ABD’de hicivci aday Vermin Supreme, her Amerikalıya ücretsiz midilli, zorunlu diş fırçalama ve zaman yolculuğu araştırmaları vaat etti. Başına çizme takarak kampanya yürüten Supreme’in önerileri, siyasi vaatleri ve devlet müdahalesini alaya alan performansının parçalarıydı.
İzlanda’da komedyen Jón Gnarr’ın “En İyi Parti”si, 2010’da Reykjavík’te ücretsiz havlu, hayvanat bahçesine kutup ayısı ve havaalanına Disneyland vaatleriyle yarıştı. Parti yüzde 34,7 oyla belediye meclisinin en büyük grubu oldu; Gnarr belediye başkanlığına geldi. Mizah, finansal çöküşün ardından yerleşik siyasete tepkinin aracına dönüşmüştü.

İngiltere’nin seçim krizleri: Mikrofon ve soğuk oda

Britanya Başbakanı Gordon Brown, 2010 kampanyasında kendisini ekonomi ve göç konusunda sorgulayan Gillian Duffy ile görüştükten sonra otomobiline bindi. Mikrofonunun açık kaldığını fark etmeyerek seçmen için “bağnaz bir kadın” dedi. Kayıt yayımlanınca Duffy’nin evine giderek özür diledi.
Boris Johnson ise 11 Aralık 2019’da, seçimden bir gün önce Yorkshire’daki bir süt işletmesini ziyaret ederken canlı yayın röportajı isteyen televizyon ekibinin yanından ayrılıp soğuk odaya girdi. Olay, basına “buzdolabına saklandı” diye yansıdı. Ekibi, Johnson’ın saklanmadığını, başka bir röportaja hazırlandığını savundu.

Sunak’ın erken dönüşü, Biden’ın karışan isimleri

Rishi Sunak, 6 Haziran 2024’te Fransa’daki Normandiya Çıkarması’nın 80. yıl dönümü anmalarının Britanya bölümüne katıldıktan sonra uluslararası liderler törenini beklemeden ülkesine döndü ve ITV’ye röportaj verdi. Tepkilerin ardından erken ayrılmasının hata olduğunu kabul ederek özür diledi; programın seçimden önce planlandığını belirtti.
Joe Biden, Temmuz 2024’te NATO zirvesinde dönemin Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenski’yi “Başkan Putin” diye takdim etti; ardından kendisini düzeltti. Aynı gün Kamala Harris yerine “Başkan Yardımcısı Trump” dedi. Gaflar, Trump karşısındaki zayıf televizyon tartışması performansının ardından büyüyen yaş ve adaylık tartışmalarına eklendi. Biden daha sonra yarıştan çekildi; ancak kararını yalnızca bu dil sürçmelerine bağlamak süreci eksik anlatır.

Seçmene 'Bir daha oy vermeniz gerekmeyecek' çağrısı

Donald Trump, Temmuz 2024’te Hristiyan seçmenlere, seçilmesi hâlinde dört yıl sonra yeniden oy kullanmalarının gerekmeyeceğini söyledi. Ne kastettiği tartışıldı; kampanya sözcüsü açıklamayı ülkeyi birleştirme söylemiyle savunurken muhalifleri demokrasiye ilişkin kaygılarını dile getirdi.
Netanyahu, 2015 seçim günü Arap seçmenlerin gruplar hâlinde sandığa gittiğini söyleyerek destekçilerini oy vermeye çağırdı. Muhaliflerinin ırkçı bulduğu açıklamanın ardından, Arap yurttaşları incittiği için üzüntü duyduğunu belirtti. Tartışma, yurttaşların oy kullanmasının bir siyasi tehdit gibi sunulması üzerinde yoğunlaştı.

İsrail seçim kampanyasında yapay zekayla nükleer felaket

Netanyahu, 27 Ekim 2026 seçiminden iki gün önce, Tel Aviv üzerinde nükleer patlamayı tasvir eden yapay zeka üretimi bir görsel paylaştı. Yorumcu Yuval Blumberg’in metnini içeren paylaşım, İran’ın nükleer silah edinmesini varoluşsal tehdit olarak sunuyor, diğer iç siyasi tartışmaları ikinci plana itiyordu.
Muhalefet liderleri, paylaşımı seçmeni korkutarak yönlendirme girişimi olarak değerlendirdi. Görsel, Netanyahu’nun İran’ın nükleer programının ağır biçimde tahrip edildiğine ilişkin önceki açıklamalarıyla çeliştiği gerekçesiyle de eleştirildi.

Trump’tan İsrailli seçmene: 'Başlattığımız işi bitirmeliyiz'

İsrail’deki seçim kampanyasına ABD Başkanı Trump da doğrudan katıldı. İsrailli seçmenlerden Netanyahu’yu desteklemelerini isteyen Trump, çağrısını İran’a karşı yürütülen ortak askerî harekâtla ilişkilendirerek “Başlattığımız işi bitirmeliyiz” mesajı verdi. Netanyahu da seçim arifesinde bu desteği öne çıkardı.
Böylece bir ülkenin seçmenine, başka bir ülkenin başkanı açıkça siyasi tercih çağrısında bulundu. Seçim kampanyasının sınırları, oy kullanma hakkının sınırlarından daha geniş bir alana taşındı.

Michigan mitinginde gündem Nicki Minaj oldu

ABD’de 3 Kasım ara seçimleri öncesindeki bir kampanya etkinliği ise Trump’ın rapçi Nicki Minaj’ın vücuduna ilişkin sözleriyle gündeme geldi. Trump, 25 Ekim’de Michigan’ın Port Huron kentinde, kendisini destekleyen Minaj için “Az önce gerçekten güzel bir kalçaya baktım” dedi. Rapçiden ayağa kalkmasını isteyerek “Gözden kaçırmak zor” diye ekledi.
Trump, aynı etkinlikte Ohio Senatörü Jon Husted’ın fiziğine ilişkin önceki yorumlarını da savundu. Kongre’nin geleceğini belirleyecek yarışta politika önerilerinin yanında başkanın beden yorumları da kampanyanın haberleri arasına girdi.
Sırbistan'da seçim kutlamaları - Sputnik Türkiye, 1920, 27.10.2026
DÜNYA
Sırbistan'da Vuçiç dönemi sona erdiren Öğrenci Listesi hareketi, liderini arıyor: Nasıl hükümet kuracaklar?
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала