'ABD ve Rusya arasındaki 'dizel anlaşması' yalnızca ABD ve Rusya'nın değil, tüm dünyanın çıkarına'

Birincisi, dizel yakıt ihracatına yönelik yasağın gevşetilmesi Rusya'ya yalnızca on milyarlarca dolarlık döviz geliri sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda yaptırımları kısmen aşmasına ve en azından 7 Nisan 2027'ye kadar küresel pazara yönelik yakıt ihracatından önemli bir nakit akışı oluşturmasına da yardımcı oluyor.
İkincisi, bu durum Rusya'nın yazlık tip dizel yakıt stoklarını eritmesine yardımcı oluyor ve rafinerilerin kış ve Arktik koşullarına uygun, daha ağır dizel yakıt üretimine geçmesini sağlıyor.
Üçüncüsü, petrol rafinerileri üzerindeki teknik ve teknolojik yük hafifliyor. Faaliyetlerin yeniden başlatılması ve kapasitenin artırılması, İHA saldırıları nedeniyle çalışması aksayan veya hasar gören rafinerilerin kapasitelerini ciddi ölçüde kısmak ya da tamamen kapatmak yerine yeni satış kanalları bulmalarına ve faaliyetlerini sürdürmelerine olanak tanıyor.
Ve son olarak en önemli husus: Rusya ile ABD arasındaki ‘dizel anlaşması’, Rusya'nın enerji gerilimini hafifletme çıkarlarını ABD ile uyumlu hale getirmesine yardımcı olurken, aynı zamanda ABD ile Ukrayna, ayrıca ABD ile Batılı müttefikleri arasında siyasi çatlakları ve anlaşmazlıkları derinleştiriyor. Bu anlaşma ayrıca, yaptırım baskısının hafifletilmesi ve Rusya'nın Ukrayna'daki özel askeri harekata ilişkin konulardaki konumunun güçlenmesi için diplomatik bir ivme yaratıyor.
Bu, Rusya'ya karşı herhangi bir alanda uygulanacak yaptırımların, onları devreye sokan tarafı vuracak bir ‘bumerang etkisini’ tetikleyebileceğini gösteriyor.
Rusya ile ABD arasındaki dizel anlaşması, sorunun yalnızca bir yönünü temsil etse de dünyayı çatışmadan gerilimi düşürmeye ve çatışmaktan işbirliğine doğru bir zihniyet değişimine yönlendiren bir katalizör işlevi görebilir.
