https://anlatilaninotesi.com.tr/20260915/dunyanin-derinliklerinde-dev-bir-su-rezervi-olabilir-yuzeyin-2-bin-900-kilometre-altinda-gizleniyor-1108775073.html
Dünya'nın derinliklerinde dev bir su rezervi olabilir: Yüzeyin 2 bin 900 kilometre altında gizleniyor
Dünya'nın derinliklerinde dev bir su rezervi olabilir: Yüzeyin 2 bin 900 kilometre altında gizleniyor
Sputnik Türkiye
Bilim insanları, Dünya'nın en derin katmanlarında daha önce bilinmeyen iki mineral tespit etti. Laboratuvar deneyleri, bu minerallerin büyük miktarda suyu... 15.09.2026, Sputnik Türkiye
2026-09-15T11:20+0300
2026-09-15T11:20+0300
2026-09-15T11:20+0300
yaşam
dünya
nature geoscience
bilim
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/03/1d/1082191887_0:225:1024:801_1920x0_80_0_0_26560082209d18468f225c4f0c5d9d26.jpg
Dünya'nın su döngüsünün yalnızca yüzey ve atmosferle sınırlı olmadığı, gezegenin derinliklerine kadar uzanıyor olabileceği belirtildi.Yeni bir araştırmada bilim insanları, Dünya'nın yüzeyinin yaklaşık 660 ila 2 bin 900 kilometre altında uzanan alt mantoda, büyük miktarda suyu mineral yapısında tutabilecek iki yeni demir oksihidroksit türü keşfetti.Araştırma, bu minerallerin gerçekten Dünya'nın derinliklerinde bulunduğunu doğrudan kanıtlamıyor. Ancak laboratuvar deneyleri, söz konusu yapıların alt mantonun aşırı sıcaklık ve basınç koşullarında kararlı kalabildiğini ortaya koydu.Su yerin altında nasıl saklanıyor?Nature Geoscience dergisinde yayımlanan çalışmada, araştırmacılar, Dünya'nın derinliklerindeki koşulları taklit etmek için elmas örs hücreleri adı verilen cihazlardan yararlandı. Bu sistemlerde çok küçük numuneler iki elmas arasında sıkıştırılırken lazerlerle yüksek sıcaklıklara maruz bırakıldı.Deneyler sonucunda Fe5O12Hx ve Fe7O12Hx olarak adlandırılan iki daha önce bilinmeyen demir oksihidroksit fazı belirlendi. Bu minerallerin önemli özelliği, çok az miktarda su bulunan ortamlarda dahi hidrojen barındırabilmeleri ve suyu yapılarında tutabilmeleri oldu.Bazı deneylerde başlangıç materyalindeki su miktarının yüzde 0,1'den az olmasına rağmen yeni minerallerin oluşabildiği görüldü. Yani araştırmacılar yerin altında dev bir sıvı su okyanusu keşfetmedi. Söz konusu suyun, yüksek basınç ve sıcaklık altında minerallerin kristal yapısında hapsolmuş olması mümkün.Mineraller Dünya'nın çekirdeğine kadar ulaşmış olabilirYeni minerallerin çevrelerindeki manto kayalarından daha yoğun olması, Dünya'nın erken dönemlerinde önemli bir rol oynamış olabilecekleri ihtimalini gündeme getiriyor.Araştırmacılara göre, gezegenin oluşumunun ilk dönemlerinde var olduğu düşünülen erimiş magma okyanusunun soğuyup kristalleşmesi sırasında bu su taşıyan mineraller meydana gelmiş ve yoğunlukları nedeniyle manto ile çekirdek arasındaki sınıra doğru çökmüş olabilir.Söz konusu bölge, yüzeyin yaklaşık 2 bin 900 kilometre altında bulunuyor.Ancak bu suyun sonsuza kadar burada kalması gerekmiyor. Manto içerisindeki hareketler sırasında su taşıyan mineraller daha yüksek bölgelere taşındığında basınç azalabiliyor ve mineraller kararsız hale gelerek içerdikleri suyu çevrelerindeki yapılara bırakabiliyor.Bu suyun bir bölümünün, milyonlarca yıl süren jeolojik süreçler içerisinde manto hareketleri ve volkanik faaliyetler aracılığıyla yeniden yüzeye ulaşması mümkün.Dünya'nın su döngüsü yeniden değerlendirilebilirAraştırmacılar, bulgunun Dünya'nın suyunun nereden geldiğine ilişkin sorular açısından da önem taşıdığını belirtti.Gezegenin suyunun asteroitler tarafından taşınmış olabileceği veya Dünya'nın oluşumundan sonraki süreçlerde mantoya dahil olmuş olabileceği yönünde farklı modeller bulunuyor. Yeni çalışma ise suyun Dünya'nın derinliklerinde çok uzun süre mineral yapılarının içinde depolanabileceğini gösteren yeni bir mekanizma ortaya koyuyor.Bununla birlikte araştırmacılar henüz bu minerallerin Dünya'nın derinliklerinde ne kadar bulunduğunu ve ne miktarda su depolayabildiğini kesin olarak belirleyebilmiş değil.
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260915/bilim-insanlarindan-cigir-acan-deney-bir-goruntu-isinlandi-1108767487.html
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/03/1d/1082191887_0:129:1024:897_1920x0_80_0_0_6231677a9c374270227de6f71bfc28a9.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
dünya, nature geoscience, bilim
dünya, nature geoscience, bilim
Dünya'nın derinliklerinde dev bir su rezervi olabilir: Yüzeyin 2 bin 900 kilometre altında gizleniyor
Bilim insanları, Dünya'nın en derin katmanlarında daha önce bilinmeyen iki mineral tespit etti. Laboratuvar deneyleri, bu minerallerin büyük miktarda suyu bünyelerinde hapsedebileceğini gösterdi.
Dünya'nın su döngüsünün yalnızca yüzey ve atmosferle sınırlı olmadığı, gezegenin derinliklerine kadar uzanıyor olabileceği belirtildi.
Yeni bir araştırmada bilim insanları, Dünya'nın yüzeyinin yaklaşık 660 ila 2 bin 900 kilometre altında uzanan alt mantoda, büyük miktarda suyu mineral yapısında tutabilecek iki yeni demir oksihidroksit türü keşfetti.
Araştırma, bu minerallerin gerçekten Dünya'nın derinliklerinde bulunduğunu doğrudan kanıtlamıyor. Ancak laboratuvar deneyleri, söz konusu yapıların alt mantonun aşırı sıcaklık ve basınç koşullarında kararlı kalabildiğini ortaya koydu.
Su yerin altında nasıl saklanıyor?
Nature Geoscience dergisinde yayımlanan çalışmada, araştırmacılar, Dünya'nın derinliklerindeki koşulları taklit etmek için elmas örs hücreleri adı verilen cihazlardan yararlandı. Bu sistemlerde çok küçük numuneler iki elmas arasında sıkıştırılırken lazerlerle yüksek sıcaklıklara maruz bırakıldı.
Deneyler sonucunda Fe5O12Hx ve Fe7O12Hx olarak adlandırılan iki daha önce bilinmeyen demir oksihidroksit fazı belirlendi. Bu minerallerin önemli özelliği, çok az miktarda su bulunan ortamlarda dahi hidrojen barındırabilmeleri ve suyu yapılarında tutabilmeleri oldu.
Bazı deneylerde başlangıç materyalindeki su miktarının yüzde 0,1'den az olmasına rağmen yeni minerallerin oluşabildiği görüldü. Yani araştırmacılar yerin altında dev bir sıvı su okyanusu keşfetmedi. Söz konusu suyun, yüksek basınç ve sıcaklık altında minerallerin kristal yapısında hapsolmuş olması mümkün.
Mineraller Dünya'nın çekirdeğine kadar ulaşmış olabilir
Yeni minerallerin çevrelerindeki manto kayalarından daha yoğun olması, Dünya'nın erken dönemlerinde önemli bir rol oynamış olabilecekleri ihtimalini gündeme getiriyor.
Araştırmacılara göre, gezegenin oluşumunun ilk dönemlerinde var olduğu düşünülen erimiş magma okyanusunun soğuyup kristalleşmesi sırasında bu su taşıyan mineraller meydana gelmiş ve yoğunlukları nedeniyle manto ile çekirdek arasındaki sınıra doğru çökmüş olabilir.
Söz konusu bölge, yüzeyin yaklaşık 2 bin 900 kilometre altında bulunuyor.
Ancak bu suyun sonsuza kadar burada kalması gerekmiyor. Manto içerisindeki hareketler sırasında su taşıyan mineraller daha yüksek bölgelere taşındığında basınç azalabiliyor ve mineraller kararsız hale gelerek içerdikleri suyu çevrelerindeki yapılara bırakabiliyor.
Bu suyun bir bölümünün, milyonlarca yıl süren jeolojik süreçler içerisinde manto hareketleri ve volkanik faaliyetler aracılığıyla yeniden yüzeye ulaşması mümkün.
Dünya'nın su döngüsü yeniden değerlendirilebilir
Araştırmacılar, bulgunun Dünya'nın suyunun nereden geldiğine ilişkin sorular açısından da önem taşıdığını belirtti.
Gezegenin suyunun asteroitler tarafından taşınmış olabileceği veya Dünya'nın oluşumundan sonraki süreçlerde mantoya dahil olmuş olabileceği yönünde farklı modeller bulunuyor. Yeni çalışma ise suyun Dünya'nın derinliklerinde çok uzun süre mineral yapılarının içinde depolanabileceğini gösteren yeni bir mekanizma ortaya koyuyor.
Bununla birlikte araştırmacılar henüz bu minerallerin Dünya'nın derinliklerinde ne kadar bulunduğunu ve ne miktarda su depolayabildiğini kesin olarak belirleyebilmiş değil.