- Sputnik Türkiye, 1920
YAŞAM
Türkiye ve dünyadan ilgi çekici yaşam haberleri, toplumsal olaylar, güncel araştırmalar, fotoğraf ve video galerileri.

Yerin binlerce kilometre altında bulundu: Everest artık dünyanın en yüksek dağı olmayabilir

© SputnikMountaineer Aditya Gupta scaling MT Everest with a group of climbers
Mountaineer Aditya Gupta scaling MT Everest with a group of climbers  - Sputnik Türkiye, 1920, 07.09.2026
Abone ol
Bilim dünyası Dünya'nın derinliklerinde saklanan devasa yapılarla sarsıldı. Yerin yüzlerce kilometre altında tespit edilen ve Everest Dağı'ndan yaklaşık 100 kat daha yüksek olan iki gizemli dağ kütlesi, gezegenimizin jeolojik geçmişine ve yer altı haritasına dair bilinen tüm ezberleri kökten bozdu.
Himalayalar'ın zirvesinde 8.849 metrelik irtifasıyla gökyüzüne meydan okuyan Everest Dağı, yüzyıllardır yeryüzünün erişilemez çatısı kabul ediliyordu. Zirvesine ulaşması 42 gün süren ve bugüne kadar 340'tan fazla dağcının hayatına mal olan bu dev kütlenin unvanı, yer kürenin karanlık derinliklerinden gelen olağanüstü bir keşifle sarsıldı. Bilim insanları, Afrika kıtası ile Pasifik Okyanusu hizasındaki sınır hatlarında gizlenen, yaklaşık 1.000 kilometre yüksekliğe ulaşan akılalmaz iki yapı saptadı.

Çekirdek ile Manto arasındaki sır: Yerin 1200 mil altında

Gözle görülmeyen bu devasa kütlelerin bugüne kadar fark edilmemesinin nedeni, bütünüyle Dünya yüzeyinin altında konumlanmış olmaları. Gezegenimizin en kalın katmanı olan manto tabakası ile erimiş metal çekirdek arasında, yaklaşık 1200 mil derinlikte yükselen bu oluşumlar, magnezyum zengini kayalardan meydana geliyor.
Manto tabakasını okyanus tabanlarının eski parçaları için devasa bir jeolojik mezarlık olarak nitelendiren jeofizikçiler, Hawaii gibi izole volkanik zincirlerin kökenini de bu katmana bağlıyor. Bu derin yer altı dağları, ilk olarak 1996 yılında Pasifik Okyanusu altındaki çekirdek-manto sınırı incelenirken sismik deprem dalgalarının belirli noktalarda aniden yavaşlamasıyla bilim dünyasının radarına girdi.

Yarım milyar yıllık bilinmez: Dünya'nın oluşumuna kadar uzanıyor

Hollanda’daki Utrecht Üniversitesi bünyesinde araştırmalarını yürüten jeofizik ekibi, bu esrarengiz jeolojik kütlelerin en az 500 milyon yaşında olduğunu, hatta gezegenimizin ilk oluşum evresine kadar geriye gidebileceğini hesaplıyor. Yüzeydeki hiçbir dağcının ulaşamayacağı bu kütlelerin tabiatı henüz tam olarak çözülebilmiş değil.
Çalışmanın baş araştırmacısı Dr. Arwen Deuss, keşfin yarattığı şaşkınlığı şu sözlerle özetliyor: "Kimse bunların tam olarak ne olduğunu, geçici bir sismik olgu mu yoksa milyarlarca yıldır orada sabit duran yapılar mı olduğunu henüz kesin olarak bilmiyor." Yerkürenin derinliklerindeki bu anomali, gezegenimizin iç dinamiklerine dair sır perdesini aralamaya devam ediyor.
Konya’da kuraklıktan etkilenmeyen göl korumaya alındı - Sputnik Türkiye, 1920, 07.09.2026
EKONOMİ
Gölün dibinde 26.147.480.400.000 TL'lik 'beyaz altın' keşfedildi: Dünyanın en büyük rezervi bulundu
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала