- Sputnik Türkiye, 1920, 30.01.2026
ANLAT BAKALIM
Anlat Bakalım podcastlerinde sporculardan akademisyenlere kadar geniş bir yelpazede, merak edilen konular uzmanları ile konuşuluyor.

-40 derecede 51 gün: Yürüyerek Güney Kutbu'na ulaşan ilk Türk Ali Rıza Bilal yaşadıklarını Sputnik Türkiye'ye anlattı

Ali Rıza Bilal
Ali Rıza Bilal - Sputnik Türkiye, 1920, 28.08.2026
Abone ol
Özel
Milli sporcu Ali Rıza Bilal, yıllar süren hazırlık sürecinin ardından eksi 40 derece soğukta, Antarktika'da tarihe geçen zorlu yolculuğunu Anlat Bakalım'da anlattı. Sıfır rakımdan 3 bin metre yüksekliğe 100 kiloluk kızak çekerek ilerleyen Bilal, ekstrem şartlarda sınırları nasıl zorladığını paylaştı.
Ali Rıza Bilal, Antarktika'da 933 kilometrelik parkuru yürüyerek ve 100 kiloluk kızağı tek başına çekerek Güney Kutbu'na ulaşan ilk Türk ünvanını elde etti. Ancak Bilal'in tarihe geçen tek başarısı bu değil. Kürekte milli sporcu olan Ali Rıza Bilal, sporda ilklerle ve başarılarla dolu olan hayatını Zeynep Gökalp ile Anlat Bakalım'da paylaştı.

Spora ailemin desteğiyle beş buçuk yaşında jimnastik yaparak başladım. İki yıl sürdü bu. Daha sonra ortaokul yıllarımda Efes Pilsen'de basketbol oynadım üç dört sene kadar. Biz Kanlıca'da oturuyorduk, benim dayımın kızları kürekçiydi. Onlara çok imrenirdim. Ben de dedim 'Kürekçi olmak istiyorum'. Annemle babam dediler ki 'Oğlum bak onlar işte tekne devriliyor', düşüyorlar suya' falan. 'Olsun' dedim 'Ben de yapmak istiyorum' Başladım ve ondan sonra kürek mahkumiyeti başladı benim. 18 yıl kürek çektim. Bu 18 yılın 9-10 yılı milli takım kaptanlığı yaptım. Sayısız Türkiye şampiyonlukları, Balkan şampiyonlukları, dünya üçüncülüğü ve olimpiyat oyunlarına katılan ilk Türk kürekçisi unvanını kazandım. 2000 yılında olimpiyat meşalesiyle de koştum.

Ali Rıza Bilal
Ali Rıza Bilal - Sputnik Türkiye, 1920, 28.08.2026
Ali Rıza Bilal

Extreme spor merakı nasıl başladı?

Farklı sporlara yönelmek istedim ve macera yarışlarına yöneldim. Bir takım kurdum. Takımımla birlikte dünyanın farklı coğrafyalarında yarıştık. O disiplinde de 2008 yılında Patagonya'da macera yarışı dayanıklılık kategorisinde dünya üçüncüsü olduk. Onlarla yarışmaya devam ederken başka bir arkadaş grubu da işte Ironman yap diye baskı kuruyordu üstümde.

Ali Rıza Bilal
Ali Rıza Bilal - Sputnik Türkiye, 1920, 28.08.2026
Ali Rıza Bilal

5 Ironman, 30 half Ironman, 5 Extreme Iron Man

Ironman'a ödünç bisikletle başladım. Türkiye'nin 13. Ironman'i oldum. İşte 5 tane Ironman, 30'un üstünde half Ironman, 5 tane extreme Ironman yaptım.

Ironman nedir? Ironman nasıl ortaya çıktı?

Ali Rıza Bilal son dönemde bir hayli popüler olan ancak farklı klasmanlarda zorlu parkurları ile tamamlaması zor olan Ironman yarışlarını da anlattı. Son haftalarda sosyal medya fenomeni Orkun Işıtmak'ın da 1 aylık hazırlık süreci ile katıldığı Ironman ilk ne zaman ortaya çıktı, nasıl bu kadar popüler oldu?

Triatlon olimpik bir spor. 1500 metre yüzme yapıyorsunuz. Çıkar çıkmaz 40 kilometre bisiklete biniyorsunuz. Bisikleti de bitirir bitirmez 10 kilometre koşuyorsunuz. Bu olimpik bir triatlon. Aslında triatlon icat edilmeden önce 1978 yılında üç tane Amerikan deniz subayı Hawaii'de çok hani amiyane tabirle 'kim daha uzağa işer' yarışması yapıyor. Diyorlar ki 'yüzme en iyi spordur', öbürü 'bisiklet' diyor, öbürü 'maraton'. Diyorlar o zaman şu mesafeyi yüzelim, ölçüyorlar 3.8 kilometre çıkıyor Waikiki plajında. Sonrasında 100 mil bisiklete binelim diyorlar. Yani 180 kilometre. Üstüne de maraton koşalım diyorlar. Yani üç etaptan oluşan bir dayanıklılık yarışı. Ve seneye de bunun rövanşını yapalım diyorlar. İzleyiciler de bu adamlara 'ya bu adamlar demir gibi adamlar, hiç yorulmuyor' diyorlar ve Ironman yarışı öyle doğuyor. Ironman bu yani bir gün içinde 16 saat içinde 226 kilometre boyunca vücudunuzu hırpaladığınız, yarıştığınız bir disiplin.

Ali Rıza Bilal
Ali Rıza Bilal - Sputnik Türkiye, 1920, 28.08.2026
Ali Rıza Bilal

İnsanlar neden koşuyor?

Son yıllarda bir hayli popüler olan etkinliklerden biri ise koşular. Özellikle sosyal medyanın da etkisi ile büyük şehirlerde koşu grupları oluştu. Kimileri koşuları sıkı sıkıya takip etse de bir diğer kesim 'İnsanlar neden koşuyor?' diye düşünmekten kendini alamıyor. Uzun yıllardır spor ile iç içe olan Bilal "Herkes plazalarda ofislerde çalışıyor, masa başında çalışıyor. Özellikle COVID'den sonra evden uzaktan çalışmalar da çok yaygınlaştı. Ve insanlarımız markete bile arabayla gidiyor. Dolayısıyla hareketsiz bir yaşam var. İnsanlar artık böyle hareketli bir yaşamın vücutlarına ve akıl sağlıklarına daha iyi geldiğini keşfettiler. Bence bütün dünyada böyle bir şey var. Dolayısıyla dışarı çıkıp bir şeyler yapmak istiyorlar ve kendilerine meydan okuma cesaretini bulabiliyorlar. Nasıl buluyorlar bunu? Bir adım atıyor, ya ikinciyi de atabilirmişim diyor. İkiyi atıyor, ya iki geldi dördü, sekizi de yapabilirim diyor." diye yorumladı

Güney Kutbu'na yürüyerek ulaşan ilk Türk

Peki 'Güney Kutbu'na yürüyerek ulaşan ilk Türk' olma fikri nasıl oluştu?

13-14 önce arkadaşım Nasuh Mahruki ile bir sohbet esnasında konuşurken, 'Ya ben dünyada hiç ayak basılmamış bir yere gidip keşfetmek ve sonrasında bu keşfi insanlarla paylaşmak istiyorum. Ama biliyorum ki dünyada ayak basılmamış yer kalmadı. Ne yapmalıyım sence', dedim. O da dedi ki, 'Sen de hiçbir Türk'ün keşfetmediği bir yeri keşfet'. O anda aklıma geldi. Ve 'Güney Kutbu'na gideceğim' dedim

Güney Kutbu yürüyüşüne nasıl hazırlandı? Nasıl şartları var?

Zorlu geçen hazırlık sürecini anlatan Bilal şu noktalara dikkat çekti:

Üç tane büyük araba lastiği belime bağlı. Ormanlarda, bataklıklarda yürüyorum. Benim oturduğum muhitte 'Antarktika'ya gidecek Türk' diye böyle parmakla gösteriyorlar. Böyle 'Manisa tarzı' muamelesi yapıyorlar. Daha sonra Chamonix'e gittim. Eğer ben yarıkların arasına düşersem ya da kızağım düşerse kendimi ve kızağı nasıl kurtarırım bunun eğitimlerini aldım. Sonra bu eğitimler bittikten sonra 'evet dedim hazırım', teste girebilirim. Peki dediler 'Norveç, İsveç, Alaska gibi işte kutba hani daha yakın benzer yerlerden bir yer seç ve orada 21 gün Antarktika'da kullanacağım malzemelerimle birlikte bir solo ekspedisyon yap, biz de seni uydudan izleyeceğiz'. Ben de Güney Kutup kaşifi Roald Amundsen'in kutba gitmeden önce antrenman yapmış olduğu yer olan Norveç'teki yüksek platoyu seçtim, Hardangervidda platosunu. Orada 21 gün geçirdim. Ondan sonra evet dediler, tamam artık hazırsın, gelebilirsin.

'Uçak beni buzun üzerine bıraktı, ben kahkahalar attım'

"Antarktika'ya gitmeden üç dört sene önce, Estonya'da Antarktika'ya gitmiş birileri mutlaka vardır diye düşündüm. Tanel Tuuleveski diye daha önceden gitmiş bir kişi var, onu buldum. Tanel dedim, 'En korktuğun, en endişelendiğin anı bana söyler misin?' O da dedi ki 'Beni buz denizinin üstüne bıraktı uçak, kalktı gitti. O anda dedi bütün dünyanın ağırlığını omuzlarımda hissettim. O kadar yalnızlık duygusu ki' Peki dedim 'Nasıl geçti o?', 'İşte kaymaya başladım dedi, kızağa çekmeye başladım. Bir süre sonra dedi hani günlük rutine girince o geçiyor' dedi. Ben bunu bildiğim için uçak bir an önce gitsin, rahat edeyim dedim. Uçak giderken ben böyle kahkahalar atıyordum. O kadar motive ve o kadar dolmuştum artık. 'Oh be' dedim, 'kutba doğru yürüyorum artık'"

Güney Kutbu'na yürürken ne içti ne yedi? Nasıl haberleşti?

"Bir kızak var. 2 metre 15 santim karbon kevlar bir kızak var. Bunun içinde iki aylık kurutulmuş, suyu alınmış ve dondurulmuş yemekler var. İki aylık ocağınızı yakabileceğiniz yakıt var. Çadırınız, uyku tulumunuz, yedek malzemeleriniz, yedek kıyafetleriniz aşağı yukarı 100 kilo. Benim tam 99.6 kilo gelmişti bütün her şey. Üzerindeki kıyafetlerle birlikte de 108 kiloydu. O 100 kilo kızağı çekmek hakikaten her babayiğidin de harcı değil. Çünkü bakın Antarktika kıtası diyorum ki buz tutmuş denizden başladım. Ayrıca sastrugi denilen oluşumlar var. Sastrugi de şu: orada işte 100-150 kilometre, 200 kilometre bir rüzgar eserken buzları yarıyor ve dalga formunda böyle dalga şeklinde oluşumlar yapıyor. Buna sastrugiler deniyor. Bunlar 20 santimle 2.5 metre derinliğinde değişiyor ve yüzlerce kilometre böyle ve onları geçmek zorundasınız. Bazen enine geçiyorsunuz, bazen boyuna geçiyorsunuz. Haftalarca önümü görmeden gittiğim zaman oluyor. Gerçekten kafayı sıyırmak ile sıyırmamak arasında kalıyorsunuz."

Terlemek neden riskli?

Sporcu Bilal, zorlu yürüyüş sırasındaki risklerden de bahsetti. Bunlardan biri de terli halde beklemek. Peki neden?

Tabi ki yürüyüşte terliyorsunuz ve terlememeniz imkansız. Bu duruma göre kıyafetler giymeniz gerekiyor. Terlediğiniz zaman risk ise şu. Bir saat, yürüyüp dinleneceksiniz, kızakta oturuyorsunuz ve içinizde ter var. Siz fazladan oturursanız o kızağın üstünde vücudunuza çarpan rüzgarın etkisiyle içinizdeki ter buz tutuyor. Düşünebiliyor musunuz? İçinde yün içlik var, terlemişsin ve çıtır çıtır buz tutuyor. Sen orada bir uykuya dalsan ya da birazcık dalsan bir on beş, yirmi dakika daha geçirsen donup ölebilirsin. Dolayısıyla terlemek çok büyük bir risk.

'48 saat haber alamazlarsa kurtarma operasyonu başlıyor'

7/24 izleyen logistik şirketiyle bir plan yapıyoruz. O plan da şu: her akşam sekiz buçukta oranın saatiyle onları arayıp uydu telefonu üzerinden lokasyonumu bildiriyorum. İşte günümün nasıl geçtiğini anlatıyorum. Doktorla konuşma ihtiyacım varsa, çünkü o merkezde bir doktor var. Eğer 48 saat benden haber alamazlarsa uydu telefonuyla hemen arama kurtarma operasyonu başlıyor. 200 bin dolar değerinde. Ve o arama kurtarma operasyonunu da sadece o şirket yapabiliyor. Dolayısıyla o her akşam sekiz buçukta onları aramak durumundaydım.

Hedefe ulaştı, Tarihe geçti: Neler hissetti?

Güney Kutbu'na 800 metre kala lojistik şirketi yetkilileri var, sarıldık onlarla, alkışla karşıladılar. 13 ülkenin bayrakları var seremoni bölgesinde. Japonya bayrağı yanından girdim ve karnıma kramp girdi. 3-4 yılın her anı gözümün önünden geçti, ellerimi kaldırdım ve 'Yaptım' dedim.

Deniz Kayadelen Anlat Bakalım - Sputnik Türkiye, 1920, 07.08.2026
ANLAT BAKALIM
Kuzey Kutbu'nda yüzen ilk Türk Kayadelen, Sputnik Türkiye'ye konuştu: '1 dakika içinde el ve ayak hissim gitti'
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала