- Sputnik Türkiye, 1920, 30.01.2026
ANLAT BAKALIM
Anlat Bakalım podcastlerinde sporculardan akademisyenlere kadar geniş bir yelpazede, merak edilen konular uzmanları ile konuşuluyor.

Kuzey Kutbu'nda yüzen ilk Türk Kayadelen, Sputnik Türkiye'ye konuştu: '1 dakika içinde el ve ayak hissim gitti'

Abone ol
Özel
Kuzey Kutbu'nun 4 derecelik suyunda bin 200 metre yüzerek tarihe geçen Deniz Kayadelen Anlat Bakalım'a konuştu ve 'Kaç kez pes etmeyi düşündüm bilemezsiniz ama hep 'bir kulaç daha at sonra pes et diyerek zihnimi kandırdım' dedi. 10 aylık bebeği de bulunan Kayadelen bebeği ile çıktığı Kuzey Kutbu macerasını ve 'sınırları aşan' başarılarını paylaştı.
Deniz Kayadelen, Kuzey Kutbu’nda yüzen ilk Türk oldu. 6 kez dünya şampiyonu ve Guinness Rekoru sahibi açık su yüzücüsü Deniz Kayadelen, kutuplarda Svalbard Takımadaları’nda 4 derece sıcaklıktaki Arktik sularda 1200 metre yüzerek bu başarıya ulaştı.
10 aylık bir bebeği olan Kayadelen Zeynep Gökalp ile Anlat Bakalım'a konuk oldu ve 'sınırları aşan' sürecini paylaştı.

'Antarktika için bebeğim çok küçüktü o zaman Kuzey Kutbu olsun dedim'

10 aylık kızı Alya ile çıktığı yolculuğun ardından, zorlu hava koşullarına rağmen Türk bayrağını Kuzey Kutbu’nda dalgalandırmanın gururunu yaşadığını belirterek başarısını tüm annelere ilham olması dileğiyle paylaştı.

Ben Türkiye'nin ilk kadın buz yüzücüsüyüm. Türkiye'yi dünya şampiyonasında dört sene önce başladım temsil etmeye. Ve tabii öyle bir dünya şampiyonasına katılınca başka dünya şampiyonlarıyla tanışıyorsunuz, başka kişilerle, ilham verenlerle tanışıyorsunuz. Hep böyle bana öncü olan kişiler olmuştur. Guinness rekorunu da o şekilde kırdım. Ve benim rakibim dediğim kişiler Antarktika'ya gitti, Antarktika'da yüzdü, Antarktika'da rekorlar kırdı. Tabii ki de onlara özendim. Ya dedim, ben de dedim, hani ilk imza atmak istiyorum. Hani hiç Kuzey Kutbu'na giden, hiç Antarktika'ya giden bir Türk var mı? Yok. Ya ne güzel olur diye düşünceler doğdu tabii. Antarktika'ya gitmek tabii bambaşka bir bütçe ve zaman istiyor. On gün sürüyor sırf tekneyle Antarktika'ya gitmek. Geçen sene anne oldum bu arada. Antarktika organizatörleri ile konuştum ama 10 yaşı dolmadan çocukları almıyorlarmış. Ben de o zaman dünyanın öbür ucu nere, Kuzey Kutbu. O zaman Kuzey Kutbu olsun dedim. O şekilde oldu. Tabi uzmanlarla konuştum nasıl olur bebeğimi alabilirler mi diye. Dolayısıyla Antarktika'dan doğan düşünce Kuzey Kutbuna kadar gitti.

'4 sene önce tektim bu yıl 10 Türk geldi'

Dört sene önce tek başıma gittiğim Dünya Şampiyonasına bu ocak ayında 10 Türk geldi. O kişilere de öncü olmak bana çok büyük mutluluk veriyor, kulaçlarım tüm annelere bütün kadınlara bütün Türkiye'ye gitti.

'Suya girince nefesim kesiliyor vücut alarma geçiyor'

Peki Kayadelen 3-4 derece suda yüzerken ne hissediyor ve hipotermi tehlikesi ile nasıl baş ediyor?

Soğuk su yüzücüsü 18 derece altı, buzlu su ise 5 derece altı. Buzlu suya girdiğiniz an bütün kan organlarına geliyor, vücut kendini korumaya alıyor. El ve ayaklardaki kan organlara çekiliyor ve bir anda 1 dakikada el ve ayağınızı hissetmiyorsunuz. Vücut kendini korumaya alıyor ve kanı organlara taşımaya çalışıyor. Ama hala oto pilotta vücut yüzmeye devam ediyor. Suya girince nefesim kesildi, her defasında kesiliyor, kalbin küt küt atmaya başlıyor. Vücut alarm veriyor, o vücudu sakinleştirmek gerekiyor. Nefesime odaklandım bacaklarım kollarım gidiyor mu? 1'den 10'a kadar saymak, içimden şarkı söylemek gibi. Eğer şarkı aksarsa bunlar alarm sinyalleri. Böylece hipotermi geçirip geçirmediğimi anlıyorum.

'Konfor alanında mı kalıyorsunuz yoksa korkularınızla mı yüzleşiyorsunuz?'

Aslında amaç yolculuk. Kendini keşfetme ve kendini aşma. Korkularınla yüzleşme. O yüzden de bugün soğuk suda yüzmek olur yarın anne olmak olur. Hayat bu yollarla dolu önemli olan biz o yoldan gidiyor muyuz, belirsizlik de olsa korkularımızla yüzleşiyor muyuz? Yoksa 'aman başımıza bir iş gelmesin' diye hep konfor alanında mı kalıyoruz?

'Kaç kez pes etmeyi düşündüm bilemezsiniz'

Çok fazla istikrar gerekiyor. Bu sadece 'hadi suya atladım spor yaptım yüzdüm' değil. Sudaki zihinsel zorluk asıl olan. Suda kaç kez pes etmeyi düşündüm bilemezsiniz. 'hadi 3 kulaç at ondan sonra pes et' dedim kendime. Tabi egonun esiri olarak kendime de zarar vermek istemiyordum artık bir anne olarak da sorumluluklarım var. Bunlar çok ince dengeler ama çok şey katıyor insana.

Deniz Kayadelen nasıl bir çocukluk geçirdi?

Çocukluğumda sağ olsun ailem bana bütün spor dallarına tanıttı işte baleden tutun işte piyano, tenis, yüzme, atletizm vesaire. Ama yüzmede kendimi en çok bulduğum alan diyebilirim. 11 yaşında ise Almanya'dan Türkiye'ye yerleştik ve orada yüzme takımına girdim. İlk zamanlar çok zorlandım, hatta antrenmanlar çok zor geldiği için ağlıyordum, çıkıyordum. Hatta bir ara yüzmeyi bırakacağım, çok zor demiştim. Sonra annem antrenörümle konuşmuş, demiş ki hani bir 10 gün daha bekleyelim, takımdan atmayın çünkü A takımındaydım. Hani iki gün antrenmana gitmeyen atılıyordu. Çok böyle katı kurallar vardı. Ama o 10 gün bana kimse bulaşmayınca bir anda içsel motivasyonumu keşfettim. Hani baskı yok, eve geliyorum, canım sıkılıyor, okuldan geliyorum hani ne yapayım vesaire. Ondan sonra öyle bir içsel motivasyon oluştu ki yüzmeye kendi isteğimle gittim ve hiçbir zaman bırakmadım. O istikrar da önemli bence. Hani evet ÖSS'ye de hazırlandım, üniversiteye de gittim, çalışmaya da başladım. Ama bu süreçte hani dedim ki benim hayat tarzım bu. Hani yüzme bana enerji katıyor, ruhuma bedenime iyi geliyor. Dolayısıyla yüzmeyi hiçbir zaman bırakmadım. Evet, ÖSS zamanında belki sadece haftada bir gün yüzmeye gidebildim çok yoğun çalıştığımız için. Ama o işte bahanelerin arkasına sığınmadan istikrarlı bir şekilde tutkumun peşinden gittim diyebilirim. Su benim için farklı bir ev oldu. Çünkü Almanya'da doğdum büyüdüm. Kültür şoku yaşadım 11 yaşında Türkiye'ye yerleşince. Ama su böyle benim için bir konfor alanı da oldu aynı zamanda. Hani klorlu suyun kokusu her yerde aynı, havuz her yerde aynı, ısı her yerde aynı. Ama sonra baktım ki havuz yarışları beni çok strese sokuyor. Sonrasında işte Boğaz yarışına katıldım. İlk yarışmada üçüncü oldum. İkincisinde baktım dalgalar, akıntılar önemli, onlara çalışıp birinci oldum genel klasmanda. Ondan sonra Çanakkale Boğazı, Kaş Meis Denizi derken bütün deniz yarışmalarında birinci oldum hep genel klasmanda ve orada kendi yeteneğimi aslında keşfettim. Dedim ki havuz değil aslında denizlerde olmam gerekiyor ismime de uygun. O şekilde açık deniz başladı hayatımda.

'Everest'in tepesinde 3 derecelik su yüzüşü teklifinin kamera şakası olduğunu düşündüm'

Deniz Kayadelen 2024 yılında da birçok soğuk su şampiyonluğundan sonra 25 gün süren yolculukla eksi 20 derecede Everest'e tırmanarak 6 bin 400 metre yüksekliğe çıkmıştı. Rekortmen sporcu, 3 derecelik suda 5 dakika kalarak bir dünya rekoruna daha imza attı. Peki Kayadelen bu zorlu sürece kendini nasıl ikna etti?
Ram Barkai, Dünya Buz Yüzme Federasyon Başkanı, bir gün beni arıyor, kendisi Güney Afrikalı, ve diyor ki Deniz sana bir teklifim var, Guinness rekor denemesi, karar vermen için bir günün var, hazırlanman için bir ayın var. Ya dedim, ben bu kamera şakası herhalde yani ben nasıl bir ayda hazırlanayım? Ben hayatımda kayak evet kaydım 3-4 bin metre üstüne çıkmamışım. 3 saatten fazla yürümemişim. ve 6 bin 400 metreden bahsediyoruz günde 10-11 saat yürümekten bahsediyoruz. Tırmanmaktan bahsediyoruz. İlkte zihnim bloke etti ama sonrasında kendimi motive ettim ve denemezsen bilemezsin dedim. Analiz ettim, hayatta korkuyla mı hareket etmek istiyorum yoksa cesaretle böyle dolu dolu mu yaşamak istiyorum diye düşündüm. Bazen korkudan önümüzdeki imkanları göremiyoruz. Olur olmaz ama o yola hiç çıkmazsak zaten kaybetmişiz demektir.
Aysu Türkoğlu - Sputnik Türkiye, 1920, 19.06.2026
ANLAT BAKALIM
Yüzücü Aysu Türkoğlu Tsugaru Boğazı geçişi öncesi konuştu: 'Denizanası değil ama köpek balığı riski var'
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала