https://anlatilaninotesi.com.tr/20260807/orman-yanginlarinin-yuzde-90i-insan-kaynakli-uzmani-cozum-onerilerini-siraladi-1107853866.html
Orman yangınlarının yüzde 90'ı insan kaynaklı: Uzmanı çözüm önerilerini sıraladı
Orman yangınlarının yüzde 90'ı insan kaynaklı: Uzmanı çözüm önerilerini sıraladı
Sputnik Türkiye
Dünyada ve Türkiye’de her yaz binlerce hektar orman kül olurken, Dr. Suat Keten, yangınlarla mücadelenin yalnızca söndürme odaklı yürütülmesinin yetersiz kaldığını söyledi.
2026-08-07T18:31+0300
2026-08-07T18:31+0300
2026-08-07T18:31+0300
görüş
orman yangını
türkiye
i̇klim
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/07/1a/1107554314_0:160:3072:1888_1920x0_80_0_0_7e4a70630ce684481ced9ffa8cf37bd1.jpg
Dünyada ve Türkiye’de küresel ısınmanın artmasıyla birlikte son yıllarda artan orman yangınları, yalnızca yanan ağaçlar ve kaybedilen doğal alanlarla değil; ekonomik zararlar, ekolojik tahribat ve yerleşim alanlarını tehdit eden sonuçlarıyla da gündemdeki yerini koruyor. Türkiye’de geçtiğimiz hafta 314 orman yangınına müdahale edildi. Peki orman yangınlarının en büyük çıkış nedeni ne? Yangınlarda en sık karşılaşılan hatalar ne? Mevcut önlemler ve cezalar yeterli mi? Dr. Suat Keten, Sputnik Türkiye’ye konuştu."Soru 'nasıl söndürürüz?' değil, 'nasıl engelleriz' olmalı"Dr. Suat Keten,Türkiye’nin artık yangınları söndürmeye odaklanan anlayıştan çıkarak, yangın çıkmadan önce riskleri yöneten yeni bir sisteme geçmesi gerektiğini söyledi. Keten’e göre Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorun yalnızca bir afet yönetimi değil, çok disiplinli bir risk yönetimi meselesi:‘Yangınların yüzde 90’ı insan kaynaklı’Türkiye’de meydana gelen orman yangınlarının büyük bölümünün insan faaliyetlerinden kaynaklandığını belirten Dr. Suat Keten, ihmal, dikkatsizlik ve kasıt kadar nedeni belirlenemeyen yangınların da ciddi bir sorun oluşturduğunu ifade etti:'Nedeni doğru belirlemezsek, aynı hatayı yaparız'Yangının çıkış nedeninin belirlenememesinin yeni yangınların önlenmesini zorlaştırdığına dikkat çeken Keten, teknik ve adli inceleme kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi:‘Sadece cezaları artırmak çözüm değil’Keten, kamuoyunda sıkça gündeme gelen ağır cezaların tek başına caydırıcı olmadığını belirterek, asıl etkinliğin suçun tespit edilmesi ve soruşturmanın başarıyla yürütülmesine bağlı olduğunu söyledi:‘'Yakalanmayacağını düşünüyorsa, ceza yeterli olmayabilir'Caydırıcılığın; yakalanma ihtimali, delillerin ortaya çıkarılması, etkin soruşturma ve mahkümiyet süreçlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Suat Keten, güvenlik ve istihbarat boyutunun da yangın yönetiminin ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getirdi:‘Kritik yangın günleri ilan edilmeli’Aşırı sıcak, düşük nem ve kuvvetli rüzgarın etkili olduğu dönemlerde bazı faaliyetlerin ciddi risk oluşturduğunu belirten Keten, biçerdöver kullanımı, kaynak çalışmaları, anız yakılması ve kontrolsüz ateş kullanımının bu günlerde sınırlandırılması gerektiğini söyledi. Risk arttıkça tedbirlerin de artırılması gerektiğini vurgulayan Keten, özellikle tarım alanlarında başlayan küçük yangınların kısa sürede ormanlara ulaşabildiğine dikkat çekti:‘İklim değişikliği yangınları büyütüyor’İklim değişikliğinin tek başına yangınların nedeni olmadığını belirten Keten, ancak sıcaklık artışı, uzun kuraklık dönemleri ve düşük nem nedeniyle yangınların daha hızlı büyüyebildiğini söyledi. Türkiye’nin Akdeniz kuşağındaki diğer ülkeler gibi giderek daha yüksek risk altında bulunduğunu ifade eden Keten, dünya genelinde yangın yönetiminin teknoloji destekli sistemlere yöneldiğini belirtti:‘Yapay zeka destekli yangın yönetimi kaçınılmaz’Yapay zeka, büyük veri, uydu görüntüleri, meteorolojik veriler ve İHA’lardan elde edilen bilgilerin aynı platformda değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Suat Keten, geleceğin yangın yönetim sisteminin risk haritalarından çok daha ileri seviyede olacağını ifade etti. Keten’e göre gelecekte yapay zeka ile geliştirilecek sistemler yalnızca yangının nerede çıktığını değil; hangi yönde ilerleyeceğini, hangi yerleşim yerlerini tehdit edeceğini ve hangi ekiplerin hangi güzergâhtan müdahale etmesi gerektiğini de önceden hesaplayabilecek:“Komuta merkezi sadece yangının bugün nerede olduğunu değil, 30, 60 ve 120 dakika sonra nerede olacağını da görebilmeli.”‘Her yangın geleceğe veri bırakmalı’Keten, her orman yangınının bilimsel olarak analiz edilmesi gerektiğini belirterek, başlangıç noktası, meteorolojik koşullar, müdahale süresi, kullanılan ekipman ve yangının yayılım hızının kayıt altına alınmasının büyük önem taşıdığını söyledi.‘Gerçek başarı, hiç çıkmayan yangındır’Türkiye’nin hava ve kara müdahale kapasitesini geliştirmeye devam etmesi gerektiğini belirten Keten, bunun yanında yangınların çıkmasını önleyecek denetim mekanizmalarının, teknik inceleme altyapısının, güvenlik koordinasyonunun ve yapay zeka destekli karar sistemlerinin de güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.Keten, sözlerini şu değerlendirmeyle tamamladı:
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260731/balikesir-gomec-orman-yangininda-2-tutuklama-yanginin-cikis-sebebi-belli-oldu-1107681840.html
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Başak Koçak
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/09/17/1088340050_0:173:750:923_100x100_80_0_0_4c72c9a794f2d0a6c919a7374cf331b6.jpg
Başak Koçak
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/09/17/1088340050_0:173:750:923_100x100_80_0_0_4c72c9a794f2d0a6c919a7374cf331b6.jpg
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/07/1a/1107554314_171:0:2902:2048_1920x0_80_0_0_b8bb0f244d8afcd7ba20c8567ae4150f.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
Başak Koçak
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/09/17/1088340050_0:173:750:923_100x100_80_0_0_4c72c9a794f2d0a6c919a7374cf331b6.jpg
orman yangını, türkiye, i̇klim
orman yangını, türkiye, i̇klim
Orman yangınlarının yüzde 90'ı insan kaynaklı: Uzmanı çözüm önerilerini sıraladı
Özel
Dünyada ve Türkiye’de her yaz binlerce hektar orman kül olurken, Dr. Suat Keten, mücadelenin sadece söndürme odaklı yürütülmesinin yetersiz olduğunu söyledi. Yapay zeka, erken uyarı sistemleri, risk haritaları ve adli kapasitenin birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Keten, “Geleceğin başarısı, yangını çıkmadan engellemekle ölçülecek” dedi.
Dünyada ve Türkiye’de küresel ısınmanın artmasıyla birlikte son yıllarda artan orman yangınları, yalnızca yanan ağaçlar ve kaybedilen doğal alanlarla değil; ekonomik zararlar, ekolojik tahribat ve yerleşim alanlarını tehdit eden sonuçlarıyla da gündemdeki yerini koruyor. Türkiye’de geçtiğimiz hafta 314 orman yangınına müdahale edildi. Peki orman yangınlarının en büyük çıkış nedeni ne? Yangınlarda en sık karşılaşılan hatalar ne? Mevcut önlemler ve cezalar yeterli mi?
Dr. Suat Keten, Sputnik Türkiye’ye konuştu.
"Soru 'nasıl söndürürüz?' değil, 'nasıl engelleriz' olmalı"
Dr. Suat Keten,Türkiye’nin artık yangınları söndürmeye odaklanan anlayıştan çıkarak, yangın çıkmadan önce riskleri yöneten yeni bir sisteme geçmesi gerektiğini söyledi. Keten’e göre Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorun yalnızca bir afet yönetimi değil, çok disiplinli bir risk yönetimi meselesi:
Türkiye'de her yaz aynı görüntülerle karşılaşıyoruz. Yangın söndürüldüğünde ise geride yalnızca yanan hektarlar değil; ekolojik kayıplar, ekonomik zararlar, yerleşim alanları üzerindeki tehdit ve toplumda büyük bir endişe kalıyor. Fakat her yangından sonra aynı soruyu yeniden sormamız gerekiyor: Biz yangını söndürmeye mi çalışıyoruz, yoksa yangının çıkmasını önlemeye mi? Bugün artık bu sorunun cevabını değiştirmek zorundayız.
“Çünkü Türkiye'nin orman yangını problemi yalnızca bir “söndürme” problemi değildir. Bu problem; insan davranışları, iklim değişikliği, kırsal faaliyetler, arazi kullanımı, enerji altyapısı, denetim, güvenlik, istihbarat, erken uyarı ve teknolojinin birlikte ele alınmasını gerektiren çok boyutlu bir risk yönetimi problemidir.”
‘Yangınların yüzde 90’ı insan kaynaklı’
Türkiye’de meydana gelen orman yangınlarının büyük bölümünün insan faaliyetlerinden kaynaklandığını belirten Dr. Suat Keten, ihmal, dikkatsizlik ve kasıt kadar nedeni belirlenemeyen yangınların da ciddi bir sorun oluşturduğunu ifade etti:
Türkiye'de orman yangınlarının yaklaşık yüzde 90'ının insan faktörüyle bağlantılı olması, bu gerçeği açık biçimde ortaya koymaktadır. İhmal ve dikkatsizlik, kazalar ve kasıt önemli bir yer tutarken, nedeni belirlenemeyen yangınların oranının da yüksek olması ayrıca düşündürücüdür.
'Nedeni doğru belirlemezsek, aynı hatayı yaparız'
Yangının çıkış nedeninin belirlenememesinin yeni yangınların önlenmesini zorlaştırdığına dikkat çeken Keten, teknik ve adli inceleme kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi:
“Çünkü bir yangının “meçhul” olarak kalması, o yangının doğal nedenlerle çıktığı anlamına gelmez. Tam tersine, her meçhul yangın bize şu soruyu sordurmalıdır:
Yangının gerçek çıkış nedenini belirlemek için yeterli teknik ve adli kapasiteye sahip miyiz? Bu sorunun cevabı gelecekteki yangınları önlemek açısından en az yangını söndürmek kadar önemlidir. Bir yangının nedenini doğru belirleyemezsek aynı hatanın, aynı ihmalin veya aynı kasıt ihtimalinin tekrarını önlememiz de zorlaşır.”
‘Sadece cezaları artırmak çözüm değil’
Keten, kamuoyunda sıkça gündeme gelen ağır cezaların tek başına caydırıcı olmadığını belirterek, asıl etkinliğin suçun tespit edilmesi ve soruşturmanın başarıyla yürütülmesine bağlı olduğunu söyledi:
Burada cezaların ağırlığı da gündeme geliyor. Türkiye'de orman yangınları konusunda ciddi hukuki yaptırımlar bulunmaktadır ve özellikle kasıtlı orman yakma bakımından cezalar ağırlaştırılmıştır. Ancak gerçek caydırıcılık yalnızca cezanın kaç yıl olduğuyla ölçülmez.
‘'Yakalanmayacağını düşünüyorsa, ceza yeterli olmayabilir'
Caydırıcılığın; yakalanma ihtimali, delillerin ortaya çıkarılması, etkin soruşturma ve mahkümiyet süreçlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Suat Keten, güvenlik ve istihbarat boyutunun da yangın yönetiminin ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getirdi:
“Caydırıcılık; yakalanma ihtimali, delilin ortaya çıkarılması, etkin soruşturma, mahkümiyet ihtimali ve cezanın ağırlığının birlikte oluşturduğu sonuçtur. Yangını çıkaran kişi yakalanmayacağını düşünüyorsa, kanunda çok ağır bir cezanın bulunması tek başına yeterli olmayabilir. Bu nedenle artık sadece “cezaları daha da ağırlaştıralım” yaklaşımından çıkıp, “yangını çıkaranı nasıl daha kesin tespit ederiz?” sorusuna yoğunlaşmamız gerekiyor.”
‘Kritik yangın günleri ilan edilmeli’
Aşırı sıcak, düşük nem ve kuvvetli rüzgarın etkili olduğu dönemlerde bazı faaliyetlerin ciddi risk oluşturduğunu belirten Keten, biçerdöver kullanımı, kaynak çalışmaları, anız yakılması ve kontrolsüz ateş kullanımının bu günlerde sınırlandırılması gerektiğini söyledi. Risk arttıkça tedbirlerin de artırılması gerektiğini vurgulayan Keten, özellikle tarım alanlarında başlayan küçük yangınların kısa sürede ormanlara ulaşabildiğine dikkat çekti:
“Fakat asıl büyük değişim yangın çıkmadan önce başlamalıdır. Örneğin sıcaklığın çok yüksek, nemin düşük, rüzgârın kuvvetli ve bitki örtüsünün son derece
kuru olduğu bir günde biçerdöver çalışması, kaynak yapılması, anız yakılması veya kontrolsüz ateş kullanılması sıradan bir faaliyet olarak değerlendirilemez. Böyle bir gün, “kritik yangın günü” olarak kabul edilmelidir. Risk yükseldikçe tedbir de yükselmelidir. Burada yalnızca yangın çıktıktan sonra müdahale etmek yerine, yangının başlamasına neden olabilecek faaliyetleri önceden kontrol etmek çok daha ekonomik ve etkilidir. Çünkü yangınla mücadelede en ucuz yangın, hiç çıkmayan yangındır.”
‘İklim değişikliği yangınları büyütüyor’
İklim değişikliğinin tek başına yangınların nedeni olmadığını belirten Keten, ancak sıcaklık artışı, uzun kuraklık dönemleri ve düşük nem nedeniyle yangınların daha hızlı büyüyebildiğini söyledi. Türkiye’nin Akdeniz kuşağındaki diğer ülkeler gibi giderek daha yüksek risk altında bulunduğunu ifade eden Keten, dünya genelinde yangın yönetiminin teknoloji destekli sistemlere yöneldiğini belirtti:
“İklim değişikliği her yangının nedeni değildir. Ancak yüksek sıcaklık, uzun kuraklık,
düşük nem ve kuru bitki örtüsünün aynı anda oluşma ihtimalini artırarak yangının büyümesini kolaylaştırabilir. Akdeniz havzasındaki ülkelerde yaşanan gelişmeler de bize aynı gerçeği gösteriyor. Türkiye, Yunanistan, İtalya, İspanya, Portekiz ve diğer Akdeniz ülkeleri
farklı yangın yönetim sistemlerine sahip olsalar da ortak bir sorunla karşı karşıyadır: İnsan kaynaklı ateşleme kaynakları ile giderek daha elverişli hale gelen yangın hava koşulları birleşmektedir.”
‘Yapay zeka destekli yangın yönetimi kaçınılmaz’
Yapay zeka, büyük veri, uydu görüntüleri, meteorolojik veriler ve İHA’lardan elde edilen bilgilerin aynı platformda değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Suat Keten, geleceğin yangın yönetim sisteminin risk haritalarından çok daha ileri seviyede olacağını ifade etti. Keten’e göre gelecekte yapay zeka ile geliştirilecek sistemler yalnızca yangının nerede çıktığını değil; hangi yönde ilerleyeceğini, hangi yerleşim yerlerini tehdit edeceğini ve hangi ekiplerin hangi güzergâhtan müdahale etmesi gerektiğini de önceden hesaplayabilecek:
“Komuta merkezi sadece yangının bugün nerede olduğunu değil, 30, 60 ve 120 dakika sonra nerede olacağını da görebilmeli.”
‘Her yangın geleceğe veri bırakmalı’
Keten, her orman yangınının bilimsel olarak analiz edilmesi gerektiğini belirterek, başlangıç noktası, meteorolojik koşullar, müdahale süresi, kullanılan ekipman ve yangının yayılım hızının kayıt altına alınmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
‘Gerçek başarı, hiç çıkmayan yangındır’
Türkiye’nin hava ve kara müdahale kapasitesini geliştirmeye devam etmesi gerektiğini belirten Keten, bunun yanında yangınların çıkmasını önleyecek denetim mekanizmalarının, teknik inceleme altyapısının, güvenlik koordinasyonunun ve yapay zeka destekli karar sistemlerinin de güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Keten, sözlerini şu değerlendirmeyle tamamladı:
“Artık hedefimiz yalnızca yangını söndürmek olmamalı. Hedefimiz, yangını başlamadan önce öngörmek, mümkünse önlemek ve başladığında nasıl davranacağını önceden bilerek en doğru müdahaleyi yapabilmek olmalı. Çünkü orman yangınlarıyla mücadelede gerçek başarı, söndürdüğümüz yangın sayısıyla değil, hiç çıkmasını engellediğimiz yangınlarla ölçülmelidir.”