https://anlatilaninotesi.com.tr/20260616/surekli-olumsuz-haber-gormek-beyninizi-dusundugunuzden-daha-fazla-yoruyor-olabilir-1106537244.html
Sürekli olumsuz haber görmek beyninizi düşündüğünüzden daha fazla yoruyor olabilir
Sürekli olumsuz haber görmek beyninizi düşündüğünüzden daha fazla yoruyor olabilir
Sputnik Türkiye
Araştırmacılar, insan beyninin sürekli kötü haber akışına göre evrimleşmediğini belirterek, giderek yaygınlaşan 'haber yorgunluğunun' psikolojik bir zayıflık... 16.06.2026, Sputnik Türkiye
2026-06-16T11:43+0300
2026-06-16T11:43+0300
2026-06-16T11:43+0300
sağlik
abd
reuters enstitüsü
dünya
bilim
haber
araştırma
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/03/1c/1104574120_0:184:1024:760_1920x0_80_0_0_7b8677f01f7bd0ae3de0b9c2bbb0b898.png
Savaşlar, ekonomik krizler, doğal afetler ve suç haberleriyle dolu kesintisiz bilgi akışı, giderek daha fazla insanın haberlerden uzaklaşmasına neden oluyor. Araştırmacılar ise bu durumun ilgisizlikten değil, insan beyninin sınırlarından kaynaklandığını belirtti.The Conversation'da yayımlanan değerlendirmeye göre, insan zihni tarih boyunca yakın çevresindeki tehditleri fark edip hayatta kalmaya odaklanacak şekilde evrimleşti. Ancak günümüzde aynı sistem, dünyanın dört bir yanından gelen olumsuz gelişmeleri günün her saatinde işlemeye çalışıyor.Reuters Enstitüsü'nün 2025 Dijital Haber Raporu'na göre Kanadalıların yüzde 69'u zaman zaman haberlerden kaçındığını söylüyor. Dünya genelinde ise bu oran yüzde 40'a ulaşarak şimdiye kadarki en yüksek seviyeye çıktı. Katılımcılar, haberlerin kendilerini kötü hissettirdiğini, bunaltıcı olduğunu ve yaşananlar karşısında güçsüz kaldıklarını ifade ediyor.Beyin kötü haberlere daha duyarlıPsikoloji literatüründe "olumsuzluk yanlılığı" olarak bilinen kavrama göre insanlar kötü haberlere iyi haberlere kıyasla daha fazla dikkat ediyor, onları daha uzun süre hatırlıyor ve daha güçlü tepki veriyor.Araştırmacılar, bunun evrimsel bir avantaj olduğunu belirtiyor. Geçmişte potansiyel bir tehdidi gözden kaçırmak ölümcül sonuçlar doğurabileceğinden, beyin olumsuz bilgilere karşı daha hassas gelişti.Ancak günümüzde bu mekanizma farklı sonuçlar yaratıyor. Bir bölgede savaş, başka bir bölgede ekonomik kriz, üçüncü bir yerde iklim felaketi ve başka bir ülkede yaşanan şiddet olayları, insanlar daha öğle saatine gelmeden telefon ekranlarına düşebiliyor.Olumsuz başlıklar daha fazla ilgi görüyorNature Human Behaviour dergisinde yayımlanan ve 105 binden fazla haber başlığını inceleyen bir araştırma, başlıklardaki her ek olumsuz kelimenin tıklanma oranlarını artırdığını ortaya koydu. Pozitif ifadelerin ise bunun tam tersi etki yarattığı görüldü.Araştırmacılar ayrıca insanların olumsuz haberlere karşı fizyolojik olarak daha güçlü tepki verdiğini belirtiyor. Yani çoğu zaman beden, haberin kişiyi gerçekten ilgilendirip ilgilendirmediğine karar verilmeden önce strese girmeye başlıyor.'Sorunlu haber tüketimi' kavramıBilim insanları son yıllarda "Sorunlu Haber Tüketimi" olarak adlandırılan yeni bir çerçeve üzerinde çalışıyor. Bu durum, kişinin haberleri takıntılı biçimde takip etmesi, duygusal dengesinin bozulması ve günlük yaşamının etkilenmesiyle tanımlanıyor.2022 yılında ABD'de yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 17'sinin ciddi düzeyde sorunlu haber tüketimi belirtileri gösterdiği tespit edildi. Bu grubun yüzde 61'i kendisini önemli ölçüde kötü hissettiğini belirtirken, sorun yaşamayanlarda bu oran yüzde 6'da kaldı.Araştırmada özellikle göçmenler ve azınlık gruplarının daha fazla etkilenebileceği vurgulandı. Çünkü kendi topluluklarına yönelik olumsuz gelişmeleri sürekli görmek, psikolojik yükü artırabiliyor.'Çözüm haberlerden kaçmak değil'Araştırmacılara göre haber yorgunluğunun çözümü tamamen haberlerden uzaklaşmak değil. Demokratik toplumların sağlıklı işleyebilmesi için vatandaşların güvenilir bilgiye erişmeye devam etmesi gerektiği belirtiliyor.Uzmanlar, haber tüketimini günün belirli saatleriyle sınırlandırmayı, sosyal medyadaki yoğun ve duygusal içerikler yerine derinlemesine hazırlanmış haberlere yönelmeyi öneriyor.Ayrıca okunan haberlerle ilgili yapılabilecek somut adımlara odaklanmanın da stres duygusunu azaltabileceği ifade ediliyor. Sosyal medyada etkileşim almak amacıyla öfke ve tepki yaratmak için üretilen içeriklere karşı dikkatli olunması gerektiği de vurgulanıyor.Araştırmacılara göre kötü haberler ortadan kalkmayacak. Ancak insanların haberlerle kurduğu ilişki daha bilinçli ve kontrollü hale getirilebilir.
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260615/bilim-dunyasinda-ilk-insan-hucrelerini-genclestirmeyi-hedefleyen-tedavi-ilk-kez-uygulandi-1106520655.html
abd
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/03/1c/1104574120_0:4:1024:772_1920x0_80_0_0_a3a679bded1b92e58acd6354368219cc.pngSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
abd, reuters enstitüsü, dünya, bilim, haber, araştırma
abd, reuters enstitüsü, dünya, bilim, haber, araştırma
Sürekli olumsuz haber görmek beyninizi düşündüğünüzden daha fazla yoruyor olabilir
Araştırmacılar, insan beyninin sürekli kötü haber akışına göre evrimleşmediğini belirterek, giderek yaygınlaşan 'haber yorgunluğunun' psikolojik bir zayıflık değil, doğal bir tepki olduğunu ortaya koydu. Uzmanlara göre çözüm haberlerden tamamen uzaklaşmak değil, haber tüketim alışkanlıklarını yeniden düzenlemek.
Savaşlar, ekonomik krizler, doğal afetler ve suç haberleriyle dolu kesintisiz bilgi akışı, giderek daha fazla insanın haberlerden uzaklaşmasına neden oluyor. Araştırmacılar ise bu durumun ilgisizlikten değil, insan beyninin sınırlarından kaynaklandığını belirtti.
The Conversation'da yayımlanan değerlendirmeye göre, insan zihni tarih boyunca yakın çevresindeki tehditleri fark edip hayatta kalmaya odaklanacak şekilde evrimleşti. Ancak günümüzde aynı sistem, dünyanın dört bir yanından gelen olumsuz gelişmeleri günün her saatinde işlemeye çalışıyor.
Reuters Enstitüsü'nün 2025 Dijital Haber Raporu'na göre Kanadalıların yüzde 69'u zaman zaman haberlerden kaçındığını söylüyor. Dünya genelinde ise bu oran yüzde 40'a ulaşarak şimdiye kadarki en yüksek seviyeye çıktı. Katılımcılar, haberlerin kendilerini kötü hissettirdiğini, bunaltıcı olduğunu ve yaşananlar karşısında güçsüz kaldıklarını ifade ediyor.
Beyin kötü haberlere daha duyarlı
Psikoloji literatüründe "olumsuzluk yanlılığı" olarak bilinen kavrama göre insanlar kötü haberlere iyi haberlere kıyasla daha fazla dikkat ediyor, onları daha uzun süre hatırlıyor ve daha güçlü tepki veriyor.
Araştırmacılar, bunun evrimsel bir avantaj olduğunu belirtiyor. Geçmişte potansiyel bir tehdidi gözden kaçırmak ölümcül sonuçlar doğurabileceğinden, beyin olumsuz bilgilere karşı daha hassas gelişti.
Ancak günümüzde bu mekanizma farklı sonuçlar yaratıyor. Bir bölgede savaş, başka bir bölgede ekonomik kriz, üçüncü bir yerde iklim felaketi ve başka bir ülkede yaşanan şiddet olayları, insanlar daha öğle saatine gelmeden telefon ekranlarına düşebiliyor.
Olumsuz başlıklar daha fazla ilgi görüyor
Nature Human Behaviour dergisinde yayımlanan ve 105 binden fazla haber başlığını inceleyen bir araştırma, başlıklardaki her ek olumsuz kelimenin tıklanma oranlarını artırdığını ortaya koydu. Pozitif ifadelerin ise bunun tam tersi etki yarattığı görüldü.
Araştırmacılar ayrıca insanların olumsuz haberlere karşı fizyolojik olarak daha güçlü tepki verdiğini belirtiyor. Yani çoğu zaman beden, haberin kişiyi gerçekten ilgilendirip ilgilendirmediğine karar verilmeden önce strese girmeye başlıyor.
'Sorunlu haber tüketimi' kavramı
Bilim insanları son yıllarda "Sorunlu Haber Tüketimi" olarak adlandırılan yeni bir çerçeve üzerinde çalışıyor. Bu durum, kişinin haberleri takıntılı biçimde takip etmesi, duygusal dengesinin bozulması ve günlük yaşamının etkilenmesiyle tanımlanıyor.
2022 yılında ABD'de yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 17'sinin ciddi düzeyde sorunlu haber tüketimi belirtileri gösterdiği tespit edildi. Bu grubun yüzde 61'i kendisini önemli ölçüde kötü hissettiğini belirtirken, sorun yaşamayanlarda bu oran yüzde 6'da kaldı.
Araştırmada özellikle göçmenler ve azınlık gruplarının daha fazla etkilenebileceği vurgulandı. Çünkü kendi topluluklarına yönelik olumsuz gelişmeleri sürekli görmek, psikolojik yükü artırabiliyor.
'Çözüm haberlerden kaçmak değil'
Araştırmacılara göre haber yorgunluğunun çözümü tamamen haberlerden uzaklaşmak değil. Demokratik toplumların sağlıklı işleyebilmesi için vatandaşların güvenilir bilgiye erişmeye devam etmesi gerektiği belirtiliyor.
Uzmanlar, haber tüketimini günün belirli saatleriyle sınırlandırmayı, sosyal medyadaki yoğun ve duygusal içerikler yerine derinlemesine hazırlanmış haberlere yönelmeyi öneriyor.
Ayrıca okunan haberlerle ilgili yapılabilecek somut adımlara odaklanmanın da stres duygusunu azaltabileceği ifade ediliyor. Sosyal medyada etkileşim almak amacıyla öfke ve tepki yaratmak için üretilen içeriklere karşı dikkatli olunması gerektiği de vurgulanıyor.
Araştırmacılara göre kötü haberler ortadan kalkmayacak. Ancak insanların haberlerle kurduğu ilişki daha bilinçli ve kontrollü hale getirilebilir.