- Sputnik Türkiye, 1920, 19.10.2024
SAĞLIK
Sağlık haberleri, sağlıklı beslenme, sağlıklı yaşam üzerine her şey

Meme kanserinde çığır açan gelişme: Kemoterapiye gerek kalmayabilir

© AFP 2023 / SAUL LOEBABD hükümeti tarafından finanse edilen Ulusal Sağlık Enstitüleri'nde (NIH) hastaların bağışıklık sistemlerini, özellikle insan papilloma virüsünün (HPV) neden olduğu kanserlere saldıracak T-hücreleri ile kısmen değiştirmek için deneyler yürütüldü. Doktor, HPV+ kaynaklı metastatik kanserden kurtulan bir hastaya, kanserli tümörleri gösteren BT taraması (sağda) ile tedaviden sonraki temiz tarama arasındaki farkı gösterirken
ABD hükümeti tarafından finanse edilen Ulusal Sağlık Enstitüleri'nde (NIH) hastaların bağışıklık sistemlerini, özellikle insan papilloma virüsünün (HPV) neden olduğu kanserlere saldıracak T-hücreleri ile kısmen değiştirmek için deneyler yürütüldü. Doktor, HPV+ kaynaklı metastatik kanserden kurtulan bir hastaya, kanserli tümörleri  gösteren BT taraması (sağda) ile tedaviden sonraki temiz tarama arasındaki farkı gösterirken - Sputnik Türkiye, 1920, 30.05.2026
Abone ol
Uluslararası bir klinik çalışmaya göre, yeni geliştirilen genomik test sayesinde meme kanseri hastalarının önemli bir kısmı kemoterapiye ihtiyaç duymadan hormon tedavisiyle başarılı şekilde tedavi edilebilecek. Bulgular, kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımında çığır açabilecek nitelikte.
Bilim insanları tarafından geliştirilen yeni bir genomik testin, milyonlarca meme kanseri hastasının kemoterapiye ihtiyaç duymadan tedavi edilmesine olanak sağlayabileceği açıklandı.
Uluslararası bir klinik çalışmanın sonuçlarına göre, hastaların tümör biyolojisini analiz eden test sayesinde hangi hastaların kemoterapiden fayda göreceği, hangilerinin ise yalnızca hormon tedavisiyle güvenli şekilde tedavi edilebileceği belirlenebiliyor.
Çalışma, dünyanın en yaygın kanser türü olan meme kanserinde tedavi süreçlerinin yeniden şekillenebileceğine işaret ediyor.

4 binden fazla hasta üzerinde test edildi

UCL (University College London) öncülüğünde yürütülen Optima çalışması, İngiltere, Norveç, İsveç, Avustralya, Yeni Zelanda ve Tayland’dan 4 binden fazla yeni teşhis konmuş hastayı kapsadı.
Araştırmada, 50 genin aktivitesini analiz eden bir genomik test kullanıldı. Test, tümörün moleküler alt tipini belirleyerek hastalığın 10 yıl içinde tekrarlama riskine dair bir skor oluşturuyor.
Katılımcılar iki gruba ayrıldı. Standart tedavi grubunda hastalara kemoterapi ve ardından hormon tedavisi uygulanırken, ikinci grupta tümörler genetik teste tabi tutuldu. Test sonucunda düşük riskli hastalar yalnızca hormon tedavisi alırken, yüksek riskli hastalara kemoterapi uygulandı.

Sonuçlar: Fark neredeyse yok

Çalışma sonuçlarına göre düşük risk grubunda kemoterapi almayan hastaların sonuçları, kemoterapi alanlarla büyük ölçüde benzer çıktı.
Tedaviden beş yıl sonra kemoterapi ve hormon tedavisi alan hastaların yüzde 95’i hastalıksız ve hayatta kalırken, yalnızca hormon tedavisi alanlarda bu oran yüzde 94 olarak ölçüldü.
Araştırmacılar, düşük risk grubunda kemoterapinin ek bir fayda sağlamadığını ve hastaların önemli bir kısmının gereksiz tedaviden ve yan etkilerden kaçınabileceğini belirtti.

'Kişiselleştirilmiş tedavide yeni dönem'

Uzmanlara göre bulgular, kanser tedavisinde “kişiselleştirilmiş tıp” yaklaşımının önemli bir adımı olarak görülüyor. Çalışmanın baş araştırmacısı Prof. Rob Stein, testin hangi hastaların kemoterapiden gerçekten fayda gördüğünü belirleyebildiğini ve böylece birçok hastanın gereksiz yan etkilerden korunabileceğini söyledi.
Bir diğer araştırmacı Prof. Iain MacPherson ise çalışmanın, tedavi kararlarının artık yalnızca klinik belirtilere değil tümörün biyolojik yapısına göre şekillenmesi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.
Böbrek - Sputnik Türkiye, 1920, 29.05.2026
SAĞLIK
Kronik böbrek hastalığı: Dünya genelinde vaka sayısı ikiye katlandı
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала