https://anlatilaninotesi.com.tr/20250131/1093248076.html
‘ABD ve İsrail’in stratejisi savaş ve çatışma yoluyla ‘sessiz göç’ yaratmak’
‘ABD ve İsrail’in stratejisi savaş ve çatışma yoluyla ‘sessiz göç’ yaratmak’
Sputnik Türkiye
Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay’a göre ABD ve İsrail çatışmadan besleniyor. İsrail’in ‘güvenlik’ bahanesi ile sınırlarını genişlettiğini anımsatan Atabay... 31.01.2025, Sputnik Türkiye
2025-01-31T16:04+0300
2025-01-31T16:04+0300
2025-02-03T12:13+0300
eksen
radyo
gazze
i̇srail
donald trump
suriye
ortadoğu
dış politika
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/02/03/1093301508_0:0:3640:2048_1920x0_80_0_0_1ea3f901e472e14c7649230709b3faf7.jpg
‘ABD ve İsrail’in stratejisi savaş ve çatışma yoluyla ‘sessiz göç’ yaratmak’
Sputnik Türkiye
‘ABD ve İsrail’in stratejisi savaş ve çatışma yoluyla ‘sessiz göç’ yaratmak’
Yeni dönemine ‘hızlı’ başlayan ABD Başkanı Donald Trump, dış politikada pek çok konuda izleyeceği politikaların işaretlerini verirken, Ortadoğu politikaları henüz belirsiz görünüyor. Trump’ın Ortadoğu’da somut tek hamlesi Gazze’de büyük insani drama dönen krizde ateşkes ve takas anlaşması oldu. Ardından ABD Başkanı ‘yeniden inşa’ söylemi altında Gazze’deki Filistin nüfusu Mısır ve Ürdün başta olmak üzere diğer ülkelere gönderme söylemlerini yükseltti.Ancak örneğin Suriye’de devletin çöküşü ve HTŞ’nin iktidarı karşasındaki tutkumu belirsiz. Trump, ABD’nin kaçınamayacak bu meseleye uzak duruş sergiliyor. Şimdilik, "Suriye konusunda bir karar vereceğiz. Suriye kendi derdinde. Orada zaten yeterince karışıklık var. Bizim oraya karışmamıza gerek yok” demekle yetindi.Ancak Suriye’den asker çekmeyi düşündüğü iddiaları ortaya atılıyor. Rejim değişikliği sonrası Golan bölgesindeki işgalini derinleştiren İsrail ile birlikte Suriye’nin kuzeydoğusundaki SDG’nin de dikkatleri Trump’ın ne yapacağında.Trump’la birlikte Ortadoğu’yu bekleyen gelişmeleri ve Suriye ve Gazze’deki durumu Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay ile konuştuk.’Suriye küresel aktörlerin rekabet alanı’Ünal Atabay’a göre, Suriye’de yaşanan yönetim değişikliği Ortadoğu denkleminde kökten bir değişime işaret ediyor. Atabay, Suriye sahasındaki çok aktörlü durumun yarattığı belirsizlikleri vurguladı:‘Silahlı gruplar yeni Suriye yönetiminin meşruiyeti konusunda tereddüt yaratıyor’Suriye’de çeşitli silahlı grupların etkisini yitirmediğini anımsatan Atabay, bu durumun HTŞ’nin coğrafya üzerindeki hakimiyeti ve bütünlük içerisinde bir Suriye tablosu ile ilgili tereddüt yarattığı değerlendirmesinde bulundu:‘HTŞ kadrolarının devlet yönetiminde görev alması kolay değil’Atabay, HTŞ’nin devlet yönetiminde yer alırken devlet geleneklerine uygun hareket etmesinin ‘kolay’ olmadığına dikkat çekti:‘İsrail ‘güvenlik endişeleri’ bahanesi ile sınırlarını genişletme peşinde’İsrail’in Suriye toprakları üzerinde çizdiği ‘sözde’ bir hat olduğunu ve bu hat üzerinden sınırlarını ilerleteceği gözlemini aktaran Atabay’a göre yeni Suriye yönetiminin İsrail’e karşı koyacak bir gücü yok:’Trump’ın Suriye’ye bakışı Pentagon raporu sonrası netlik kazanacak’Trump’ın Suriye ve bölge ile ilgili fikirlerinin Pentagon’un kendisine sunacağı rapor ve Netanyahu ile görüşmesinden sonra şekilleneceğini ifade eden Atabay, şöyle konuştu:‘ABD ve İsrail’in stratejisi savaş ve çatışma yoluyla ‘sessiz göç’ yaratmak’Atabay, İsrail’in Gazze’deki amacının ‘gönüllü göç’ adı altında bir tehcir gerçekleştirmek olduğunu söylerken, İsrail ile Filistin arasında yeni bir çatışmanın yaşanabileceğini kaydetti:‘Muhalif gruplar arasında bazı çatışmalar yaşanabilir’Suriye’de muhalif gruplar arasındaki çatışma olasılıklarını dikkat çeken Atabay, bunu engelleyebilecek tek faktörün uzun yıllardır süren iç savaşın getirdiği etki olacağını dile getirdi:
gazze
i̇srail
suriye
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2025
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_0126853c15209d716a780aa1a8a8fc94.jpg
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_0126853c15209d716a780aa1a8a8fc94.jpg
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/02/03/1093301508_909:0:3640:2048_1920x0_80_0_0_d52755b2ce692fd43210e6fa56f16156.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_0126853c15209d716a780aa1a8a8fc94.jpg
аудио, radyo, gazze, i̇srail, donald trump, suriye, ortadoğu, dış politika
аудио, radyo, gazze, i̇srail, donald trump, suriye, ortadoğu, dış politika
‘ABD ve İsrail’in stratejisi savaş ve çatışma yoluyla ‘sessiz göç’ yaratmak’
16:04 31.01.2025 (güncellendi: 12:13 03.02.2025) Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay’a göre ABD ve İsrail çatışmadan besleniyor. İsrail’in ‘güvenlik’ bahanesi ile sınırlarını genişlettiğini anımsatan Atabay, Suriye’de coğrafi alanda yapılara hakim olamayan HTŞ’yi bekleyen belirsizliğe işaret etti. Atabay’a göre bölgedeki durum Trump’ın kararlarından etkilenecek.
Yeni dönemine ‘hızlı’ başlayan ABD Başkanı Donald Trump, dış politikada pek çok konuda izleyeceği politikaların işaretlerini verirken, Ortadoğu politikaları henüz belirsiz görünüyor. Trump’ın Ortadoğu’da somut tek hamlesi Gazze’de büyük insani drama dönen krizde ateşkes ve takas anlaşması oldu. Ardından ABD Başkanı ‘yeniden inşa’ söylemi altında Gazze’deki Filistin nüfusu Mısır ve Ürdün başta olmak üzere diğer ülkelere gönderme söylemlerini yükseltti.
Ancak örneğin Suriye’de devletin çöküşü ve HTŞ’nin iktidarı karşasındaki tutkumu belirsiz. Trump, ABD’nin kaçınamayacak bu meseleye uzak duruş sergiliyor. Şimdilik, "Suriye konusunda bir karar vereceğiz. Suriye kendi derdinde. Orada zaten yeterince karışıklık var. Bizim oraya karışmamıza gerek yok” demekle yetindi.
Ancak Suriye’den asker çekmeyi düşündüğü iddiaları ortaya atılıyor. Rejim değişikliği sonrası Golan bölgesindeki işgalini derinleştiren İsrail ile birlikte Suriye’nin kuzeydoğusundaki SDG’nin de dikkatleri Trump’ın ne yapacağında.
Trump’la birlikte Ortadoğu’yu bekleyen gelişmeleri ve Suriye ve Gazze’deki durumu Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay ile konuştuk.
’Suriye küresel aktörlerin rekabet alanı’
Ünal Atabay’a göre, Suriye’de yaşanan yönetim değişikliği Ortadoğu denkleminde kökten bir değişime işaret ediyor. Atabay, Suriye sahasındaki çok aktörlü durumun yarattığı belirsizlikleri vurguladı:
“Suriye’deki yönetim değişikliği elbette Ortadoğu denklemini, hatta küresel bazı ilişkileri, ittifakları ve bölgeye olan bakışı değiştirecek kökten bir değişim. Bu değişim bölgenin dinamiklerinden de kaynaklı olarak savrulabilecek bir yapıya da sahip. Çünkü Suriye, bölgesel ve küresel aktörlerin çıkarları açısından bir rekabet alanı. Hal böyle olunca Arap dünyasında da, Avrupa’da da, bölgede de yeni yönetimi adeta bir ‘kıskaca alma’ şeklinde bir yarış ortamı da kendini gösteriyor. Suriye yönetimi de bunun farkında olduğu için bu denklemde kendi ülkesinin çıkarını gözetmeye çalışıyor. Görüşmelerden, ülkelerin söylemlerinden durumu genel çerçevede böyle okuyorum.”
‘Silahlı gruplar yeni Suriye yönetiminin meşruiyeti konusunda tereddüt yaratıyor’
Suriye’de çeşitli silahlı grupların etkisini yitirmediğini anımsatan Atabay, bu durumun HTŞ’nin coğrafya üzerindeki hakimiyeti ve bütünlük içerisinde bir Suriye tablosu ile ilgili tereddüt yarattığı değerlendirmesinde bulundu:
“Suriye yeni yönetimi geçici yasama konseyi oluştursa da meşruiyetini daha belirginleştirebilmesi için kavrayıcı, kucaklayıcı, tüm kesimleri bünyesine alan bir yapı olması lazım. Ama şu anda ülkenin birleşik bir pozisyonu yok. Çünkü Dürzilerin Güneyde ayrı bir beklentileri var, İsrail onları destekliyor. Öte yandan eski yönetimin kitlesinin büyük bir kısmı Lazkiye Havzası’nda yeni yönetime tereddütle bakıyor. Diğer yandan Fırat’ın Doğusunda terör örgütü YPG/PKK’nın pozisyonu henüz orada merkezi yönetime entegre olmuş bir yapıda değil. Görüşmeler, müzakereler var, onu biliyoruz. Türkiye YPG üzerinde silah bırakma yönündeki iradesini ortaya koydu. Önümüzdeki süreçte bu olursa ya da olmazsa Türkiye’nin operasyon yapma ihtimali yüksek. Suriye Milli Ordusu (SMO) henüz kendisini feshetmiş, silahları bırakmış değil. Bir taraftan YPG ile çatışma devam ediyor. Suriye sahasına baktığımızda Şam yönetiminin tam bir meşruiyeti elinde barındırabilmesi için Suriye’nin bütün coğrafi alanındaki yapılara hâkim olması lazım. Ama şu anda öyle bir durum yok.
Yeni açıklamalar, ulusa sesleniş konuşmaları yapıldı; burada silahlı yapıların feshedilmesi, 2012 Anayasası’nın yürürlükten kaldırılması gibi bir dizi karar alındı. Öte yandan İdlib’in Kuzey’inde hava saldırısı yapıldı. Amerika’nın bakışı açısından orada silahlı grupların varlığının yarattığı başka bir tehdit de var demek ki. Bölgede böyle bir istikrarsızlık var. Meşruiyet açısından evet, bir Şam yönetimi var; evet, uluslararası anlamda da bölgesel anlamda da şu anda destek görüyor. Ama bir taraftan da geleceğe dair Suriye’nin yapısı, coğrafyası üzerindeki hakimiyeti, üniter yapı şeklinde bir bütünlük içerisinde bir Suriye tablosunun görülüp görülmeyeceği konusunda tereddüt var. Bu onun meşruiyetini berraklaştırmıyor. Bence böyle bir sıkıntı var, ama önümüzdeki süreçlerde göreceğiz.”
‘HTŞ kadrolarının devlet yönetiminde görev alması kolay değil’
Atabay, HTŞ’nin devlet yönetiminde yer alırken devlet geleneklerine uygun hareket etmesinin ‘kolay’ olmadığına dikkat çekti:
“HTŞ’nin daha önceden tüm Türkiye’nin kabul ettiği, terör örgütü şeklinde bir yapısı vardı. Yeni bir evreye geçildi. Ama ne kadar değişim olsa da devletin temel yapısına bu kadrolardan yerleştirildi. Geçmişte sahada silahlı grupların içerisinde olup şimdi siyasal bir format içerisinde devlet yönetiminde, kamusal alanda görev alıp, bir devletin geleneklerine, kurallarına, kültürüne, sosyolojisine uygun bir şekilde hareket edip yönetebilmek ile kendini değişim ve yenilemeye tabi tutabilmek çok kolay değil. Bu da bir gerçek ve bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz.”
‘İsrail ‘güvenlik endişeleri’ bahanesi ile sınırlarını genişletme peşinde’
İsrail’in Suriye toprakları üzerinde çizdiği ‘sözde’ bir hat olduğunu ve bu hat üzerinden sınırlarını ilerleteceği gözlemini aktaran Atabay’a göre yeni Suriye yönetiminin İsrail’e karşı koyacak bir gücü yok:
“İsrail özellikle Golan Tepeleri üzerindeki kendi güvenlik endişelerini de ileri sürerek fırsattan istifade sınırını daha ileriye taşıdı ve Hermon Dağı denen bir yere yerleşti. ‘Dürziler Şam’a biat etti diyenler’ var. Onların içerisinde de örneğin bir din adamı başka bir şey söylerken, silahlı grupların lideri başka bir şey söylüyor. Ama İsrail çoğunlukla buradaki Dürzileri destekliyor. Hatta İsrail bunlarla ilgili ‘dost halklar’ ifadesini de kullandı. Savunma Bakanı ‘Dürzi kardeşlerimizle tarihi ve yakın aile bağlarımız var. Büyük Dürzi topluluklara odaklanacağız’ minvalinde de konuştu. Hatta ‘Güneyde Dürzilerin bölgesine herhangi bir müdahale olursa buraya karşı caydırıcılık anlamında bir tedbir alacağız’ şeklinde de bir ifadesi var. Buradan şu çıkıyor; İsrail’in Suriye toprakları üzerinde kendince çizdiği sözde belirli bir hat var. Bu hatta kadar sınırlarını adım adım ilerleteceği anlaşılıyor. Tabii öte yandan Şam yönetimi de İsrail’e çok fazla sesini çıkarmıyor. Çıkarsa da cılız bir ses çıkarıyor. Şu anda İsrail’e karşı koyacak gücü de yok. Böyle bir İsrail tablosu var.”
’Trump’ın Suriye’ye bakışı Pentagon raporu sonrası netlik kazanacak’
Trump’ın Suriye ve bölge ile ilgili fikirlerinin Pentagon’un kendisine sunacağı rapor ve Netanyahu ile görüşmesinden sonra şekilleneceğini ifade eden Atabay, şöyle konuştu:
“Trump’ın Suriye’ye bakışı konusu henüz net değil. Turmp’ın İsrail’in Filistinliler ile olan ilişkisi, çatışması ile ilgili birçok söylemi var. Ama birkaç gün önce askerlerin Suriye’den çekilmesi meselesi oldu. Trump bir basın mensubunun sorusu üzerine bunu söylüyor ve ‘Ben asker çekme ile ilgili bir şey söylemedim’ diyor. Demek ki Pentagon’un sunacağı rapora göre önümüzdeki günlerde siyasi irade olarak asker çekilip çekilmeyeceğini, buradaki varlığı konusunda Trump’ın net bir beyanı ortaya çıkacak. Ben bu durumun Netanyahu’nun ziyareti ile birlikte daha da şekilleneceğini düşünüyorum. Kısacası Amerika ‘Ben Suriye ile ilgilenmiyorum, orası yeterince karışık’ derken bizim bildiğimiz Suriye coğrafi alanının tamamını mı kast ediyor, yoksa Fırat’ın Doğusunu ayırıp Şam merkezli bir Suriye’den mi bahsediyor? Amerika’da Fırat’ın Doğusuna ayrı bir bakış var. Tabii Türkiye’nin özellikle bu konuda kendi ulusal güvenliği ve çıkarları açısından en istemediği durum bu. Biz Suriye’nin toprak bütünlüğünden, üniter yapısından yanayız. Özellikle PKK/YPG belasının da oradan çıkmasından ve tasfiye edilmesinden yanayız. Ama Amerika'nın tutumunu önümüzdeki dönemde net olarak göremiyoruz. Trump'ın kafasının karışık olduğunu ve bu konuda savrulduğunu düşünüyorum. Trump birinci başkanlığı dönemindeki Amerikan yönetimini, derin yapıyı, istihbaratını biliyor; onunla ilgili tecrübeleri ve deneyimleri elde etti. Ama yıllarca devlet yönetiminde bulunsanız da devletin kendi dinamikleri içerisinde sizin kontrol edemediğiniz argümanlar gelişebiliyor. Onun için Pentagon Ortadoğu'ya, Suriye'ye, İsrail ve Türkiye ile ilişkilere dair yeni bir strateji ortaya koyacak. Önümüzdeki dönemde bunun flu olmaktan çıkacağını düşünüyorum.”
‘ABD ve İsrail’in stratejisi savaş ve çatışma yoluyla ‘sessiz göç’ yaratmak’
Atabay, İsrail’in Gazze’deki amacının ‘gönüllü göç’ adı altında bir tehcir gerçekleştirmek olduğunu söylerken, İsrail ile Filistin arasında yeni bir çatışmanın yaşanabileceğini kaydetti:
“İsrail'in Gazze ile ilgili amacı tehcir. Kendi ifadeleriyle Filistinlileri gönüllü göçe zorlamak. 'Gazze'yi teknoloji merkezine çevireceğiz' şeklinde söylemler de var. Bunlar arka planda konuşulan ifadeler. Demek ki kafalarında bunlar var. Gazze sahil kenarında, güneşli bir yer; bunu Trump da Kushner de söyledi. Bu söylemin tarihsel bir derinliği var; ‘Halkı olmayan bir toprak, toprağı olmayan bir halk için' diye bir söylemleri var. Bu 1840'lı yıllarda söylenmiştir. Aslında bunun yolunu açanlar da İngilizler. Bu söylediği söz üzerinden meşruiyet kazanmak isteyen bir İsrail bakış açısı var maalesef. Yani sürekli savaş, çatışma yaratmak ve bunun üzerinden Filistinlileri adım adım yerlerinden göçe zorlamak. Yani savaşın dinamikleriyle sorunu çözmek. Bir diğer ifadeyle şöyle de söyleniyor 'sessiz göç' yaratmak.
Gönüllü göç diye bir şey olmaz, hep iki devletli çözümden yana olduğumuzu söylüyoruz. Gönüllü göçten kastları bir aklama projesidir. Mısır, Ürdün, Endonezya, Kanada, Avusturya gibi birçok ülke ismi zikredildi. Trump Mısır ve Ürdün için 'Benim bu dediğimi yapmıyorsanız o zaman siz proje önerin' diyor. Özetle bunları sıkıştıracak. Tabii önümüzdeki günlerde Filistinlilerin kendi topraklarında kalıp yaşamlarını sürdürmeleri, BM kararları çerçevesinde iki devletli çözüm noktasında, barışa giden, sükûneti sağlayacak bir anlaşmaya gidilmesi arzu edilendir. İsrail ve ABD'nin o bölgede yürüttüğü strateji sürekli savaş ve çatışma ortamı yaratarak adım adım oradakileri boşaltmak. Zaten aşağı yukarı 7 milyon Filistinli bu alanın dışında. Çoğu Ürdün'de, Lübnan'da, Suriye'de. Yüzde 25'e yakın Filistinliler orada 1947 - 1967 yılında göçe zorlanan 7 milyon civarında Filistinli. Sonuçta İsrail’in önümüzdeki dönemde uygulayacağı Filistinliler üzerinde çatışmaları belki tekrar göreceğiz. İkincisi İsrail’in Suriye sahası üzerinde yeni bir etki üretme arayışı olabilir, özellikle Dürzilerin hamiliğini alarak, onların korumacılığını üstlenmek suretiyle orada bir tampon bölge oluşturmak gibi bir hamlesi olabilir, onu da Amerika destekleyebilir. O zaman bu durum Yeni Suriye yönetiminin varlığını tehdit eder.”
‘Muhalif gruplar arasında bazı çatışmalar yaşanabilir’
Suriye’de muhalif gruplar arasındaki çatışma olasılıklarını dikkat çeken Atabay, bunu engelleyebilecek tek faktörün uzun yıllardır süren iç savaşın getirdiği etki olacağını dile getirdi:
“Türkiye’nin öteden beri desteklediği Suriye Devrimcileri, muhalif Gruplar Ulusal Konseyi vardı, Suriye Milli Ordusu ona bağlı. Yeni konseyde Ulusal Kurtuluş Cephesi dediğimiz bir yerden çok fazla katılım yok, bunları çok istemiyorlar. Kısacası muhalif grupların kendi içindeki dinamikleriyle ilgili bazı gerilimler, çatışmalar da yaşanabilir. Belki de şu da olacaktır; 13-14 yıldır bir iç savaşın yarattığı travmadan dolayı tekrar bir çatışmanın olmasını istemiyor tabii insanlar, bir an önce sükûnet sağlanmasını istedikleri için bu süreç gerilimli geçecek de olsa bir çatışma sürecine dönmeden bunlar da atlatılabilir. Biraz da Amerika ve İsrail’in tutumu belirleyeceği olacağını görüyorum. Açıkçası herkesin kafası karışık bu konu ile ilgili.”