https://anlatilaninotesi.com.tr/20250403/1095112765.html
'İsrail, İran'a karşı Irak'a kadar genişlemek istiyor'
'İsrail, İran'a karşı Irak'a kadar genişlemek istiyor'
Sputnik Türkiye
Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay'a göre İsrail, Suriye üzerinden Irak'a kadar genişleyerek İran'ı köşeye sıkıştırmak istiyor. Gelişmelerin Türkiye'nin ulusal... 03.04.2025, Sputnik Türkiye
2025-04-03T16:04+0300
2025-04-03T16:04+0300
2025-04-04T11:24+0300
eksen
radyo sputnik
radyo
radyo
suriye
i̇srail
ypg
pkk
türkiye
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/04/04/1095128728_0:0:3640:2048_1920x0_80_0_0_d6e4a53bebcffb92db340faa97bdc881.jpg.webp
Ceyda Karan'la Eksen
Sputnik Türkiye
Ceyda Karan'la Eksen
Türkiye ve Suriye arasında askeri işbirliği yönünde verilen sinyaller, İsrail basınında yankı uyandırdı. İsrail merkezli yayın organı Jerusalem Post, “Türkiye’nin Suriye’deki askeri genişlemesi, İsrail için yeni bir tehdit” başlığı ile bir makale yayınladı. Türkiye’nin Suriye’nin Humus vilayetindeki T4 hava üssüne konuşlanacağı iddialarını değerlendiren Jerusalem Post, böyle bir gelişmenin İsrail’in “serbest bir şekilde Suriye hava sahasını kullanmasını kısıtlayacağını” belirtti. Türkiye’nin Humus’taki T4 hava üssüne önce yerli üretim hava savunma sistemleri, daha sonra dron, helikopter ve özel harekat birlikleri konuşlandırabileceği iddiasında bulunan Jerusalem Post, “Türkiye ile çatışma ihtimaline” değindi ve şunları söyledi: Türkiye’nin Suriye’de rejim değişikliği ile birlikte “İsrail’in dibine yerleştiği” ifadelerine yer veren Jerusalem Post’un yazısında şu cümleler yer aldı: Ancak İdlib ile İsrail arasında 750 kilometrelik bir mesafe bulunması, Jerusalem Post’un iddiasının ardından dikkat çekti. Jerusalem Post ayrıca Türkiye’nin gelişmiş hava savunma sistemlerini Suriye’ye taşıması durumunda İsrail’in Suriye hava sahasını delerek serbestçe operasyon yapma yetisini kaybedebileceğini dile getirdi. Jerusalem Post son olarak iddialara konu olan Humus’taki T4 hava üssünün, geçen haftalarda birkaç defa İsrail tarafından vurulduğuna işaret ederek, üssün İsrail savaş uçaklarının menzilinde olduğunu söyledi. Jerusalem Post, daha önceleri Gazze’de çatışan Hamas üyelerinin, “Türkiye’deki Hamas karargahlarından yönetildiği” yönünde birçok iddia yayınlayarak, Türkiye’yi hedef almıştı.Son olarak İsrail, Şam'a ve Palmira'ya yönelik hava saldırıları düzenledi. İsrail Ordu Radyosu, saldırıların "Türkiye'ye yönelik bir uyarı olduğunu" söyledi.İsrail’in Suriye’deki hamlelerini, İsrailli yetkililerin Türkiye karşıtı söylemlerini, Suriye sahasındaki aktörleri, gelişmelerin Doğu Akdeniz enerji jeopolitiği ile bağlantısını ve küresel aktörlerin rolünü, Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay ile konuştuk.‘Türkiye’nin ve İsrail’in Suriye üzerindeki rekabeti belki önümüzdeki günlerde gerilimlere; arzu etmesek de çatışmaya kadar gidebilecek bir tabloyu gösteriyor bize’Emeki Kurmay Albay Ünal Atabay, İsrail’in Suriye merkezinde Türkiye’ye karşı gerilimi tırmandırma çabalarına değindi:‘Yaşanan tüm jeopolitik gelişmeler bağlantılı’Suriye sahasında ABD, Fransa, İngiltere ve İsrail gibi aktörlerin etkin olduğunun altını çizen Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay’a göre İsrail’in hamleleri, Doğu Akdeniz’deki enerji havzası planlarıyla da örtüşüyor:‘Türkiye, Suriye’deki gücünü tahkim etmeli’İsrail’in Suriye’de kendisine güvenli bir kuşak oluşturmak için agresif adımlar attığına dikkat çeken Atabay, Türkiye’nin de ulusal güvenliği açısından Suriye’deki gücünü tahkim etmesi gerektiğini belirtti. Atabay ayrıca İsrail’in İran’a karşı Irak’a kadar genişlemek istediğini de sözlerine ekledi:‘Büyük resmi görmemiz lazım’Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay’a göre bölgedeki her gelişme birbiriyle bağlantılı ve Türkiye’yi doğrudan etkileme potansiyeline sahip:‘ABD, Çin ile birlikte iki kutuplu dünya düzeni arzu ediyor’ABD’nin çok kutuplu dünya düzenini istemediğini kaydeden Atabay’a göre Amerika, Çin ile birlikte Soğuk Savaş benzeri iki kutuplu bir sistem arzuluyor:
suriye
i̇srail
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2025
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_a20bd7f52b97c15c51ce0876585947a5.jpg.webp
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_a20bd7f52b97c15c51ce0876585947a5.jpg.webp
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/04/04/1095128728_909:0:3640:2048_1920x0_80_0_0_83ba6e7a4e73dab7b229a95afd14ddc8.jpg.webpSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_a20bd7f52b97c15c51ce0876585947a5.jpg.webp
аудио, radyo sputnik, radyo, radyo, suriye, i̇srail, ypg, pkk, türkiye
аудио, radyo sputnik, radyo, radyo, suriye, i̇srail, ypg, pkk, türkiye
'İsrail, İran'a karşı Irak'a kadar genişlemek istiyor'
16:04 03.04.2025 (güncellendi: 11:24 04.04.2025) Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay'a göre İsrail, Suriye üzerinden Irak'a kadar genişleyerek İran'ı köşeye sıkıştırmak istiyor. Gelişmelerin Türkiye'nin ulusal güvenliğini ve çıkarlarını yakından etkilediğini kaydeden Atabay, Türkiye'nin Suriye'deki gücünü tahkim etmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye ve Suriye arasında askeri işbirliği yönünde verilen sinyaller, İsrail basınında yankı uyandırdı. İsrail merkezli yayın organı Jerusalem Post, “Türkiye’nin Suriye’deki askeri genişlemesi, İsrail için yeni bir tehdit” başlığı ile bir makale yayınladı.
Türkiye’nin Suriye’nin Humus vilayetindeki T4 hava üssüne konuşlanacağı iddialarını değerlendiren Jerusalem Post, böyle bir gelişmenin İsrail’in “serbest bir şekilde Suriye hava sahasını kullanmasını kısıtlayacağını” belirtti.
Türkiye’nin Humus’taki T4 hava üssüne önce yerli üretim hava savunma sistemleri, daha sonra dron, helikopter ve özel harekat birlikleri konuşlandırabileceği iddiasında bulunan Jerusalem Post, “Türkiye ile çatışma ihtimaline” değindi ve şunları söyledi:
“Artık ‘acaba’ yerine ‘ne zaman’ dememiz gerekiyor”
Türkiye’nin Suriye’de rejim değişikliği ile birlikte “İsrail’in dibine yerleştiği” ifadelerine yer veren Jerusalem Post’un yazısında şu cümleler yer aldı:
“Türkiye, İdlib’ten Resulayn’a kadar doğrudan veya dolaylı olarak 8 bin kilometrekarelik bir alanı kontrol ediyor. İsrail sınırına tehlikeli ölçüde yakınlar.”
Ancak İdlib ile İsrail arasında 750 kilometrelik bir mesafe bulunması, Jerusalem Post’un iddiasının ardından dikkat çekti. Jerusalem Post ayrıca Türkiye’nin gelişmiş hava savunma sistemlerini Suriye’ye taşıması durumunda İsrail’in Suriye hava sahasını delerek serbestçe operasyon yapma yetisini kaybedebileceğini dile getirdi.
Jerusalem Post son olarak iddialara konu olan Humus’taki T4 hava üssünün, geçen haftalarda birkaç defa İsrail tarafından vurulduğuna işaret ederek, üssün İsrail savaş uçaklarının menzilinde olduğunu söyledi. Jerusalem Post, daha önceleri Gazze’de çatışan Hamas üyelerinin, “Türkiye’deki Hamas karargahlarından yönetildiği” yönünde birçok iddia yayınlayarak, Türkiye’yi hedef almıştı.
Son olarak İsrail, Şam'a ve Palmira'ya yönelik hava saldırıları düzenledi. İsrail Ordu Radyosu, saldırıların "Türkiye'ye yönelik bir uyarı olduğunu" söyledi.
İsrail’in Suriye’deki hamlelerini, İsrailli yetkililerin Türkiye karşıtı söylemlerini, Suriye sahasındaki aktörleri, gelişmelerin Doğu Akdeniz enerji jeopolitiği ile bağlantısını ve küresel aktörlerin rolünü, Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay ile konuştuk.
‘Türkiye’nin ve İsrail’in Suriye üzerindeki rekabeti belki önümüzdeki günlerde gerilimlere; arzu etmesek de çatışmaya kadar gidebilecek bir tabloyu gösteriyor bize’
Emeki Kurmay Albay Ünal Atabay, İsrail’in Suriye merkezinde Türkiye’ye karşı gerilimi tırmandırma çabalarına değindi:
“Güneyimizde önemli bir tırmanma var. Yani İran, Irak, Suriye, İsrail hattında bir sancı var. Burada küresel aktörlerin arka plandan bir şekilde motive ettiği, yönettiği ve İsrail ile birlikte hareket ettiklerini zaten biliyoruz. Zaten yeni dünya düzeni sürekli konuşuluyor. Tartışıyoruz. Küresel aktörlerin mücadelesi mevcut. Trump’ın yayınladığı gümrük tarifeleri listesine bakarsak tüm dünyayı kapsayan bir ticaret savaşı var. Hem ABD-Avrupa arasında, hem Avrupa içinde hem de Ortadoğu’da siyasi gerilim var. Evet, dünyaya bakarsak küresel anlamda bir gerilim söz konusu. Ortadoğu özelinde Suriye’ye yansıyan bölümüyle bu gerilim, Türkiye’yi çok yakından ilgilendiriyor. Ulusal çıkarlarımız ve güvenliğimiz açısından, İsrail’in ABD’den aldığı desteklerle Suriye’de yaptığı operasyonlar bizi ilgilendiriyor. Öte yandan Türkiye de Suriye’nin merkezi hükümetiyle ilişkilerini geliştirip, güneyde bir güvenlik ve nüfuz alanı oluşturmaya çalışıyor. Türkiye’nin ve İsrail’in Suriye üzerindeki rekabeti belki önümüzdeki günlerde gerilimlere; arzu etmesek de çatışmaya kadar gidebilecek bir tabloyu gösteriyor bize. Bu, İsrail’in tutumundan kaynaklı. İsrail uzun zamandır istikametini İran’a çevirmiş durumda. Amerika da son günlerde böyle. Trump da nükleer silah edinme meselesiyle ilgili ‘gerekirse vururum’ dedi. Böyle bir gerilimin ortasındayız. Bu nereye gider?”
‘Yaşanan tüm jeopolitik gelişmeler bağlantılı’
Suriye sahasında ABD, Fransa, İngiltere ve İsrail gibi aktörlerin etkin olduğunun altını çizen Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay’a göre İsrail’in hamleleri, Doğu Akdeniz’deki enerji havzası planlarıyla da örtüşüyor:
“Bu Suriye sahasındaki gelişmeleri, Avrupa’nın güvenlik mimarisi, ABD’nin Çin’e angaje olma arzusu, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın sonlandırılması ve İsrail’in Ortadoğu’daki güvenlik ve Doğu Akdeniz’deki enerji havzasında yeni denklem kurma mücadelesi ile ilişkili. Birini diğerinden ayıramayız. Büyük bir resmin parçası bu. Güneyimizdeki Türkiye-İsrail olası gerilimi de bu şekilde. Eğer ileri boyuta taşınırsa gerilim diyebiliriz. İsrail, Türkiye’nin nabzını yokluyor olabilir bu aşamada. Burada, Suriye sahasında kimler var bakarsak, İsrail’in Amerika ile birlikte yapmak istediklerini daha iyi anlayabiliriz. Suriye sahasında YPG-PKK bölgesinde Amerika ve Fransa var. Burada Amerika ve Fransa birlikte çalışıyor. YPG-PKK’nın yeni Suriye merkezi hükümeti ile birleştirilmesi ve entegrasyonu üzerine çalışmalar var. İmzalar atıldı. Ama bunlar, Türkiye’nin beklentisini karşılayan gelişmeler değil. Belki de ilerleyen günlerde YPG kendisini feshedecek ve SDG çatısı altında yeni bir isimle, mesela Roj Peşmergeleri ile birlikte bir Kürt birlikteliği oluşturarak otonom bir yönetimle merkezi hükümete bağlanacaklar. ABD ve Fransa bunu yönetiyor ve eş-Şara’ya dikte ediyor. İsrail de bu planın içerisinde. Öte yandan merkezi Suriye’de yani eş-Şara’nın bulunduğu bölgede İngiltere’nin etkili olduğu yönünde bilgiler var. Suriye’de, Amerika ve İngilizler tarafından rol paylaşımı olmuş. Dürzi bölgesi dediğimiz yani Şam’ın güneyi olan alanda, İsrail nüfuz etkisi yaratıyor. Lazkiye Havzası dahil olmak üzere kendisine güvenlik kuşağı oluşturmaya çalışıyor. ABD-Fransa bir tarafta, İngiltere bir tarafta, İsrail bir tarafta Suriye nüfuz sahaları bölünmüş durumda.”
‘Türkiye, Suriye’deki gücünü tahkim etmeli’
İsrail’in Suriye’de kendisine güvenli bir kuşak oluşturmak için agresif adımlar attığına dikkat çeken Atabay, Türkiye’nin de ulusal güvenliği açısından Suriye’deki gücünü tahkim etmesi gerektiğini belirtti. Atabay ayrıca İsrail’in İran’a karşı Irak’a kadar genişlemek istediğini de sözlerine ekledi:
“Böyle bir senaryonun oynandığı yerde elbette Türkiye’nin güvenliğini yakından ilgilendiren faaliyetler olacaktır. Özellikle PKK-YPG bölgesi önemli. Suriye yönetiminde de eksen kayması olacaktır. Türkiye’nin bu sahada nüfuz yaratma ve etkin olma gibi bir isteği ve ihtiyacı var. Bu nasıl olacak? Ahmet eş-Şera ile temas kurularak olacak. İsrail de bunu istemiyor. Neden? Burada kendi etki alanını geliştirip Irak sahasına ulaşmak istiyor İsrail. Irak’taki Haşdi Şabi gibi İran destekli yapılar var. İran destekli bir güç var Irak’ta. Suriye’nin başka bir versiyonu Irak. Yani İran etki alanı açısından. İsrail ve ABD burada Irak kartını da ortadan kaldırıp, Suriye-Irak hattını dizayn etmek istiyor. Bu esnada Suriye’nin Kürt bölgesinde yani Fırat’ın doğusunda bir oluşum kurmak istiyorlar. Satranç tahtasındaki hamleler bu. İran’daki bir istikrarsızlık, İran’ın vurulması, oradaki kaos; Türkiye’nin güvenliğini çok yakından etkiler. Irak’ta da yeni bir kaos hakeza etkiler. Suriye, Irak, İran ekseninde olacak zincirleme reaksiyon, Türkiye’nin ulusal çıkarlarını ve güvenliğini hayati olarak etkiler. Bu denklemde İsrail’in tavrının önüne geçilmesi lazım. Biz bir yandan ne yapıyoruz? İran’ın etkisini kırdık. Rusya ile birlikte hareket etmeyi beceremedik veya olmadı. Böyle bir denklemde veya ortamda, Türkiye değişen konjonktüre göre var olmak istiyor. İsrail ile çatışma senaryoları buna dayanıyor. İsrail’in genişleme, güvenlik kuşağını derinleştirme arzusu var.
Bunu Ürdün’de sağladı. Gece aradığında Ürdün Kralı’nı yatağından kaldıracak kadar etkileri ve güçleri var. Bunu Suriye’de de oluşturmak istiyorlar. Lübnan’da olanlar oldu zaten. Kendisine bir güvenlik kuşağı kurmak istiyorlar. Tabii esas olan olay, Doğu Akdeniz havzası. Burada İsrail’in hamleleri paralel gelişiyor. Biz belki Suriye’ye odaklanıyoruz ama İsrail’in Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile iletişimi, Doğu Akdeniz boru hattı gibi hamleleri var. İsrail’den çıkıp Mısır sahası dahil hepsini birleştirip, Güney Kıbrıs ve Girit üzerinden Yunanistan’a uzanacak bir proje bu. Rusya’nın doğalgazına muhtaç olmaktan Avrupa’yı sözde kurtarıp, Rus gazı yerine Akdeniz ve Katar gazını devreye sokma planları var. Bunun içerisinde de İsrail var. Doğu Akdeniz, Katar ile ilişkileri geliştiriyor. İsrail’de Katargate skandalı patladı. Finansman açısından Doğu Akdeniz’de birlikte olmak istiyor. Yunanistan ile ortak tatbikat yapılıyor. İsrail ayrıca Güney Kıbrıs’ta da askeri ve istihbari varlığını güçlendiriyor. Bunlar, Suriye sahası ile eklemleniyor ve Türkiye’nin olası hamlelerine karşı bir kuşak oluşturuluyor. Böyle bir denklem var kısacası. Peki bu önümüzdeki günlerde nereye gider? İsrail’in ABD desteğini almak suretiyle bölgede oluşturmak istediği toprak emperyalizmi ve İran’ın üzerine çökme arzusu, Ortadoğu’daki bütün denklemleri karıştırır. Bu, Türkiye’nin aleyhine olur. Türkiye için bu noktada Suriye’deki gücünü artırması ve tahkim etmesi önem arz ediyor. Tabii olay bunu yapabilmek. Bu denklemi, uluslararası aktörler ekseninde yönetebilmek işin zor tarafı.”
‘Büyük resmi görmemiz lazım’
Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay’a göre bölgedeki her gelişme birbiriyle bağlantılı ve Türkiye’yi doğrudan etkileme potansiyeline sahip:
“Bizim Suriye sahasındaki angajemizde İngiltere’nin ve Amerika’nın birlikte oynayabileceği, İsrail’i de dahil edebilecekleri bir tuzak geliştirilebilir. Her türlü oyun bu sahada oynanır. Bakın havalimanlarını vurup ‘Mesaj vermek istiyoruz’ diyorlar. İsrail’in çok çirkin mesajları var. İsrail sürekli böyle toplantılar yapıp Türkiye’ye karşı alabilecekleri tedbirleri konuşuyor. Bu, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinden Türkiye-Irak ilişkilerine kadar etkili olur. Son dönemde PKK’nın silahsızlandırılması ve Suriye sahasında YPG ile oluşturulmak istenen denklem gibi tüm denklemler birbiriyle ilişkili. Büyük resmi görmemiz lazım.”
‘ABD, Çin ile birlikte iki kutuplu dünya düzeni arzu ediyor’
ABD’nin çok kutuplu dünya düzenini istemediğini kaydeden Atabay’a göre Amerika, Çin ile birlikte Soğuk Savaş benzeri iki kutuplu bir sistem arzuluyor:
“Avrupa’nın güvenlik mimarisini şu anda İngiltere ve Fransa üstlenmek istiyor. Amerika çekilecek gibi görünüyor. İngiltere ve Fransa da buna hevesli duruyor. Rusya’ya karşı nasıl bir hamle olacak göreceğiz. Türkiye’yi de bu denkleme dahil etmek istiyorlar. Toplantılar yapılıyor. Avrupa güvenlik mimarisinde Türkiye’nin katkısı konuşuluyor. Artık koalisyon mu olur, NATO gibi mi olur bilemiyoruz. Suriye sahasında da İngiltere’nin varlığı söz konusu. Belki de Türkiye’yi yeni güvenlik mimarisine angaje edecek şekilde kartlar açacaklar. Amerika ve İngiltere arasında belki de bir paylaşım var. Bunu hem Avrupa’da hem Ortadoğu’da görüyoruz. Fırat’ın doğusunda Amerika, merkezi Suriye’de İngiltere var. Amerika ve SSCB varken iki kutuplu bir dünyadan bahsettik. SSCB dağılınca tek kutuplu, Amerikan hegemonyasını konuştuk. Şimdi Çin’in önlenemez bir yükselişi var. Amerika, çok kutuplu bir dünya düzenini istemiyor gördüğüm kadarıyla. Amerika’nın arzu ettiği denklem bu değil. ABD, Çin ile arasında iki kutuplu bir dünya istiyor. Yani ABD, Soğuk Savaş denklemini istiyor. Rusya’yı Çin’den ayırıp müstakil konuma getirmek istiyorlar. Bunu başarabilirler mi? Olur mu? Olmaz mı? Bunu göreceğiz. İşte bu vakitte Avrupa’nın güvenlik mimarisini İngiltere ve Fransa üstlenir. Dünyanın güvenlik mimarisini ABD ve Çin üstlenir. Belki de Rusya ve Çin paktı denklemi görebiliriz.”