'Türk pasaportu, Türk bayrağı kadar mukaddestir'
Mesut Özil’in bu söylemine baktığımızda gerçekten milli değerlere önem veren bir kişi olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat geçmişini de hatırlatmak gerekiyor. Özil, Alman Milli Takımı’nın kadrosundayken Türk Milli Takımı’na geçmesi teklif edilmişti. Fakat Özil, “Türkiye için oynamadığım için bazıları kendilerini üzgün hissediyor, bunu anlıyorum. Ama birçok kez söyledim, ben kendimi Alman hissediyorum. Almanya'da doğdum ve doğup büyüdüğüm ülkenin dışında başka bir yerde oynamayı hiç düşünmedim. Alkışlasınlar veya ıslıklasınlar ben sahada aynıyım. Bu sadece futbol" ifadelerin kullanmıştı. Şimdi ise “boykot” çağrısı yapanlara “yerli ve milli markalarımıza zarar vermeyin” diyor. Mesut Özil, milli ve manevi değerlere zarar verdi. Bir röportajında, “2006 yılı baharında aileme sonunda kararımı açıkladım. Aynı yıl babamla Münster'deki Türkiye başkonsolosluğuna gidip Türk pasaportumu geri verdik. Daha sonra Alman pasaportu alabilmek için atılması gereken zorunlu bir adım bu. O zamana kadar Türk pasaportu benim için sıradan bir dokümandı sadece. Üstünde ismimin yazdığı ve bir fotoğrafımın olduğu, kaplanmış bir kâğıt sadece. Annem ile amcamın bu duruma üzülmüş olmalarından dolayı çok üzgündüm. Ama pasaportu geri vermek benim için duygusal bir mesele değildi. Hayattaki en büyük hayalim olan üst düzey bir futbolcu olmak için bunu yapmam gerektiğini düşündüm” demişti. Mesut Özil, hayattaki en büyük hayaline kavuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Meclis Grup başkanvekili Ali Mahir Başarır, Özil’in “Boykot adı altında yerli ve milli markalarımıza zarar vermeyin” ifadesine karşılık "Yerli ve milli kardeşim; sen hangi milli takımda oynadın?" yanıtını verdi. Özil, cevap olarak, “Almanya Milli Takımı’nda forma giydim. Ancak vatanıma ve milletime olan bağlılığım, hiçbir zaman tartışma konusu olmamıştır ve asla olmayacaktır. Beni, şahsi çıkarlarını milletin menfaatinin önüne koyanlarla karıştırmayın. Bizlere düşen, bu millete layık olmak, onun hakkını ve emeğini korumaktır. Unutulmamalıdır ki, makamlar ve mevkiler, kişisel menfaat değil, milletin hizmet aracı olmalıdır” dedi.
Özil’in söyledikleri birbiriyle çelişiyor. Türk pasaportu için "üzerinde fotoğrafımın olduğu kaplanmış kağıt" ifadesini kullanıyor. Türk pasaportu, Türk bayrağı kadar mukaddestir. Kendisi bunun farkında bile değil. Takke giyinerek camilere gidiyor, namaz kılar gibi yapıyor, her işi göstermelik, çakma milliyetçi.