Araştırmacılar, penguenlerin bacaklarına silikon bazlı özel bantlar yerleştirerek deniz ortamındaki kimyasal kirliliği ölçtü. Çalışma, uzak ve insan faaliyetinin sınırlı olduğu bölgelerde bile PFAS kimyasallarının varlığını ortaya koydu.
Mart ayında Earth: Environmental Sustainability dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, penguenlerden toplanan örneklerin yüzde 90’ından fazlasında PFAS izine rastlandı.
PFAS, geniş bir sentetik kimyasal grubunu ifade ediyor. Yapışmaz tavalar, yağmur geçirmez kıyafetler, yangın söndürme köpükleri, kozmetik ürünler ve bazı ilaçlarda kullanılan bu maddelers suya, yağa, ısıya ve kimyasal aşınmaya karşı dayanıklı olmalarıyla biliniyor.
Ancak aynı dayanıklılık, doğada parçalanmalarını neredeyse imkansız hale getiriyor. Bu nedenle PFAS bileşikleri çevrede ve canlı organizmalarda birikiyor. Bilimsel çalışmalar, bu maddeleri çeşitli kanser türleriyle, hormon bozukluklarıyla ve üreme-gelişim sorunlarıyla ilişkilendiriyor.
Araştırmanın ortak yazarlarından, Kaliforniya Üniversitesi-Davis kampüsünden yaban hayatı veterineri Ralph Vanstreels, “Konsantrasyon çok yüksek değil ama kimyasalları sürekli olarak tespit ettik. Bu durum, insan yerleşiminin oldukça az olduğu bölgelerde bile hayvanların düzenli şekilde bu maddelere maruz kaldığını gösteriyor” dedi.
‘Hayvanları öldürmeden veri toplamak önemli’
Araştırmada yer almayan Manchester Metropolitan Üniversitesi çevre kimyacısı David Megson ise yöntemin özellikle etik açıdan önemli olduğunu söyledi.
Megson’a göre vahşi yaşam araştırmalarında en ayrıntılı veriler çoğu zaman hayvanlardan doku veya organ örneği alınarak elde ediliyor. Bu da birçok durumda hayvanların öldürülmesi anlamına geliyor:
Bilim insanlarının çoğu çevreyi gerçekten önemsiyor. Hayvanları öldürmeden veri toplamayı sağlayan her teknik son derece değerli.
Penguenler okyanusu araştırmacılar adına taradı
Araştırmacılar, insanlarda kullanılan kimyasal ölçüm bilekliklerinden esinlenerek silikon pasif örnekleme bantları geliştirdi. Normalde insan bileğine takılan bu cihazlar, çevredeki kimyasalları emerek maruziyeti ölçebiliyor.
Ekip, aynı yöntemi penguenlere uyarladı. Ancak bantların kuşların yüzmesini zorlaştırmaması gerekiyordu. Bu nedenle cihaz, penguenlerin bacak yapısına uygun hale getirildi ve küçük bir paslanmaz çelik tel ile sabitlendi.
Penguenlere bantlar takıldı
© Fotoğraf : Ralph Vanstrels/UC Davis
Araştırma kapsamında üç üreme sezonu boyunca 55 Magellan pengueni incelendi. Bantların penguenlere takılması yaklaşık üç-dört dakika sürdü. Bilim insanları, işlem sonrasında kuşları uzaktan gözlemleyerek herhangi bir rahatsızlık oluşup oluşmadığını kontrol etti.
Penguenlere bantlar takıldı
© Fotoğraf : Ralph Vanstrels/UC Davis
Çalışmada kullanılan 57 banttan yalnızca biri kayboldu, bir penguende ise olası rahatsızlık nedeniyle bant çıkarıldı.