İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul'da programında basın temsilcileriyle bir araya geldi.
'Suçu besleyen her türlü damarla mücadele edeceğiz'
İçişleri Bakanı Çiftçi, “Artık yalnızca suçun çetelesini tutan değil; suçu henüz filizlenmeden kaynağında kurutan ve riskleri önceden imha eden proaktif bir güvenlik mimarisini hayata geçiriyoruz. Dijitalleşme, göç hareketliliği ve sosyal kırılmalarla değişen suç profillerine karşı yapay zekâ, veri analizi ve yüksek teknolojik takip kapasitemizle cevap veriyoruz; klasik yöntemlerin ötesine geçerek devletimizin reflekslerini en üst seviyeye taşıyoruz. İçişleri Bakanlığı olarak, akademik veriler ve stratejik analizlerle beslenen bu yeni paradigmayla sadece suçluyla değil, suçu besleyen her türlü damarla mücadele ederek çocuklarımızı ve geleceğimizi güvence altına alıyoruz” dedi.
Yedi basamaklı güvenlik modeli
Bakan Çiftçi 7 basamaklı güvenlik modeli hakkında da konuştu.
Söz konusu model şu şekilde tarif edildi:
Risk ve tehdit analizleri yenilenecek.
Fiziki güvenlik önlemleri artırılacak.
Erken uyarı sistemi ile olası risklere hızlı müdahale sağlanacak.
Toplum sağlığı merkezlerine takip görevi verilecek.
Rehberlik-güvenlik koordinasyonu sağlanacak.
Bakanlıklar koordineli çalışacak.
Acil durumlar için eğitim ve farkındalık çalışması yapılacak.
'Önceliğimiz, maddi gerçeği hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın ortaya çıkarmak'
Bakan Çiftçi, Gülistan Doku dosyasında adaletin tecellisi için devletin tüm imkanlarını seferber ettiklerini vurguladı.
Dosyanın geldiği aşamada bir valinin, emniyet müdürünün ve başsavcının koordineli olarak birlikte çalışmasından emeği olduğunu kaydeden Çiftçi, “Dosyada temel önceliğimiz, maddi gerçeği hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın ortaya çıkarmaktır; bu kapsamda dosyanın kilit isimlerinden Umut Altaş’ın Meksika üzerinden ABD’ye kaçak giriş yaptığını tespit ettik ve hakkında derhâl kırmızı bülten çıkardık. Bakanlık olarak sadece firarilerin değil, soruşturma sürecindeki iddiaların da üzerine kararlılıkla giderek 17 Nisan 2026 tarihli onay emriyle dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında delil karartma iddialarına yönelik mülkiye müfettişlerini görevlendirdik; sürecin devamında kendisi görevden uzaklaştırılmış ve sevk edildiği mahkemece tutuklanmıştır. 20 Nisan 2026 tarihli onay emriyle ayrıca 2 Mülkiye Müfettişi ve 2 Polis Müfettişi daha görevlendirildi. Böylece hem iddiaların hem de soruşturma sürecinin etkinliğinin tüm yönleriyle incelenmesi sağlandı. Devletimizin güvenlik ve adalet çarklarını en ileri düzeyde işleterek, bu süreçte ihmali veya iştiraki olan her kim varsa gözünün yaşına bakmadan adalete teslim edeceğimizi kararlılıkla ifade ediyorum; zira hiç kimsenin suç işleme veya suça göz yumma imtiyazı yoktur” açıklamasında bulundu.
Giriş-çıkışlar tek noktadan kontrol edilecek
Yeni düzenleme kapsamında okullarda kontrolsüz giriş çıkışların önüne geçilecek. Zorunlu olmayan kapılar kapatılarak, öğrenci ve ziyaretçilerin giriş-çıkışları tek bir noktadan ve kontrollü şekilde yapılacak. Okul çevresindeki duvar, tel ve güvenlik bariyerleri de yeniden gözden geçirilecek.
Riskli okullara sabit kolluk görevlisi
Genelgede dikkat çeken bir diğer başlık ise güvenlik personeli uygulaması oldu. Risk analizine göre belirlenen okullarda “Okul Kolluk Görevlisi” sabit olarak görev yapacak. Diğer okullarda ise sürekli iletişim halinde olacak Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi görevlendirilecek.
İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan “Okul ve Çevresi Güvenlik Tedbirleri” genelgesiyle Türkiye genelinde okul güvenliği yeni bir aşamaya taşınıyor. Genelgeye göre tüm okullarda okul içi ve çevresini kapsayacak şekilde kamera sistemi kurulacak, mevcut sistemlerin de aktif şekilde çalışması sağlanacak.
Okul çevresinde devriye ve denetimler artıyor
Okul giriş ve çıkış saatlerinde polis ve jandarma görünürlüğü artırılacak. İhtiyaç halinde okul kapılarının dışında motorize ekip veya yaya devriye konuşlandırılacak. Ayrıca parklar, metruk binalar, internet kafeler ve öğrencilerin yoğun bulunduğu alanlarda denetimler sıklaştırılacak.
Siber tehditler de takip edilecek
Yeni sistem yalnızca fiziki güvenlikle sınırlı kalmayacak. Siber güvenlik kapsamında sosyal medya ve dijital platformlarda öğrencileri hedef alan tehdit içerikleri izlenecek. Siber zorbalık, şiddet içerikleri ve radikalleşme eğilimleri erken uyarı mekanizmalarıyla tespit edilecek.
Psikolojik destek ve erken uyarı sistemi
Genelge, öğrencilerin sadece fiziksel değil psikolojik güvenliğini de kapsıyor. Şiddet eğilimi, davranış değişiklikleri ve sosyal uyum sorunları erken uyarı sistemiyle takip edilecek. Risk grubundaki öğrenciler için rehberlik ve psikososyal destek süreçleri devreye alınacak.
Acil durum planları zorunlu hale geliyor
Tüm okullarda yangın, doğal afet ve güvenlik tehditlerine karşı acil durum planları hazırlanacak. Tahliye ve müdahale süreçleri yeniden düzenlenerek ilk müdahale kapasitesi artırılacak.