İçişleri Bakanı Çiftçi 7 aşamalı güvenlik modelini açıkladı: 'Bizim her okula iki polis vermemiz sürdürülebilir değil'
12:51 25.04.2026 (güncellendi: 19:09 25.04.2026)

© Cem Tekkeşinoğlu
Abone ol
İçişleri Bakanı Çiftçi söz konusu toplantıda, suçu besleyen her türlü damarla mücadele edeceklerini belirterek 7 basamaklı güvenlik modeli hakkında da konuşarak çerçeve hakkında konuştu.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Tersane İstanbul'da düzenlenen İstanbul Basın Buluşması'nda medya kuruluşlarının İstanbul temsilcileriyle bir araya geldi.
'Suçu besleyen her türlü damarla mücadele edeceğiz'
İçişleri Bakanı Çiftçi, “Artık yalnızca suçun çetelesini tutan değil; suçu henüz filizlenmeden kaynağında kurutan ve riskleri önceden imha eden proaktif bir güvenlik mimarisini hayata geçiriyoruz. Dijitalleşme, göç hareketliliği ve sosyal kırılmalarla değişen suç profillerine karşı yapay zekâ, veri analizi ve yüksek teknolojik takip kapasitemizle cevap veriyoruz; klasik yöntemlerin ötesine geçerek devletimizin reflekslerini en üst seviyeye taşıyoruz. İçişleri Bakanlığı olarak, akademik veriler ve stratejik analizlerle beslenen bu yeni paradigmayla sadece suçluyla değil, suçu besleyen her türlü damarla mücadele ederek çocuklarımızı ve geleceğimizi güvence altına alıyoruz” dedi.
Yedi basamaklı güvenlik modeli
Bakan Çiftçi 7 basamaklı güvenlik modeli hakkında da konuştu.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırılarının ardından alınan önlemlerle ilgili bilgi veren Çiftçi, "Meseleyi sadece bir asayiş başlığı olarak görmedik, okul güvenliğini bütün boyutlarıyla yeniden ele aldık. 81 il valiliğine uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge gönderdik. Halihazırda yılda iki kez şubat-eylül aylarında yapılan okul güvenliği toplantıları, artık valilerimizin ve kaymakamlarımızın koordinasyonunda her ayın ilk haftası düzenli şekilde yapılacak, her okulda 'güvenlik kurulu' oluşturulacaktır. Okul müdürü, rehber öğretmeni, okul koordinasyon kolluk görevlisi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı sosyal hizmetler uzmanının olacağı bir kurul oluşturulacaktır" dedi.
Söz konusu model şu şekilde tarif edildi:
Risk ve tehdit analizleri yenilenecek.
Fiziki güvenlik önlemleri artırılacak.
Erken uyarı sistemi ile olası risklere hızlı müdahale sağlanacak.
Toplum sağlığı merkezlerine takip görevi verilecek.
Rehberlik-güvenlik koordinasyonu sağlanacak.
Bakanlıklar koordineli çalışacak.
Acil durumlar için eğitim ve farkındalık çalışması yapılacak.
'Önceliğimiz, maddi gerçeği hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın ortaya çıkarmak'
Bakan Çiftçi, Gülistan Doku dosyasında adaletin tecellisi için devletin tüm imkanlarını seferber ettiklerini vurguladı.
Dosyanın geldiği aşamada bir valinin, emniyet müdürünün ve başsavcının koordineli olarak birlikte çalışmasından emeği olduğunu kaydeden Çiftçi, “Dosyada temel önceliğimiz, maddi gerçeği hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın ortaya çıkarmaktır; bu kapsamda dosyanın kilit isimlerinden Umut Altaş’ın Meksika üzerinden ABD’ye kaçak giriş yaptığını tespit ettik ve hakkında derhâl kırmızı bülten çıkardık. Bakanlık olarak sadece firarilerin değil, soruşturma sürecindeki iddiaların da üzerine kararlılıkla giderek 17 Nisan 2026 tarihli onay emriyle dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında delil karartma iddialarına yönelik mülkiye müfettişlerini görevlendirdik; sürecin devamında kendisi görevden uzaklaştırılmış ve sevk edildiği mahkemece tutuklanmıştır. 20 Nisan 2026 tarihli onay emriyle ayrıca 2 Mülkiye Müfettişi ve 2 Polis Müfettişi daha görevlendirildi. Böylece hem iddiaların hem de soruşturma sürecinin etkinliğinin tüm yönleriyle incelenmesi sağlandı. Devletimizin güvenlik ve adalet çarklarını en ileri düzeyde işleterek, bu süreçte ihmali veya iştiraki olan her kim varsa gözünün yaşına bakmadan adalete teslim edeceğimizi kararlılıkla ifade ediyorum; zira hiç kimsenin suç işleme veya suça göz yumma imtiyazı yoktur” açıklamasında bulundu.
'Bizim her okula iki polis vermemiz sürdürülebilir değil'
Bakan Çiftçi, konuşmasının ardından medya temsilcilerinin sorularını yanıtladı.
Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına ilişkin soru üzerine Çiftçi, emniyet ve jandarma bünyesinde özel ekiplerin faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için çalışmalar yürüttüğünü söyledi.
Çiftçi, okul güvenliğiyle ilgili, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde 30 bin bekçinin bulunduğunu, bekçilerin gece dışında çalışma yetkisinin İçişleri Bakanı'na verildiğini ve bu yetkisini 81 il valisine devrettiğini, bekçilerin çalışma saatlerini belirleme yetkisinin artık valilerde olduğunu belirtti.
Bakan Çiftçi, şunları kaydetti:
Milli Eğitim Bakanlığının sorumluluk alanına giriyor ama genel bütçeden okullara güvenlik görevlisi konusunda bir kadro verilebilir. Hizmet alımı şeklinde değerlendirilebilir yani istihdam edilebilir. Uzun zamandır yürürlükte olan okullarda mevcut risk analizine göre yılda iki kez toplantı yapılan bir uygulama var. Burada risk analizi, ağırlıklı olarak okulun bulunduğu semtteki sosyokültürel ve ekonomik ortama, asayiş olaylarına göre şekilleniyordu. Kahramanmaraş'ta saldırının yaşandığı olay, bu risk analizine göre risksiz gruptaydı. Şimdi bu yeni düzenlemeyle, risk analizini sil baştan yapıyoruz. Risk faktörüne öğrenciyi merkeze alan bir yaklaşımı koyuyoruz.
Birinci ve ikinci derece riskli okullarda zaten polisin olduğunu belirten Çiftçi, "Üçüncü ve dördüncü derecede riskli olan okullarda da koordinasyon görevlilerimiz var yani bir sorun olduğunda, problem olduğunda irtibata geçilen kişiler mevcut. Bir yandan okul polisimizle, bir yandan gece bekçilerimizle, onların çalışma saatlerini değiştirerek, güvenlik korucularımızla, belki Milli Eğitim Bakanlığına verilecek olan güvenlik kadrolarıyla bu iş biraz daha sürdürülebilir hale gelir ama mevcut haliyle bizim her okula iki polis vermemiz sürdürülebilir değil. Ülke genelinde 75 bin okul var. 150 bin kişiyi de orada çalıştırmamız, uzun vadede sürdürülebilir değil" ifadelerini kullandı.
Giriş-çıkışlar tek noktadan kontrol edilecek
Yeni düzenleme kapsamında okullarda kontrolsüz giriş çıkışların önüne geçilecek. Zorunlu olmayan kapılar kapatılarak, öğrenci ve ziyaretçilerin giriş-çıkışları tek bir noktadan ve kontrollü şekilde yapılacak. Okul çevresindeki duvar, tel ve güvenlik bariyerleri de yeniden gözden geçirilecek.
Riskli okullara sabit kolluk görevlisi
Genelgede dikkat çeken bir diğer başlık ise güvenlik personeli uygulaması oldu. Risk analizine göre belirlenen okullarda “Okul Kolluk Görevlisi” sabit olarak görev yapacak. Diğer okullarda ise sürekli iletişim halinde olacak Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi görevlendirilecek.
İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan “Okul ve Çevresi Güvenlik Tedbirleri” genelgesiyle Türkiye genelinde okul güvenliği yeni bir aşamaya taşınıyor. Genelgeye göre tüm okullarda okul içi ve çevresini kapsayacak şekilde kamera sistemi kurulacak, mevcut sistemlerin de aktif şekilde çalışması sağlanacak.
Okul çevresinde devriye ve denetimler artıyor
Okul giriş ve çıkış saatlerinde polis ve jandarma görünürlüğü artırılacak. İhtiyaç halinde okul kapılarının dışında motorize ekip veya yaya devriye konuşlandırılacak. Ayrıca parklar, metruk binalar, internet kafeler ve öğrencilerin yoğun bulunduğu alanlarda denetimler sıklaştırılacak.
Siber tehditler de takip edilecek
Yeni sistem yalnızca fiziki güvenlikle sınırlı kalmayacak. Siber güvenlik kapsamında sosyal medya ve dijital platformlarda öğrencileri hedef alan tehdit içerikleri izlenecek. Siber zorbalık, şiddet içerikleri ve radikalleşme eğilimleri erken uyarı mekanizmalarıyla tespit edilecek.
Psikolojik destek ve erken uyarı sistemi
Genelge, öğrencilerin sadece fiziksel değil psikolojik güvenliğini de kapsıyor. Şiddet eğilimi, davranış değişiklikleri ve sosyal uyum sorunları erken uyarı sistemiyle takip edilecek. Risk grubundaki öğrenciler için rehberlik ve psikososyal destek süreçleri devreye alınacak.
Acil durum planları zorunlu hale geliyor
Tüm okullarda yangın, doğal afet ve güvenlik tehditlerine karşı acil durum planları hazırlanacak. Tahliye ve müdahale süreçleri yeniden düzenlenerek ilk müdahale kapasitesi artırılacak.

