"Emperyalist kapitalist sistemi ve hegemonya iddiasında olan güçlerin artık adım adım bir sona doğru yaklaştıklarını görüyoruz. Dünya çapında baktığımızda dünyadaki ekonomik merkezin artık Atlantik'ten Avrasya'ya kaydığı net bir şekilde görülüyor.
Hem Amerika'nın içinde bulunduğu borç batağı, hem Avrupa'nın yaşadığı ekonomik kriz ve son Hürmüz Boğazı'nın kapanmasından sonra bu krizin çok daha da derinleşmesi, Batı'nın artık dünyadaki ekonomik olarak baskın güç olma kapasitesini kaybettiğini, Çin, Hindistan, hatta o kadar ambargolara rağmen Rusya ekonomilerinin, Avrasya ekonomilerinin bu krizlerden çok daha başarılı çıktığını hatta yükselişe geçtiğini, görüyoruz."
'Alternatif askeri güçler yükselişe geçti'
'Batı'da bir bölünme var'
"Siyasal anlamda baktığımızda da Batı'da bir bölünme var. Hem Avrupa ile ABD arasında bir bölünme var. Hem Avrupa içindeki ülkelerde işte Merz ile AfD arasında, Fransa'da Le Pen ile Macron arasında bölünmeler var. ABD içerisinde de aynı şekilde hem eyaletler arasında hem hakim güçler arasında hem de halkla devlet arasında bölünmeler var.
Yani batı ve ülkeler tek tek içlerinde ve batı bloğu da kendi içerisinde bölünürken Onun karşısındaki Avrasya coğrafyasında ise BRICS ile Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ile Türk Devletleri Teşkilatı ile bir araya gelmeyi, bir birleşmeyi, farklı kutupların oluşmasını görüyoruz. Hem siyasal hem ekonomik hem askeri kutupların meydana geldiğini görüyoruz."
'Artık yağmaya başvuruyor'
"Öyle bir inişe geçiş, öyle bir kaybediş, öyle bir başarısızlık ve karamsarlık var ki artık kapitalizmin prensiplerini bile artık batı serbest ticareti reddeder hale geliyor. Nedir? Ambargolar kuruyor. Diyor ki 'sen ona mal satamazsın, ondan bir şey alamazsın'. Veya özel mülkiyetin dokunulmazlığı. Bunu tamamen reddediyor. Onun petrolüne el koyuyor, onun mallarına el koyuyor, yağmaya başvuruyor. Yani klasik kapitalist sömürünün öncesindeki finans kapital sömürüsü vs. ancak bu da değil.
Artık yağma, onun petrollere el koyma, tankerlere el koyma, mal varlıklarına el koyma, hatta konut dokunulmazlığı, devlet başkanlarının kaçırılması, devlet başkanlarına yönelik doğrudan suikastların düzenlenmesi, terör devletleri haline gelmesi bunların hepsi artık klasik emperyalist, kapitalist sömürünün de dışına çıkan onun önceki çağlardan kalmış bir sisteme doğru gidiyor."
'Tam bir korsanlık dönemine dönüşü görüyoruz'
"Deniz hukukunun yerle bir edilmesi, korsanlığa dönülmesi, gemilerin, ticaret gemilerinin vurulması, ticaret yollarının güvensizliğe artık güvensiz bir duruma gelmesi. Yani tam bir korsanlık dönemine geri dönüşü yine görüyoruz. Uluslararası hukuk zaten çoktan rahmetli olmuş durumda. Bu noktada zaten Trump da bunu açık olarak kendisi dile getiriyor, bunu saklamıyor, gizlemiyor. Benim kendi ahlakım var diyor, ona göre hareket ederim diyor, uluslararası hukuku yok sayıyor. Sadece uluslararası hukuku değil, kendi iç hukuklarını bile yok sayacakları bir süreci başlatıyorlar ABD'nin içerisinde."
"Dolayısıyla batının bu çöküşü ayrıca oldukça saldırgan, liberalizmin bile reddettiği modellere başvurmayı yanında getiriyor. Fakat bundan da aslında bir bataklık gibi bu bataklığın içerisinden çıkmak için çok daha fazla çırpınırken daha da battığını görüyoruz.
İran'da karşılaştıkları durum budur. Geri adım atsalar, çekilseler ayrı bir dert. Atmasalar ve daha da saldırgan bir tavır alsalar ayrı bir dert. Buna iki tarafı pis değnek denir. Tam öyle bir durumla karşı karşıya."