ABD yönetimi, iktidarının ilk 6-8 ayını gümrük vergileri tartışmaları ile geçirdi. Bu arada Atlantik müttefikleri olan Avrupa ülkelerine, artık onların da güvenliğini sağlayamayacağını açıkça ifade etti. Avrupa ülkeleri, ABD savunma şemsiyesinin kalkması nedeniyle oluşacak güvenlik boşluğunu doldurmak için 2030 yılına kadar 1 trilyon avro savunma yatırımı yapma kararı aldı. ABD’nin borçlanma düzeyi; 30 Eylül’de yeni bütçeyi onaylayacak yeterli çoğunluğun oluşmaması, gümrük vergisi mücadelesi istediği gibi gitmedi ve başka sorunlarla birlikte tekrar yükselmeye başladı. Bir önceki bölümde her 3 tabloda da görüldüğü gibi, ABD kamu borcu ve kamu borcunun GSYH’ye oranı, 2025 yılı ilk iki çeyreğinin tersine tekrar yükselmeye başladı. Trump’ın iktidara gelmek için verdiği sözün en büyüğü olan bütçe dengesinin tekrar sağlanması konusu tersine gitmeye başlamıştı. Buna önlem alınması şarttı.
'Batı korsanlık dönemine girdi'
Hepimizin bildiği gibi Kristof Kolomb’un 1493 yılında Amerika kıtasını keşfetmesinin ardından ilk önce Portekiz ve İspanyollar olmak üzere, Avrupalılar Amerika kıtasını yağmalamaya başladı. Amerikan yerlilerinin elindeki tüm varlıklara el koyarak, Avrupa’ya taşımaya başladılar. Bu arada Karayipler denizi Avrupa devletleri kökenli ama, devlete bağlı olmayan korsanlar tarafından neredeyse işgal edildi. Hepsi bir diğerinin el koyduğu hazinelere el koymak için savaştı. İşte bu döneme merkantilist dönem politikaları adı verildi. Ekonomik adı merkantilizm olan bu dönemin aslı korsanlıktır. Yani üretilene kaba kuvvetle el koymak. İşte Trump’ın önünde bütçeyi dengelemek için başka bir yol kalmadı. Önce Venazuela'yı ardından İran'ı tehdit etti. ABD Venezuela’dan sonra gözlerini bu kez İran’a çevirdi. Bu soru çok soruluyor? Neden İran? Dananın kuyruğu burada kopuyor. İran ile Çin arasında 27 Mart 2021 tarihinde Tahran’da 25 yıllık bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşmaya göre Çin, İran’a 400 milyar dolarlık petrol, doğal gaz ve petro kimya yatırımı yapacaktı. İran ise Çin’e bu süre boyunca indirimli petrol satacaktı. Tam olarak bilinmese de, Çin’in İran’dan önemli miktar petrol aldığı bilinmektedir. Ayrıca diğer Körfez ülkeleri olan Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, BAE ve Umman’dan da çok büyük miktarlı petrol ve doğal gaz almaktadır. Çin, Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrolün yüzde 38’ini almaktadır. Ayrıca Çin toplam petrol ihtiyacının yüzde 50-55’ini Körfez ülkelerinden temin ediyor.
'Batı çaresiz'
ABD’nin bütçesini denkleştirmek için çaresiz kaldığı anlaşılıyor. Trump seçimlerde verdiği sözün dışına çıkarak barış içinde ticaret savaşları yerine savaşarak ABD’yi MAGA sloganına uygun duruma getirmeye çalışıyor. Bugün itibarıyla zor bile değil, imkansız görünüyor. Eğer nükleer güce başvurma gibi bir yolu tercih ederse bırakın İran’ı, dünyanın nasıl tavır alacağını bugünden kestirmek zor. ABD yönetimi, bu yolun çok uzun ve artık olanaksız bir yol olduğunu düşünerek, burada oluşturdukları vekil güçleri bir nevi yarı yolda bıraktı. 2025 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren borçlanma tekrar yükselmeye başlamıştır. Ayrıca daha dışarıya herhangi bir bilgi sızmamasına rağmen borçlanmada tıkanma yaşanma olasılığı çok güçlü olduğu için 2022 yılından bu yana vazgeçtiği para basma politikasına 2026 yılı başından itibaren geri dönülmüştür. Ancak atı alan Üsküdar’ı geçmiştir. Artık ABD’nin gücü kendisine baş kaldıranlara yetmemektedir. ABD, yeni iktidar seçeneği yaratamamaktadır ve açıkça İran’a yenilmektedir.