İtalya’da yurtdışında yaşayan milyonlarca kişinin vatandaşlık hakkını kaybetmesine yol açan düzenleme, ülkenin en yüksek mahkemesinde tartışılmaya başlandı. Üç farklı dava üzerinden yapılan incelemenin, tüm sistemi etkileyebileceği ifade edildi.
Özellikle 'küçük sorun' olarak bilinen kuralın, daha sonra gelen ve vatandaşlığı iki nesille sınırlayan 2025 yasasının temelini oluşturduğu belirtildi.
Kritik düzenleme milyonları etkiledi
Hükümetin getirdiği 'küçük sorun' kuralına göre, yurtdışında doğan bir çocuğun ebeveyni çocuk reşit olmadan başka bir vatandaşlık alırsa, soy bağı kesilmiş sayılıyor.
Bu durum, ABD gibi doğumla vatandaşlık veren ülkelerde yaşayan İtalyan kökenlilerin büyük bölümünü otomatik olarak sistem dışına ittiği aktarıldı.
Ayrıca düzenlemenin aniden yürürlüğe girmesi ve devam eden başvurular için istisna tanınmaması, İtalya’ya taşınmış kişiler dahil birçok kişi için ciddi mağduriyet yarattı.
Mahkemede dikkat çeken savunma
Yüksek mahkeme, Amerikalı ve Venezuelalı başvurucuların yer aldığı üç davayı incelediği bildirildi. Bir davada aynı aileden iki kardeş arasında farklı vatandaşlık kararları verilmesi dikkat çekti.
Mahkemeye görüş sunan savcılık makamı başvurucular lehine değerlendirme yaptı. Bu görüşte vatandaşlığın ancak gönüllü olarak kaybedilebileceği vurgulandı.
Davacı avukatlarından biri "Vatandaşlık yalnızca gönüllü bir eylemle kaybedilebilir" derken, bir diğer avukat mahkemeden vatandaşlığın doğumla kazanılan kalıcı bir hak olup olmadığını netleştirmesini istediği aktarıldı.
Karar tüm sistemi değiştirebilir
Mahkemenin 'küçük sorun' düzenlemesini hukuka aykırı bulması halinde, 2025 yılında yürürlüğe giren ve milyonların vatandaşlık hakkını sınırlayan yasanın da tartışmaya açılabileceği ifade edildi.
Yasa halihazırda Anayasa Mahkemesi’ne taşındı ve ilk kararın hükümet lehine çıktığı aktarıldı. İki yüksek mahkemenin farklı kararlar vermesi halinde, vatandaşlık isteyenlerin devlete karşı dava açmak zorunda kalabileceği belirtildi.
Öte yandan, bu tartışmalar sürerken İtalya’da doğum oranlarının tarihi düşük seviyelere gerilediği ve ülkenin yaşlanan nüfus sorununun derinleştiği aktarıldı.