Cumhuriyetçi Kongre üyesi Anna Paulina Luna, Rusya parlamento heyetiyle yapılan görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Rusya ve ABD’yi “dünyanın iki en büyük nükleer süper gücü” olarak tanımladı. Luna, bu konumun, her iki ülkeye de hem insanlığa hem de kendi vatandaşlarına karşı, barışın tüm eylemlerinde öncelik olmasını sağlama sorumluluğu yüklediğini vurguladı.
Şüphesiz ki, dünyanın iki en büyük nükleer süper gücünü temsil ederken, insanlığa ve vatandaşlarımıza karşı, barışın tüm adımlarımızda öncelik olmasını sağlama yükümlülüğümüz var.
Luna, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’daki çatışma konusunda defalarca ve kararlılıkla barıştan yana olduğunu dile getirdiğini de anımsattı.
Luna, Rusya Devlet Duması heyetiyle Kongre üyeleri arasında gerçekleşen temasları, “diyaloğun yeniden başlatılması yolunda ilk adım” olarak niteleyerek görüşmeden memnun olduğunu ifade etti.
Luna, ABD Kongresi üyelerinin Moskova’ya resmi bir ziyaret için davet edildiğini, bu davet çerçevesinde gelecekte bir Kongre heyetinin Rusya’ya ziyaret gerçekleştirme olasılığını değerlendirdiklerini söyledi.
Çernışov: Rus parlamento heyeti görüşmelerde tutumunu ABD’li milletvekillerine aktardı
Rusya Devlet Duması Başkan Yardımcısı ve Liberal Demokrat Parti (LDPR) üyesi Boris Çernışov ise, Washington’da yapılan ilk temasların ardından yaptığı açıklamada, Rus parlamento heyetinin ABD Kongresi üyeleriyle gerçekleştirdiği görüşmelerde temel hedeflerinin, Rusya’nın tutumunu açık biçimde aktarmak olduğunu belirtti.
Bizim başlıca görevimiz kendi pozisyonumuzu, gerçeği aktarmaktı. Ve bunu başardığımızı düşünüyorum. Görüşmeler oldukça verimli geçti.
Çernışov, parti farklılıklarının diyaloğu zorlaştırmadığını vurgulayarak, “Bütün partilerle; Cumhuriyetçilerle de, Demokratlarla da, bağımsızlarla da çalışmam kolay” ifadelerini kullandı.