Avrupa ve ABD, Rusya’nın küresel denklemde vazgeçilmez bir aktör olduğunu ve dünyanın çok kutuplu bir sisteme doğru gittiğini anlamaya başladı. Özellikle 'küresel savaş' söyleminin giderek daha yüksek sesle dillendirildiği bir dönemde bu gerçek daha da belirgin bir hale geldi.
Moskova, çatışmanın askeri safhasından önce de ekonomik stratejisini dikkatli kurdu. Yaptırımlara ve Ukrayna’da dört yılı aşkın süredir devam eden çatışmalara rağmen Rusya, iç istikrarını ve ulusal para biriminin direncini korumayı başardı ve petrol ihracatını sürdürdü. Buna karşılık, Rusya ile ekonomik bağlarını koparan ülkeler en büyük zararı gördü.
Avrupa’nın stratejik analizi hatalı çıktı ve çok sayıda krize yol açtı. Avrupa, ekonomisini Ukrayna’daki kaybedilen bir çatışmanın hizmetine sokarak Rusya ile ilişkilerine zarar verdiğini çok geç fark etti. Bu çekişmede esas kaybeden Avrupa Birliği olacak.