ABD Hazine Bakanlığı’nın açıklamasına göre, Ruanda ordusunun (RDF) doğu Kongo’daki çatışmalarda M23 grubuna eğitim, silah ve lojistik destek sağladığı iddia edildi.
Açıklamada, bu desteğin aralık ayında imzalanan barış anlaşmasını zayıflattığı savunuldu.
Barış anlaşmasına gölge
Aralık ayında Demokratik Kongo Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi ile Ruanda Cumhurbaşkanı Paul Kagame, Washington’da bir barış anlaşmasına imza atmıştı. Törene ev sahipliği yapan ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmayı 'tarihi' olarak nitelendirmişti.
Ancak M23 mensuplarının anlaşmanın tarafı olmadığı, buna rağmen sahadaki ilerleyişini sürdürdüğü aktarıldı. İsyancıların, Burundi sınırına yakın stratejik Uvira kentini ele geçirdiği, daha sonra ABD baskısıyla geri çekildiği bildirildi.
ABD Hazine Bakanlığı’nın, M23’ün bölgede varlığını sürdürmesinin daha geniş çaplı bir bölgesel savaşa yol açma riski taşıdığını belirttiği kaydedildi.
Ruanda suçlamaları reddetti
Kigali yönetiminin, M23’e destek verdiği iddialarını reddettiği ve yaptırımların 'gerçeği çarpıttığını' savunduğu aktarıldı.
Ruanda, doğu Kongo’daki askeri varlığını güvenlik gerekçesiyle sürdürdüğünü açıkladı. Kongo hükümetini ise ateşkes ihlalleri ve milis gruplarla iş birliği yapmakla suçladı.
ABD’nin yaptırımları kapsamında Ruanda ordusu ve dört komutanın ABD’deki varlıklarının dondurulduğu ve Amerikan kişi ve kurumlarının bu isimlerle mali işlem yapmasının yasaklandığı belirtildi.
Yaptırım listesinde Ruanda Genelkurmay Başkanı Vincent Nyakarundi ile üst düzey askeri isimlerin yer aldığı aktarıldı.
Kritik madenler ve uzun süren savaş
Doğu Kongo’nun bakır ve kobalt gibi kritik maden rezervleri açısından zengin olduğu ve bu nedenle uzun süredir silahlı grupların rekabet alanı haline geldiği ifade edildi.
1994 Ruanda soykırımından bu yana bölgenin istikrarsız olduğu, son gerilimin geçen yıl M23’ün Goma kentini ele geçirmesiyle tırmandığı belirtildi.
ABD yönetiminin, tarafların taahhütlerine uymaması halinde “tüm araçları kullanmaya hazır” olduğu mesajını verdiği aktarıldı.