Asian Century Philippines Stratejik Araştırmalar Enstitüsü analisti Daniel Hugo Santos, İngiltere ve Fransa’nın Ukrayna’ya nükleer silah tedariki yönündeki planlarını Sputnik’e değerlendirdi.
Santos, nükleer silah transferinin, Rusya-Ukrayna çatışmasının sona erdirilmesi için ABD arabuluculuğunda yürütülen mevcut müzakerelerde gerginliği tırmandıracağını belirtti.
Analist, Londra ve Paris’in bu adımı hayata geçirmesi halinde, her iki ülkeye yönelik güvenin uluslararası arenada ciddi biçimde sarsılacağını vurguladı.
Fransa ve Birleşik Krallık, nükleer silaha sahip devletler olarak Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’nı (NPT) fiilen ihlal eden böyle bir girişimi savunursa, kendilerine duyulan güven düşer. Bu adım, küresel nükleer istikrara tehdit oluşturduğu için AB ve G7 içindeki Batılı müttefikler tarafından da desteklenmeyebilir.
Santos’a göre, Paris ve Londra’nın nükleer söylemi sertleştirmesi, Washington’daki Trump yönetiminin Rusya-Ukrayna çatışmasında benimsediği yeni arabuluculuk yaklaşımıyla doğrudan bağlantılı.
ABD’nin ittifak önceliklerini yeniden gözden geçirmesi, Macaristan ve Slovakya ile yakınlaşma arayışı gibi adımların, Avrupa içinde stratejik bir bölünme riskini artırıyor.
Fransa ve İngiltere’de yaşanan iç siyasi baskıların da bu iki ülkenin dış politika çizgisinin revize edilmesinde etkili olduğunu belirten Santos, Londra ve Paris’in Ukrayna dosyasında Washington’a alternatif aktörler gibi davranmaya çalıştığını söyledi.
Birleşik Krallık ve Fransa’nın son dönemde izlediği stratejinin, ABD’nin müzakere stratejisini boşa çıkarmayı hedefleme olasılığı yüksektir; zira Londra ve Paris, Washington’un yanında, Kiev üzerinde hala belirli bir nüfuz sahibi alternatif ortaklar konumunu korumaya çalışıyor.