ABD ile İran arasında gerilim tırmanırken, Tahran yönetiminin Çin’den gelişmiş süpersonik gemisavar seyir füzeleri satın almak üzere anlaşma yaptığı öne sürüldü. İddialara göre iki yıl önce temeli atılan anlaşma, Washington’un İran’a yönelik askeri yığınağını artırmasının ardından ivme kazandı. Yaklaşık 290 kilometre menzile sahip olan ve gemi savunma sistemlerini aşabilme kapasitesiyle dikkat çeken CM-302 füzeleri, askeri çevrelerde “gemi katili” olarak anılıyor. Çin’in Ortadoğu politikası ne? Olası bir ABD-İran çatışmasında Çin nasıl bir yol izleyecek? Gazeteci Yakup Aslan, Sputnik’e anlattı.
‘Çin’in Ortadoğu politikasında temel öncelik istikrar ve enerji güvenliği’
Gazeteci Yakup Aslan, Ortadoğu’da gerilimin tırmanmasının Çin’in küresel ticaret yollarını, enerji akışını ve kendi ekonomik büyümesini riske atacağını söyleyerek Çin’in Orta Doğu politikasını şöyle değerlendirdi:
“Çin’in Ortadoğu politikasına bakıldığında temel önceliğinin istikrar ve enerji güvenliği olduğu görülür. Pekin yönetimi, bölgedeki gerilimin tırmanmasının küresel ticaret yollarını, enerji akışını ve kendi ekonomik büyümesini riske atacağını bilmektedir. Bu nedenle Çin’in refleksi doğrudan askeri cepheleşmeye girmekten ziyade krizi kontrollü seviyede tutmak yönündedir."
“İran ile son yıllarda enerji, altyapı ve savunma alanlarında gelişen stratejik iş birliği bulunsa da bu durum otomatik bir askeri ittifak anlamına gelmez. İran’ın Çin’den süpersonik gemisavar füze tedarikine yaklaştığı iddiaları doğruysa, bu daha çok caydırıcılık kapasitesinin güçlendirilmesi olarak okunmalıdır.”
‘Çin’in doğrudan askeri olarak İran’ın yanında olması düşük bir ihtimal’
Aslan, olası bir ABD-İran çatışmasında Çin’in diplomatik zeminde İran’a destek verebileceğini aktardı:
“Olası bir ABD-İran çatışmasında Çin’in doğrudan askeri olarak İran’ın yanında cepheye inmesi düşük bir ihtimaldir; zira bu, ABD ile açık ve yüksek maliyetli bir askeri karşılaşma riskini beraberinde getirir. Ancak Çin’in diplomatik zeminde İran’a destek vermesi, Birleşmiş Milletler’de yaptırım ve müdahale kararlarını zorlaştırması, ekonomik kanalları açık tutarak İran’ın izolasyonunu kırması ve savunma kapasitesini artıracak dolaylı destekler sunması daha olasıdır. Kısacası Pekin’in stratejisi cephede savaşmak değil, denge kurmak ve krizi jeopolitik avantaj üretmeye dönüştürmek olacaktır.”