Uzmanlara göre, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri gücünü artırma hamlesi, 2003 Irak Savaşı’ndan bu yana görülen en büyük yığınak olarak dikkat çekiyor ve bölgedeki olası senaryolar hakkında soru işaretleri doğuruyor.
Mısır’dan ulaştırma ekonomisi ve fizibilite uzmanı danışman Ahmed Eş-Şami, Sputnik’e yaptığı değerlendirmede, ABD’nin son yıllarda Orta Doğu’da deniz ve hava kuvvetleri ağırlıklı olarak “çok kapsamlı ve benzeri görülmemiş” bir askeri yığınak oluşturduğunu belirtti.
Eş-Şami, ABD güçlerinin bölgede şu an iki uçak gemisi, yaklaşık 16 refakat gemisi ve toplamda 40 bin civarında askeri içerdiğini, sadece Ürdün’deki hava üssünde 66 savaş uçağı bulunduğunu, Suudi Arabistan, Katar ve Körfez ülkelerinde de takviye konuşlandırmalar yapıldığını belirtti. Uzman, “Hava ve deniz unsurlarının yoğunluğu bakımından tablo, 2003 Irak savaşını andırıyor” dedi.
‘ABD’nin Orta Doğu’daki askeri hareketliliği İran’a baskı amacı taşıyan bir caydırma kampanyası’
Suudi askeri ve stratejik uzman, tuğgeneral Abdullah eş-Şaya ise ABD’nin Orta Doğu’daki askeri hareketliliğinin, İran’a siyasi, askeri ve medya baskısı uygulamayı amaçlayan geniş kapsamlı bir “caydırma kampanyası” çerçevesinde yürütüldüğünü ifade etti.
Eş-Şaya, Sputnik’e açıklamasında, “Bölgenin uzun yıllardır görmediği ölçek ve yoğunlukta bir seferberlik söz konusu. Washington, herhangi bir tırmanma halinde ağır bir darbe vurma kapasitesine sahip olduğunu ve askeri seçeneklerinin sadece sözden ibaret olmadığını göstermek istiyor” diye konuştu.
Askeri uzmana göre açıklanan kuvvet büyüklüğü, uçak gemilerinin ve refakat gruplarının sürekli konuşlanmasını, onlarca savaş uçağını ve muhtemel gizli operasyonları içeriyor. Eş-Şaya, özellikle vurucu denizaltılar ve keşif uçaklarıyla yürütülen, resmi olarak ilan edilmeyen misyonlara dikkat çekti.
Eş-Şaya, bu askeri yığınağın ekonomik maliyetinin de son derece yüksek olduğunun altını çizerek, “ABD’nin resmi tahminleri bile sadece birkaç ay için milyarlarca dolardan söz ediyor. Günlük operasyonlar, sortiler, bakım, mühimmat ve lojistik de hesaba katıldığında gerçek maliyetin bunun çok daha üzerinde olduğu görülüyor” değerlendirmesinde bulundu.