Polonya’nın kamu yayıncısı TVP World’ün aktardığına göre, kamuoyu araştırma kuruluşu CBOS tarafından Dziennik Gazeta Prawna için yapılan ankette dikkat çekici sonuçlar elde edildi.
9–11 Şubat 2026 tarihleri arasında ülke genelinde 18 yaş üstü 1000 kişiyle yapılan araştırma, Polonya toplumunda reşit olmayan kullanıcıların korunması yönünde güçlü bir eğilim bulunduğunu gösterdi.
Katılımcıların:
%36’sı 15 yaş altına koşulsuz yasak,
%21’i 12 yaş altına tam yasak,
%23’ü ebeveyn izniyle erişim,
%11’i tüm reşit olmayanlara koşulsuz yasak,
%5’i hiçbir sınırlama olmamasını savundu.
%4’ü ise görüş bildirmedi.
Bu tablo, Polonya’da çocukların dijital platformlara erişimi konusunda ciddi bir toplumsal hassasiyet oluştuğunu ortaya koyuyor.
Uzmanlardan uyarı: “Platform kuralları yeterli değil”
Araştırmaya ilişkin değerlendirmede bulunan Dijital Vatandaşlık Enstitüsü Vakfı Başkanı Magdalena Bigaj, mevcut düzenlemelerin yetersizliğine dikkat çekti.
Bigaj, erişim sınırlamalarının şu anda hukuki temele değil, büyük ölçüde platformların kendi kurallarına dayandığını belirterek, “Bu kurallar pratikte zayıf uygulanıyor. Anket sonuçları, erişimin sınırlandırılmasının artık toplumsal bir norm hâline gelmeye başladığını gösteriyor” dedi.
Yaş doğrulama zorunluluğu gündemde
Polonya ulusal medyasına yansıyan bilgilere göre, ülke kurumları sosyal medya şirketlerine yaş doğrulama sistemi zorunluluğu getirecek düzenlemeler üzerinde çalışıyor.
Planlanan sistemle:
Platformlara girişte kimlik doğrulama güçlendirilecek,
Reşit olmayan kullanıcıların yaşını gizleyerek hesap açması engellenecek,
Çocuk kullanıcıların çevrimiçi risklere maruz kalması azaltılacak.
Bu adım, çocuk güvenliği, dijital düzenleme ve sosyal medya yasası tartışmalarını Avrupa genelinde hızlandırabilir.
Avrupa genelinde benzer tartışmalar
Polonya’daki tablo, Avrupa’da yükselen eğilimin parçası olarak değerlendiriliyor. Özellikle İngiltere’de de 16 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına yönelik kısıtlama tartışmaları sürüyor.
Uzmanlara göre bu gelişmeler, Avrupa Birliği içinde reşit olmayanların dijital platformlara erişimine dair daha sıkı ve bağlayıcı düzenlemelerin gündeme gelmesine yol açabilir.