Epstein mağduru Rina Oh, istismar ağıyla ilgili Milliyet.com.tr'den Pırıl Cennet’e konuştu. Oh, Epstein’in kendisini bu ağa nasıl çektiğini şu sözlerle ifade etti:
Epstein’in kendisini sanat okulundan lisans diploması almak için burs vaadiyle kandırdığını anlatan Oh, şöyle devam etti:
Epstein’in kendisine iki kitap hediye ettiğini ifade eden Oh, “Onunla tanışıp evinde buluşmamdan kısa bir süre sonra, bana incelemem için iki kitap verdi. Kitaplar yabancı bir dilde yazılmıştı. Bana planlarından bahsetti. Bir haremin parçası olacağımı ve onun ‘gözdesi’ konumunda bulunacağımı söyledi. Kendisinin benim 'akıl hocam' olacağını ifade etti ancak yaklaşık iki yıl süren konuşmalarımız boyunca kendisinden sürekli üçüncü tekil şahıs olarak, ‘Sultan’ diye söz ediyordu. Bu durum oldukça kafa karıştırıcıydı ama aslında kendisinden bahsettiğini biliyordum” dedi.
Rina, Epstein’in sıklıkla kendisine dile getirdiği bir ‘harem planı’ olduğunu söyleyerek “Sultan, harem ve saray gibi kavramlardan bahsediyordu. Dünyayı bu çerçevede görmem için beni tamamen bu düşünce sistemine inandırmaya çalıştı. Bu fikir hoşuma gitmiyordu; ben ise sadece onun ayrıntılı ve uzun planlarını dinliyordum. Bunu, aramızda geçen entelektüel ve kültürel bir sohbet konusu sanıyordum. Bu kadar ciddi olduğunu düşünmemiştim. Daha sonra ne kadar ciddi olduğunu bana gösterdi" diye konuştu.
Epstein'in Türkiye’den sık sık söz ettiğini belirten Rina "Osmanlı İmparatorluğu’na takıntılıydı ve sürekli bundan bahsediyordu. Benden Osmanlı İmparatorluğu haremiyle ilgili tüm tabloları, mimari yapıları, sarayları ve haremdeki kadınlar tarafından yazılmış anlatıları incelememi istedi. Son dönemde harem hakkında başka kitaplar da okudum; ancak hiçbiri bana okumam için verdiği o iki kitaptaki bazı ayrıntılara değinmiyor. Topkapı Sarayı’na takıntılıydı ve mimarisini, kültürünü ve tarihini ayrıntılı biçimde incelememi istiyordu” ifadelerini kullandı.