Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rus medyasına yaptığı açıklamada, ABD ve Rusya arasında Alaska’da varılan anlaşma ile daha önce Beyaz Saray’ın sunduğu barış anlaşması taslağının son durumunu değerlendirdi.
ABD’nin kendi barış anlaşması taslağını resmi olarak Rusya’ya ilettiğini anımsatan Lavrov, “Sonraki tüm seçenekler, Vladimir Zelenskiy ve her şeyden önce İngiltere, Almanya, Fransa ve Baltık ülkelerinden ‘patronlarının’, ABD planını ‘tecavüz etme’ girişiminin sonucudur” ifadesini kullandı.
Rusya için güvenliğin, müzakere edilemez bir öncelik olduğunu vurgulayan Bakan, ABD’nin sunduğu taslakta, Ukrayna'da Rusça konuşanların ve ulusal azınlık olarak Rusların haklarının iade edilmesi gerektiğinin belirtildiğini anımsatarak, “Ama Alaska’dan sonra Amerikalıların Avrupalılarla ve Ukraynalılarla yoğun müzakereler sonucu basına sızan son seçeneklerde artık tüm bunlar yok. Bunun yerine belgelerde ‘hoşgörü’ gibi bir ifade yer aldı” dedi.
Yeni hazırlanan 20 maddelik barış planının, Rusya'ya resmi ve gayri resmi olarak iletilmediğinin altını çizen Lavrov, “Alaska'da varılan anlaşmalar temelinde, nihai çözüme hızla varılabilirdi” diye kaydetti.
Beyaz Saray Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un, Alaska Zirvesi öncesinde Moskova’ya getirdiği belgenin, tüm temel konuları içerdiğini ve mevcut sorunları ‘karadaki’ gerçekliğe dayalı çözüme kavuşturmayı önerdiğini anımsatan Rus diplomat, “Bunlara, Rusları Nazi rejiminden, Rus dili, kültürü, tarihi ve Ortodoksluğuyla ilgili her şeyi yok etme çabasından korumak için oluşturduklarımız gerçeklik de dahil” ifadesini kullandı.
Lavrov’un diğer açıklamaları:
Rusya uzlaşmaya, yani çıkar dengesine hazır, ancak önemli olan ülkemizin meşru çıkarlarının dikkate alınması;
Ukrayna'da çözüm için yapılacak tavizler, ülkenin ve milyonlarca insanın yaşamının bağlı olduğu temel ilkeleri etkilememeli;
Rusya'nın özel hareket bağlamındaki meşru çıkarı, kendi güvenliğini sağlamak;
Avrupa ülkeleri ve Ukrayna'nın bahsettiği güvenlik garantileri, Rusya'nın katılımıyla değil, aksine Rusya'ya karşı oluşturuluyor;
Avrupa’da, Ukrayna'daki soruna ciddi bir çözüm arama çağrısında bulunan çok az sağduyulu kişi var;
Rusya'nın Ukrayna'daki özel harekatının hedefleri değişmedi ve fırsatçı tavizlere tabi değil;
Zelenskiy, ateşkes sağlanması durumunda NATO'nun Ukrayna'ya Rus şehirlerine ulaşabilecek füzeler konuşlandıracağını umuyor;
Abu Dabi'deki müzakerelerle ilgili her köşe başında yorum yapanlar, müzakereleri sekteye uğratmak istiyor ya da esneklik eksikliği sorumluluğunu üzerlerinden atmak istiyorlar;
Birleşmiş Milletler hiçbir zaman Ukrayna çatışmasının temel nedenlerini incelemedi. Donbass ve Kırım vatandaşları 2014 darbesine karşılık olarak kendi geleceğini tayin etme haklarını kullandılar;
Batı, Rusya'nın Ukrayna'nın enerji sistemine yönelik saldırıları yüzünden ağlıyor, ancak 2014 darbesinden sonra Kiev, Kırım'ı ekonomik ve enerji açısından boğmakla tehdit ettiğinde tek parmaklarını bile kıpırdatmadılar;
Grönland'ın mülkiyet sorununun çözüme kavuşturulmasının Arktik'teki durum üzerinde bir etkisi olmayacak;
Ukrayna'yı aktif olarak destekleyen Almanya’da Nazi geçmişi yeniden boy gösteriyor;
ABD Başkanı Donald Trump’ın oluşturduğu Gazze Barış Kurulu, Birleşmiş Milletler'in yerini alamayacak;
BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü'nde çoğu durumda fikir birliği hakim olurken, NATO'da kararlar ABD'nin talimatlarıyla alınır.