Ulusal Araştırma Üniversitesi Yüksek Ekonomi Okulu Avrupa ve Uluslararası Kapsamlı Araştırmalar Merkezi Bilimsel Direktörü Prof. Timofey Bordaçyov, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Rusya’yı Paris’te yapılması planlanan genişletilmiş G7 zirvesine davet etme önerisini ve Donald Trump’ın Barış Konseyi girişimlerine katılmama kararını Sputnik’e değerlendirdi.
Bordaçyov, Avrupa ülkelerinin özellikle Grönland meselesi nedeniyle ciddi bir endişe içinde olduğunu vurguladı:
Bence Avrupalılar Grönland hikayesinden gerçekten çok korktu, çünkü bu onların dünyadaki konumunu kökten değiştiriyor. Bu sadece bir toprak meselesi değil; onların küresel sistem içindeki yeriyle ilgili. Ve bunu her şekilde önlemeye çalışıyorlar.
Bu çerçevede Avrupa’nın, Washington karşısında hala 'işlevsel' olduğunu kanıtlamaya çalıştığını söyleyen Bordaçyov, Macron’un girişimini de bu bağlama oturttu:
Bunu engellemek için Trump’a Avrupalıların bir şeylere kadir olduğunu gösterecek çeşitli senaryolar üretmeye çalışıyorlar. Örneğin, ‘Ukrayna meselesinde seni biz destekleyebiliriz, Rusya’yı bir toplantıya çağırırız, hep birlikte bir anlaşma zemini buluruz’ demek istiyorlar. Yani Trump’a büyük hizmetler sunabileceklerini göstermeye çalışıyorlar ki, o da Grönland konusunda onlarla bir tür uzlaşmaya gitsin.
Bordaçyov, Macron’un Rusya’yı genişletilmiş G7’ye davet etme fikrinin stratejik değil, tamamen taktik bir nitelik taşıdığına dikkat çekti:
Bu, bütünüyle ABD ile Avrupa arasındaki ilişkilere bağlı, taktik bir jest. Rusya ile doğrudan bir ilgisi yok. BRICS’le de hiçbir ilgisi yok. Macron’un Rusya’yı G7’ye davet etme fikri; ne Rusya’ya, ne BRICS’e, ne de çok kutupluluk tartışmasına dair gerçek bir açılım değil, sadece Avrupa–ABD ilişkilerinin bir parçası.
Uzman, bu tür adımların, Avrupa’nın Washington karşısında kaybettiği etkiyi geri kazanma ve ABD iç siyasetindeki tartışmalı başlıklarda yeniden “vazgeçilmez ortak” olarak kendini konumlandırma çabasının devamı olduğunu ifade etti.