Sputnik’e konuşan Japon diplomat ve dış politika uzmanı Magosaki Ukeru, ABD’nin küresel ölçekte eski etkisini kaybettiğini söyledi. Ekonomik gücün artık tek merkezli olmadığını vurgulayan Magosaki, “Eskiden Amerikan iradesi dünyayı harekete geçirirdi, bugün artık durum böyle değil” ifadesini kullandı.
Magosaki, Ukrayna krizi örneği üzerinden ABD’nin zayıflayan etkisini şöyle anlattı:
İhtilafın hemen ardından Joe Biden iki şey söyledi: ‘Putin gidecek’ ve ‘Rus ekonomisi çökecek.’ Ancak bu iki öngörünün de hiçbiri gerçekleşmedi. Bu, ABD’nin gitgide daha sık şekilde, yapmak istediğini yapamaz hale geldiğini gösteriyor.
Bu durumun nedenini 'küresel güç dengelerindeki değişime' bağlayan Magosaki, satın alma gücü paritesine göre Çin ekonomisinin ABD’yi geçtiğine dikkat çekti.
Benzer biçimde, G7 ülkelerinin toplam GSYİH’si ile G7 dışı ülkelerin GSYİH’si satın alma gücü paritesi açısından karşılaştırıldığında, G7 dışındaki ülkelerin daha güçlü hale geldiğini görüyoruz. Dünya artık Amerikan kurallarıyla yaşamıyor.
Magosaki, bu tablo içinde Donald Trump’ın politikalarını da öncelikle iç kamuoyuna dönük bir gösteri olarak okumak gerektiğini vurguladı.
Onun siyaseti her şeyden önce ABD içindeki seçmene hitap ediyor. Amaç, Amerikalı seçmenin dikkatini çekmek, onları heyecanlandırmak ve ABD’nin ‘kazandığını’ göstermek. Görünen o ki, bu ‘zaferin’ uzun vadeli olması şart da değil.
Venezüella örneğinde ABD’nin gerçek bir rejim değişikliği sağlayamadığını kaydeden uzman, şunları ekledi:
Venezüella’da ordu ve güvenlik güçleri ülke içindeki durumu tamamen kontrol ediyor; ABD siyasi sistemi değiştiremiyor. Bunun için kara birlikleri göndermek ve geniş çaplı bir savaş yürütmek gerekirdi. ABD, sembolik bir ‘gösteri’ yapabilir: bir başkanı alıp götürmek, mahkeme kurmak, kamera önünde bir tablo sergilemek. Ama bunun ötesinde, küresel ölçekte bakıldığında Venezüella’da esasen hiçbir şey değişmiyor.