GÖRÜŞ

Türkiye’den ABD ve İran ile barış diplomasisi sürüyor: Türkiye ara bulucu olur mu?

İran’da ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan protestolar sürerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamaları tansiyonu yükseltti. Gelişmeler Türkiye’nin diplomasi trafiğini de hızlandırdı. Dış Politika Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Uysal, ABD-İran geriliminin seyrini ve Türkiye’nin denge rolünü Sputnik Türkiye’ye değerlendirdi.
Sitede oku
İran’da ekonomik sıkıntılar nedeniyle başlayan protestolar günlerdir sürerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamaları gündem oldu. Trump, İran halkının "belki de daha önce hiç olmadığı kadar özgürlük arayışında" olduğunu belirterek "Kurumlarınızı ele geçirin, protestoya devam edin, yardım yolda" ifadelerini kullandı. Yaşanan gelişmeler Türkiye’nin diplomatik temaslarını da hızlandırdı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile telefon görüşmesi yaparak ülkedeki son durumu değerlendirdi. Fidan ayrıca ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile Ankara’da bir araya geldi. Diplomasi trafiği bununla da sınırlı kalmadı; Fidan, bugün Erakçi ile bir kez daha temas kurdu. Peki Türkiye, iki ülke arasında dengeyi koruyabilecek mi? ABD-İran arasındaki gerilim nereye gidiyor? Dış Politika Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Uysal, Sputnik Türkiye’ye anlattı.

‘Türkiye, ABD-İran arasında ara buluculuk yapıyor’

Dış Politika Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Uysal, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack sonra İranlı mevkidaşı Erakçi ile görüşmesini şu sözlerle değerlendirdi:
“İran ile Amerika arasındaki gerilim giderek artıyor ve tabi gösteriler devam ederken İran'da ciddi bir sıkıyönetim görüyoruz. Buna karşılık Trump da hem göstericilere yardım vaadinde bulundu, hem de daha sert vurmakla tehdit etti, artı İranlı yetkililerle görüşmeleri askıya aldı ve İran’la ticaret yapan ülkelere yüzde 25 ekstra vergiler getireceğini açıkladı. Dolayısıyla gerginlik artıyor. Türkiye'de bu gerginliği azaltmak için iki tarafla görüşüyor, ara buluculuk yapıyor diyebiliriz. Yani ara buluculuk illa resmi olması gerekmiyor. İki tarafın yumuşaması, sertlikten ve çatışmadan kaçınmasını sağlamak için yapılan faaliyetler görüyoruz Türkiye tarafında da. Tabii Türkiye bu gerginlikten olumsuz etkilenecek bir ülkedir daha önceki krizler olumsuz etkilediği gibi. İran'ın karışması Türkiye'yi olumsuz etkileyeceğinden Türkiye burada istikrarı ve huzuru sağlamaya çalışıyor. Bu yönde bir savaş çıkmasına engel olmaya çalışıyor diyebiliriz. Tabii bu görüşmeler faydası olur ama ne kadar etkili olur bilemeyiz.”

‘Trump, Venezuela'daki kolay bir operasyondan sonra biraz daha agresif hale geldi’

Prof. Dr. Ahmet Uysal, Trump’ın gözünü İran’ın petrollerine diktiğinin altını çizerek ABD’nin tutumunun daha agresif hale geldiğini söyledi:

Trump Venezuela'daki kolay bir operasyondan sonra biraz daha agresif hale geldi diyebiliriz. Çünkü buradaki başarıyı sürdürmek istiyor. Bir de tabii bunun geri planında hem Venezuela dünyanın en büyük petrol rezervine sahip ülkesi, İran da üçüncü en büyük rezerve sahip ülkesi. Dolayısıyla Trump'ın dünya petrollerine, enerjilerine hakim olma çabasıyla da çok bağlantılı bir durum var. Yani İran'ı da aynı şekilde kontrol ederse Trump ve Amerika dolayısıyla dünya petrollerine hakim olmuş olacak. Orta Doğu petrolleri üzerine zaten ciddi bir payı var Amerika'nın ve bu Trump'ın iştahını artırıyor açıkçası. Tabii gösteriler şunlar bunlar, bahanesi olmuş oluyor. Ben gerginleşeceğini biraz daha tahmin ediyorum. Çünkü hem söylem gerginleşiyor hem de Trump'ın, Amerika'nın genel çıkarları bunu gösteriyor diye düşünüyorum. Türkiye bu süreçte denge politikalarını sürdürür, yani büyük ölçüde sürdürür.”

‘İran’da rejim düşerse Türkiye yeni duruma göre önlem alacaktır’

Prof. Dr. Ahmet Uysal, Türkiye’nin tutumunu şu sözlerle anlattı:
“Bir yerden sonra eğer bir emri vaki olursa, yani İran'da rejim düşerse vs. tabii yeni duruma göre Türkiye önlem alacaktır. Ama şu anda tabii Türkiye iki tarafın anlaşmasını, uzlaşmasını sağlamaya çalışıyor. Bir taraftan da İran'a, Amerika'ya müdahale edecek bahaneler verme diye uyarılarda bulunuyor, kendi iş bütünlüğünü sağlaması, iç huzurunu, İran halkının taleplerinin yerine getirilmesini de tavsiye ediyor. Şu anda çok büyük ekonomik sıkıntı var İran'da. Bu ekonomik sıkıntılar halkın canını yakıyor ve genel bir zaten güçlü bir muhalefet var İran'da. Bu da ekonomik sorunlarla beraber daha da artıyor. Bunu tabii Amerika'da kullanmaya çalışıyor.”

“Bu ekonomik sorunları İran kısa vadede çözebilir mi? Çok zor. Ekonominin daha kötüye gideceğini öngörebiliriz. Çünkü ambargolar daha şiddetlendi. Bu gerginlikler tabii İran'a yatırım yapmak isteyen, İran'da iş yapmak isteyen ülkeleri ve şirketleri caydıracaktır. Bu da İran ekonomisinde daha büyük darbe ve sıkıntı demektir. Dolayısıyla kendi içinden bir çözüm gelmesi zor. İran rejiminin yönetiminin daha esnek bir tavır sergilemesi, halkın tepkilerini azaltması da kolay değil. Dolayısıyla çok umutlu değilim açıkçası. Belki kısıtlı bile olsa gösterilerin durumuna göre, Amerika’nın tavrına göre daha önce İran’a çok bulaşmayan şekilde bir kontrollü gerginlik sürdüren ABD, sanki Trump’ın son çıkışıyla beraber, tabi Trump yeni zaferler istiyor. Bunu da tabi savaş için değil sözde barış için, barış getirme bahanesiyle bunu Venezuela’da da yaptı benzer şekilde İran’a yapmak istediğini düşünüyorum.”

GÖRÜŞ
ABD'nin İran'la ticaret yapan ülkelere ek vergi kararı Türkiye’yi nasıl etkiler?
Yorum yaz