Mülk sahipleri ile kiracılar arasında yaşanan anlaşmazlıklar ve ardından mahkeme süreçleri yaşanıyor.
Mal sahibi 'çık' dedi
İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bir ev sahibi 03.02.2020 tarihinde 1.650 TL bedelle evini kiraya verdi. Aradan geçen üç yıllık süre zarfında mal sahibi kiracısını sözleşmenin bittiğini gerekçe göstererek evden çıkarmak istedi. Bir ay içerisinde iki farklı ihtarname gönderildi, bu süreçte evin kira bedeli 3.750 TL olmuştu. Gönderilen ihtarnamelere kiracı cevap vermezken, ev sahibi bunun üzerine tahliye davası açtı. Mahkemeden ise dikkat çeken bir karar çıktı.
Ev sahibi 1 ayda iki farklı ihtarname gönderdi
Milliyet'e konuşan avukat Aylin Esra Eren şu ifadeleri kullandı:
“Ev sahibiyle kiracı arasında 03.02.2020 tarihli 1.650 TL bedelle bir kira sözleşmesi yapıldı ve aradan geçen 3 yıllık süre sonrasında sözleşmenin yenilenmeyeceğine dair ev sahibi 07.07.2023 tarihinde ihtarname gönderdi. İkinci bir ihtarnameyi de 21.07.2023 tarihinde gönderdi. Temmuz ayında iki ayrı ihtarname gönderilmiş oldu."
Kiracı evi tahliye etmedi, dava açıldı
Kiracı gönderilen ihtarnamelere cevap vermezken, bu süreçte evi de tahliye etmedi. Ev sahibi sözleşmenin süresinin bittiğini ve kiracının evi tahliye etmesini istedi. Bu sebepten dolayı da ev sahibi 17.08.2023 tarihinde tahliye davası açtı.
Hakim ihtarnamedeki gerekçeleri yeterli bulmadı
Avukat Aylin Esra Eren süreci şöyle özetledi:
Ev sahibine tahliye sebebinin ne olduğunun açıklanması için süre verildi. İhtarnamede belirtilen hususların hakim tarafından yeterli olmadığına kanaat getirildi. Hakim şöyle bir karar verdi: Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca da konutla, çatılı iş yeri sözleşmelerinde süre bitimi nedeniyle tahliye davasının açılamayacağını, tahliye davasının açılabilmesi için Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin de çok önemli emsal kararlarının olduğunu, bu kararlardan birinin de tarafların 10 yılı aşkın süre kira ilişkisinin olması sebebiyle tahliye edilebileceğini, ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açılabileceğini ya da yazılı tahliye taahhüdüne dayalı olarak bir tahliye davası açılabileceğini, bunun yanı sıra 2 haklı ihtarın olması gerektiğini belirtti. Burada 2 haklı ihtar denilerek kastedilen husus 2 kez icra takibi yapılarak, 2 kez borcun ödenmemesinden dolayı tahliye davası açılabileceğidir. Bunun yanı sıra kiracının ve eşinin aynı yerde oturmaya elverişli bir konutun olmamasına dayanarak da tahliye açılabileceği belirtildi
Mahkeme ne karar verdi?
2 haklı ihtar gönderilmesinin içerisinde yatan taleplerin hiçbirinin Türk Borçlar Kanunu’nun 352. ve 351. 350. maddelerinde yazan tahliye sebeplerini karşılamadığını, bu nedenle de ev sahibinin açmış olduğu tahliye davasının reddine karar verildi.
Bu karar da 04.06.2025 tarihinde çıktı.
Vekalet ücreti ve yargılama masrafı kararı
Aynı zamanda ev sahibi, kiracının avukatına 18.000 TL ve vekalet ücreti ve yargılama masraflarını da ödemek zorunda kaldı.
‘Sözleşmen bitiyor seni tahliye ederim’ diyen ev sahipleri yandı
"Burada aslında önemli olan husus kafalarına göre ‘kira sözleşmesi bitiyor, seni tahliye ederim’ diyen ev sahiplerine karşı Türk Borçlar Kanunu’nun hazırladığı bir koruma yöntemidir. Yüzde 25 zam sınırının uygulandığı yıllarda ev sahipleri bu tür nedenlerle kiracısını çıkarmaya çalışmıştı. Şu anda tahliye davası açarken mutlaka Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili maddelerinde yazan kuralların detaylı bir şekilde yazılması ve bu kuralların dayanak olması gerekiyor.”