Bilim insanları, Antik Mısır’ın tarihsel zaman çizelgesini yeniden yazabilecek nitelikte bir keşfe imza attı. Ben-Gurion Üniversitesi ile Groningen Üniversitesi tarafından yürütülen araştırma, Yeni Krallık döneminin sanılandan yaklaşık bir asır sonra başlamış olabileceğini ortaya koydu.
Yeni Krallık Mısır’ın “altın çağı” kabul ediliyor
World History Encyclopedia’ya göre Yeni Krallık (yaklaşık MÖ 1570–1069), İkinci Ara Dönem’deki siyasi parçalanmanın ardından kurulmuş ve Üçüncü Ara Dönem’den önceki evreyi kapsıyor. Bu dönem, Hatşepsut, III. Thutmose, Amenhotep III, Akhenaton, Nefertiti, Tutankhamun, I. Seti, II. Ramses (Büyük Ramses) ve III. Ramses gibi Mısır tarihinin en tanınmış firavunlarını barındırıyor.
Santorini patlaması sanılandan daha erken
Araştırmanın merkezinde, Yeni Krallık’ın kurucusu Firavun Ahmose yer alıyor. Uzun yıllar boyunca bilim dünyasında, Santorini (Thera) volkanik patlamasının, Yeni Krallık’ın başlangıcıyla aynı döneme denk geldiği düşünülüyordu. Ancak yeni radyokarbon verileri, bu patlamanın Yeni Krallık’tan önce gerçekleştiğini gösterdi.
Müzelerdeki eserler yeniden tarihlendirildi
Araştırmacılar, 17. ve erken 18. Hanedanlık dönemine ait ve bugüne kadar radyokarbon yöntemiyle yeterince incelenmemiş eserleri analiz etti. Çalışmada,
Abydos’taki Ahmose Tapınağı’ndan bir kerpiç tuğla (British Museum),
Satdjehuty’ye ait keten bir kefen bezi (British Museum),
Thebes kökenli ahşap şabti figürleri (Petrie Museum)
incelendi.
incelendi.
Elde edilen sonuçlar, bu eserlerin Santorini patlamasından sonra yapıldığını, dolayısıyla Yeni Krallık’ın yükselişinin daha geç bir tarihe oturduğunu ortaya koydu.
“İkinci Ara Dönem daha uzun sürdü”
Araştırmanın başyazarı Hendrik J. Bruins, bulguların önemini şu sözlerle özetledi:
“Sonuçlarımız, İkinci Ara Dönem’in geleneksel kabullere kıyasla çok daha uzun sürdüğünü ve Yeni Krallık’ın daha geç başladığını gösteriyor.”
Antik Mısır tarihi yeniden yazılabilir
Yeni bulgular, yalnızca firavunların saltanat yıllarını değil, aynı zamanda Akdeniz dünyasının genel tarihsel kronolojisini de etkileyebilecek nitelikte. Araştırmacılara göre bu çalışma, Antik Mısır’ın karmaşık tarihini daha doğru anlamak için kritik bir dönüm noktası oluşturuyor.