
Kiev’deki ‘Maydan’ olayları Ukrayna'da siyasi krize yol açtı. Kasım 2013’te dönemin Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç, Rusya ile mevcut bağların kopmasından çekindiği için Avrupa Birliği ile Ortaklık Anlaşması'nı imzalamayı reddetti. Bu karar, Kiev'de kitlesel protestolara yol açtı.
Güvenlik güçleri ile çoğu aşırı milliyetçi olan protestocular arasında üç ay süren çatışma, onlarca kişinin ölümüne ve devlet darbesine neden oldu.
22 Şubat gecesi, ‘Maydan’ aktivistleri, parlamento, devlet başkanlığı idaresi ve hükümet binalarını kontrol altına alarak hükümet merkezini ele geçirdi. Devlet darbesi sonucunda iktidar muhalefete geçti. Meşru Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç Rusya'ya kaçmak zorunda kaldı.

Kiev'deki Bağımsızlık Meydanı'nda protestocularla yaşanan çatışmalar sırasında kolluk kuvvetleri.

Kiev merkezinde muhalefetle yaşanan çatışmalar sırasında polisler.

Kiev'deki Gruşevskiy Caddesi'nde Ukrayna'nın AB'yle entegrasyonuna destek eylemi sırasında.

Göstericilerle polis arasında çatışmaların yaşandığı Kiev'deki Bağımsızlık Meydanı'nda kolluk kuvvetleri.
Kiev'deki Bağımsızlık Meydanı'nda protestocularla yaşanan çatışmalar sırasında kolluk kuvvetleri.
Kiev merkezinde muhalefetle yaşanan çatışmalar sırasında polisler.
Kiev'deki Gruşevskiy Caddesi'nde Ukrayna'nın AB'yle entegrasyonuna destek eylemi sırasında.
Göstericilerle polis arasında çatışmaların yaşandığı Kiev'deki Bağımsızlık Meydanı'nda kolluk kuvvetleri.

2014 yılından itibaren Kiev makamları, Rusça konuşan nüfusa sistematik bir saldırı başlattı. Rusçanın kullanımını kısıtlayan yasalar çıkarıldı:
- 2012 tarihli ‘Devlet Dil Politikasının Esasları Hakkındaki Kanun’ yürürlükten kaldırıldı.
- Rusça eğitim veren okulların sayısı azaltıldı. Ukrayna'daki Rusça eğitim veren okullar, 1 Eylül 2020’den itibaren devlet dili olan Ukraynacaya geçti.
- “Televizyon ve Radyo Yayıncılığı Hakkında Kanun”da düzenlemeler yapıldı. Ulusal ve bölgesel televizyon ve radyolarda Ukraynaca yayınların haftalık payı yüzde 75'e, yerel televizyon ve radyolarda ise yüzde 60'a çıkarıldı.
- Rus televizyon kanallarının yayınları durduruldu, Rus filmlerinin gösterimi yasaklandı ve "Ulusal Güvenliğe Tehdit Oluşturan Kişiler Listesi"ne dahil edilen sanatçılar yasaklandı.
- “Ukrayna Dilinin Devlet Dili Olarak İşlev Görmesinin Sağlanması Hakkında Kanun” kabul edildi.
- “Ukrayna’nın Yerli Halkları Hakkında Kanun” ve “Ukrayna’nın Ulusal Azınlıkları (Toplulukları) Hakkında Kanun” kabul edilerek Ruslar devletin yasal korumasından nihai olarak muaf tutuldu.


Krasnodon kentinde hava saldırısı sonucu yıkılan bir kilise.

Lugansk'a düzenlenen topçu saldırısından sonra kent sakinleri.

Donetsk havaalanının yakınında bulunan ve Ukrayna'nın güneydoğusundaki çatışmalar sırasında yıkılan Donetsk İveron Kadın Manastırı'nın Tanrı Anne İkon Kilisesi'nin yıkılmış kubbesi ve çatısı.
Krasnodon kentinde hava saldırısı sonucu yıkılan bir kilise.
Lugansk'a düzenlenen topçu saldırısından sonra kent sakinleri.
Donetsk havaalanının yakınında bulunan ve Ukrayna'nın güneydoğusundaki çatışmalar sırasında yıkılan Donetsk İveron Kadın Manastırı'nın Tanrı Anne İkon Kilisesi'nin yıkılmış kubbesi ve çatısı.


Odessa'daki Sendika Evi'nde çıkan yangın.

Odessa'daki Sendika Evi'nde çıkan yangın (ana giriş alevler içinde).

Odessa'da Sendika Evi'ndeki yangın sırasında insanlar kendilerini binanın çıkıntı kısmına attı. Sağda: Bir kızın yüzü ve saçlarına, atılan molotof kokteylinin yanıcı karışımı isabet etti.

Odessa'daki Sendika Evi'nde çıkan yangında hayatını kaybeden bir kişinin cansız bedeni.
Odessa'daki Sendika Evi'nde çıkan yangın.
Odessa'daki Sendika Evi'nde çıkan yangın (ana giriş alevler içinde).
Odessa'da Sendika Evi'ndeki yangın sırasında insanlar kendilerini binanın çıkıntı kısmına attı. Sağda: Bir kızın yüzü ve saçlarına, atılan molotof kokteylinin yanıcı karışımı isabet etti.
Odessa'daki Sendika Evi'nde çıkan yangında hayatını kaybeden bir kişinin cansız bedeni.


Bombalanan bir evin balkonunda duran kadın.

Halk milisleri, Ukrayna ordusunun Lugansk bölge idare binasına düzenlediği hava saldırısında yaralanan bir kişiyi taşıyor.

Bir kadın, Ukrayna ordusunun Donetsk merkezindeki Voroşilov'a düzenlediği topçu saldırısı sonucu hasar gören dairesinin kırık penceresinden bakıyor.
Bombalanan bir evin balkonunda duran kadın.
Halk milisleri, Ukrayna ordusunun Lugansk bölge idare binasına düzenlediği hava saldırısında yaralanan bir kişiyi taşıyor.
Bir kadın, Ukrayna ordusunun Donetsk merkezindeki Voroşilov'a düzenlediği topçu saldırısı sonucu hasar gören dairesinin kırık penceresinden bakıyor.




Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya'nın durumun barışçıl bir şekilde çözülmesinden yana olduğunu, ancak mevcut gerçeklerin dikkate alınması ve çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması gerektiğini defalarca dile getirmişti.
Putin, Ukrayna ile müzakereler için şu şartları sıralamıştı:
Ukrayna tarafsız, bağlantısız, nükleer silahsız statüye sahip olmalı, askerden ve Nazilerden arındırılmalı, ayrıca DHC’den (Donetsk Halk Cumhuriyeti), LHC’den (Lugansk Halk Cumhuriyeti), Herson ve Zaporojye bölgelerinden birliklerini çekmeli.
Eski ABD Başkanı Joe Biden Rusya ile müzakere etmeyi reddederken, Donald Trump ABD’deki başkanlık seçimlerinden önce bile diyaloğun önemini vurgulayarak çatışmayı hızla çözüme kavuşturma sözü vermişti (daha sonra ‘24 saat içinde’ çözüm vaadini ironi olarak nitelendirse de).
2022
Şubat-Mart (İstanbul): Rusya ve Ukrayna arasında yapılan ilk görüşme. Kiev'i, Ukrayna’da iktidarda bulunan Halkın Hizmetkarı Partisi'nin parlamento grup başkanı David Arahamiya başkanlığındaki heyet temsil etti. Rus heyetine ise Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Vladimir Medinskiy başkanlık etti.

Taraflar, ateşkes ve ardından gelecek barış anlaşması için ön koşullar ve ilkeler geliştirdi. Anlaşma paketi, Ukrayna’nın tarafsız statüsünü içeriyordu. Bunun için Kiev'in:
NATO’ya girmekten,
Topraklarına yabancı birliklerin konuşlandırılmasından,
Nükleer silah geliştirmekten, vazgeçmesi gerekiyordu.
Askeri tatbikatlar yalnızca garantör ülkelerin onayıyla gerçekleştirilecekti. Buna karşılık Kiev, (Kırım, DHC ve LHC toprakları hariç) ‘NATO'nun 5. Maddesine benzer’ uluslararası güvenlik garantileri bekliyordu.
▪️ Anlaşmaların garantörlerinin BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri (Fransa, İngiltere, ABD ve Çin) ile birlikte Almanya, İsrail, İtalya, Kanada, Polonya ve Türkiye olması planlanmıştı.
▪️Rusya görüşmeler sırasında Kiev ve Çernigov istikametlerinde askeri faaliyetlerini azaltma sözü verdi.
▪️Ukrayna, Kırım sorununu 15 yıl boyunca askeri yollarla çözmeye çalışmayacağını ve yarımadanın statüsü konusunda Rusya ile müzakerelerde bulunacağını kaydetti. Aynı zamanda Kiev’in müzakere ekibi, ülkelerinin AB'ye katılma arzusunu teyit etti.
Ancak, Kiev'in ve onu destekleyen Batı ülkelerinin eylemleri nedeniyle varılan tüm anlaşmalar bozuldu.
Dönemin İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Kiev'de Zelenskiy ile yaptığı yüz yüze görüşmede, Batı ülkelerinin Moskova ve Kiev arasında bir barış anlaşmasına varmak için ‘aşırı istekli’ olduklarını belirtti. Aynı yılın Nisan ayında Putin, Kiev'in İstanbul anlaşmalarından ‘uzaklaştığını’, tarafların ise müzakere sürecine devam etmek yerine ‘Buça'da provokasyonla’ karşılaştığını ifade etti.
Kiev Nisan 2022'de fotoğraf ve videolara dayanarak Rusya'yı Buça'da cinayetler işlemekten sorumlu tuttu. Rusya ise, askerlerinin 30 Mart'ta oradan çekildiğini ve ardından Ukrayna'nın şehri bombaladığını belirterek, bunu provokasyon olarak nitelendirdi. Daha sonra gönüllülerden Boke adında bir kişi, Sputnik'e olayların kurgulandığını söyledi.
Daha sonra David Arahamiya, Rusya ile müzakerelerden vazgeçilmesini Boris Johnson'un tavsiye ettiğini doğruladı. Putin de İstanbul'daki barış görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasından Johnson'ı sorumlu tutarak, durumu ‘absürt ve üzücü’ olarak nitelendirdi.
▪️ Eylül 2022'de Ukrayna, Vladimir Putin ile müzakereleri yasama düzeyinde yasakladı. Zelenskiy daha önce müzakereler çağrısında bulunsa da, yeni bölgelerin (DHC, LHC, Herson ve Zaporojye bölgeleri) Rusya'ya katılımına ilişkin anlaşmalar imzalandıktan sonra, ‘farklı bir Rusya Devlet Başkanı ile’ müzakere yürüteceğini vurguladı.
▪️ Putin Haziran 2024'te yeni barış koşullarını açıkladı:
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin birlikleri yeni bölgelerden (DHC, LHC, Herson ve Zaporojye bölgeleri) çekilmesi,
Ukrayna'nın NATO'ya katılma niyetinden vazgeçmesi,
Rusya karşıtı yaptırımların kaldırılması.
Kiev bunu bir ültimatom olarak nitelendirdi.
2025
Şubat ayında Putin ve Trump, 2022'den o zamana kadar ilk kez 1.5 saat süren bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi, birlikte çalışmayı ve yüz yüze görüşmek üzere hazırlık yapmayı kararlaştırdı. Lavrov ve Rubio da görüşerek, diyaloğu yeniden tesis etme yönüdeki kararlılığını yineledi. Riyad'da ise üst düzey heyetler arasında (Lavrov, Uşakov, Rubio ve Witkoff) 4.5 saat süren bir görüşme gerçekleşti. Taraflar, büyükelçiliklerinin yeniden çalışmalarına başlaması ve Ukrayna konusunda müzakereler için hazırlıklara başlama konusunda anlaştı.
13 Mart, 11 Nisan, 25 Nisan ve 6 Ağustos tarihlerinde Putin ile Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff arasında bir dizi görüşme gerçekleşti. Görüşmelerde karşılıklı mesajlar verildi, ülkelerin Ukrayna ve uluslararası konulara ilişkin pozisyonları yakınlaştı.
Putin ve Trump 18 Mart'ta bir kez daha görüştü. Putin, ABD'nin enerji tesislerine yönelik saldırıların 30 gün süreyle karşılıklı olarak durdurulması önerisini kabul etti ve orduya bu yönde talimat verdi. Liderler Karadeniz'de seyrüsefer güvenliği konusunda müzakerelere başlama konusunda da anlaştı.
24 Mart'ta Riyad'da Ukrayna tarafı ile Karadeniz Girişimi üzerine teknik görüşmeler yapıldı, Rusya’yı Federasyon Konseyi Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Grigoriy Karasin ve Federal Güvenlik Servisi Direktörü’nün müşaviri Sergey Beseda temsil etti. Taraflar enerji tesislerine yönelik saldırıların yasaklanması ve deniz seyrüsefer güvenliği konusunda anlaşmaya varıldı, ancak Rusya, Karadeniz Girişimininin uygulanmasını, tarımsal ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasına bağladı.
Mayıs 2025'te Rusya, Ukrayna'ya 2022'de askıya alınan doğrudan müzakerelerin yeniden başlatılmasını ve 15 Mayıs'ta İstanbul'da ön koşulsuz olarak görüşme yapılmasını önerdi. Buna karşılık Vladimir Zelenskiy, Moskova'nın daha önce kabul edilemez olarak tanımladığı koşulları öne sürmeye başladı. Zelenskiy, Rusya'nın 12 Mayıs'tan itibaren tam ateşkesi kabul etmesi gerektiğini ve Kiev rejiminin ancak o zaman müzakere masasına oturacağını belirtti. Trump, Kiev'i Putin'in Türkiye'deki görüşme teklifini derhal kabul etmeye çağırdı, Zelenskiy kabul etti. Ukrayna’dan, Savunma Bakanı Rustem Umerov’un başkanlık bir heyet Rusya ile görüşmeler için İstanbul'a gönderildi.
Rusya ve Ukrayna heyetleri arasında doğrudan görüşmeler yeniden başladı (Rus heyetine Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Vladimir Medinskiy, Ukrayna heyetine ise Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Başkanı ve eski Savunma Bakanı Rustem Umerov* başkanlık ediyordu).
Kapsamlı esir ve cenaze takasları konusunda anlaşmalar yapıldı, taslak mutabakat metinleri üzerinde görüşüldü.
Rusya çalışma gruplarının oluşturulmasını önerdi.
*Rusya Federal Mali İzleme Servisi (Rosfinmonitoring) tarafından aşırılık yanlıları ve teröristler listesine dahil edilen kişi.


Mayıs-Temmuz 2025’te Türk tarafının arabuluculuğuyla İstanbul'da üç tur görüşme yapıldı

Mayıs-Temmuz 2025’te Türk tarafının arabuluculuğuyla İstanbul'da üç tur görüşme yapıldı
▪️ 15 Ağustos'ta Alaska'nın Anchorage kentinde Rusya Devlet Başkanı Putin ve ABD Başkanı Trump arasında tarihi bir yüz yüze görüşme gerçekleşti. Üçlü gruplar halinde yapılan görüşme iki saat 45 dakika sürdü. Rusya'yı Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Yuriy Uşakov, ABD’yi ise Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve ABD Başkanı Özel Temsilcisi Steve Witkoff temsil etti. Görüşmelerin ardından Putin, Ukrayna etrafındaki durumun Alaska'da görüşülen en önemli konulardan biri olduğunu açıkladı, kendisi ile Trump arasında iyi ve samimi bir temas oluştuğunu kaydetti (bu diyalog daha sonra ‘Anchorage ruhu’ olarak kayıtlara geçti). Rusya Devlet Başkanı, bu yolda ilerleyerek Ukrayna'daki çatışmanın sona erdirilebileceğini sözlerine ekledi. Trump ise Rusya ile Ukrayna anlaşması konusunda bazı noktalarda henüz anlaşmaya varılmamış olsa da, tarafların bir anlaşmaya varmak için ‘iyi bir şans’ yakaladıklarını söyledi.


▪️ Ekim-Aralık döneminde Rusya Devlet Başkanı'nın Yabancı Ülkelerle Yatırım ve Ekonomik İşbirliği Özel Temsilcisi Kirill Dmitriyev, Wittkoff ve Kushner ile kapalı görüşmeler yapmak üzere ABD’yi ziyaret etti. Görüşmelerde ABD'nin ‘barış planı’ konusu ele alındı, ancak o noktada bir uzlaşmaya varılamadı.
2026
Dmitriev, 8 Ocak’ta Paris’te ve 20 Ocak’ta Davos'ta olmak üzere Whitkoff ve Kushner ile görüşmeler yaptı. Beyaz Saray'ın ‘Ukrayna ile Trump'ın planının neredeyse tüm maddeleri üzerinde anlaşmaya vardığı’ ve Putin'den ABD'nin çatışma ile ilgili çözüm önerisine ‘net bir yanıt’ almak istediği kayıtlara geçmişti.
22 Ocak'ta Moskova'da Putin ile genişletilmiş ABD heyeti (Witkoff, Kushner ve ABD Genel Hizmetler İdaresi Federal Satın Alma Servisi Komiseri Gruenbaum) arasında görüşmeler gerçekleşti. Taraflar, (Rusya, ABD ve Ukrayna) üçlü güvenlik grubunun ilk toplantısının 23 Ocak'ta Abu Dabi'de yapılması konusunda anlaştı.

2026
23-24 Ocak’ta Abu Dabi’de Rusya, ABD ve Ukrayna arasında ilk üçlü görüşme kapalı kapılar ardında gerçekleşti. Olası ateşkes üzerinde duruldu. ABD, toprak sorununun çözülmesi gerektiğini kabul etti.
Üçlü görüşmelerin ikinci turu 4-5 Şubat tarihlerinde yine Abu Dabi'de gerçekleşti. Taraflar ateşkes izleme mekanizmaları konusunda anlaşmaya vardı, karşılıklı esir takası yapıldı.
17-18 Şubat tarihlerinde Cenevre'de üçlü görüşmelerin (Medinskiy, Witkoff, Budanov*) üçüncü turu düzenlendi. Toprak, güvenlik, askerler, politika ve ekonomi olmak üzere 5 konu ele alındı. Medinskiy, görüşmelerin zor ancak iş odaklı olduğunu bildirdi. Önümüzdeki haftalarda Putin, Trump ve Zelenskiy arasında olası bir görüşme olabileceği de duyuruldu.
* Rusya Federal Mali İzleme Servisi (Rosfinmonitoring) tarafından aşırılık yanlıları ve teröristler listesine dahil edilen kişi.