ANKARA'DAN HABER VAR

Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Tonbul: Verilen sözler tutulmazsa sosyal maliyeti yüksek olur

Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul, alım gücünün yükseltilmesini ve bazı meslek gruplarında yaşanan gelir kaybının telafi edilmesi talebinde bulundu. Tonbul, “Farklı sosyal olaylar meydana gelir. Hak aramak bir yol. Sendikalar olarak üyelerimizin hak ve menfaatlerini koruruz” dedi.
Sitede oku
Radyo Sputnik'te yayınlanan Aysel Alp'le Ankara'dan Haber Var programında, ekonomide öne çıkan konu başlıkları Ekonomist, Prof. Korkut Boratav ile; Memur-Sen internet sitesi üzerinden memur maaş zamlarına ilişkin yapılan açıklama ise Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul ile konuşuldu.

‘Sosyal maliyet ekonomik maliyetten yüksek olabilir’

Maaş zamlarına ilişkin verilen sözlerin tutulması çağırısı yapan Tonbul, aksi halde memurların haklarını arayacaklarını kaydetti. Tonbul, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sıkı para politikaları ile özellikle dar gelirlinin eline geçen parayı daha sıkarak yani talebi azaltarak siz enflasyonu düşürürseniz farklı şeylerin olacağını şimdiden hesaplamak gerekir. Çünkü sosyal maliyet sizin ekonomik maliyetinizden daha fazla olabilir diye düşünüyorum. Biz şimdiden ihtarımızı yapıyoruz. Cumhurbaşkanının verdiği sözü bir an önce yerine getirin ve daha fazla yapılması gereken şeyler var. Bir araya gelerek çözüm yolunu bulalım. Bu sefer farklı sosyal olaylar meydana gelir. Cumhurbaşkanının verdiği söz tutulması lazım. Geçmişte Arjantin’de de oldu bu olaylar. Bunlar insan doğasında var olan şeyler. Elbette ki sokaklara da iner. Hak aramak bir yol. Sendikalar olarak üyemizin hak ve menfaatlerini korumak için elbette ki sokaklar da bizi bekler. Yani neden inmeyelim? Ama biz bunun olacağını düşünmüyoruz.”

‘Eğitimli insanlar yetersiz ücret nedeni ile yılgınlığa düşüyor’

Alım gücü düşüşüne vurgu yapan Tonbul, eğitimli insanların yetersiz ücret sonucu yılgınlığa düştüğünü bildirdi. Tonbul, şunları söyledi:

“Temmuz’dan hemen sonra toplu sözleşme masasına oturacağız. Biz şunu diyoruz; alım gücü düştü, bunu Temmuz ayında telafi edelim. Bazı meslek gruplarında; mühendisler, şefler, müdürler gibi arkadaşlarımızın ciddi gelir kayıpları var. Şöyle bir durum söz konusu olmaya başladı; ‘O zaman liyakatin ne önemi var?’ gibi bir anlam ifade ediyor. Oysaki ülkemizde eğitime önem veriliyor. Bu eğitimli insanlar kamuda iş buluyorlarsa ve yeteri kadar ücret almıyorlarsa bir yılgınlığa gidiyorlar.”

‘Kira yardımı görüşülmeli’

Kira fiyatları artışına dikkat çeken Tonbul, kira yardımı sözünün de bir an önce görüşülmesi gerektiğini dile getirdi. Tonbul, “Biz 21500 TL’nin bugünkü şartlarda çok olduğunu düşünmüyoruz. Refahta buluşmamız lazım. Bugün Ankara’da ben oğluma ev aradım, 15 bin TL’den aşağı ev bulamıyorsunuz, en ücra semtlerde bile. İstanbul’u, Antalya’yı düşünemiyoruz. Onun dışında bu ifademizin içerisinde kira yardımını da cumhurbaşkanımız söz vermişti. Bunun da şimdiden görüşülmesinin faydalı olacağını düşünüyorum. Çünkü gelecekte büyük şehirlerde evi olmayan memurların daha küçük şehirlere tayin isteyeceği, bunun da hizmetlerin aksayacağı anlamına geliyor” dedi.

‘Dönüşümün faturasız olması imkansız’

Aysel Alp’in sorularını yanıtlayan Ekonomist, Prof. Korkut Boratav ise ekonomide politika değişikliğinin bir ‘faturası’ olacağını kaydetti. Boratav, bu konudaki öngörülerini şöyle anlattı:

“Önemli bir politika dönüşümü içindeyiz ve bu dönüşümün faturasız olması imkansız. Problem şu; Mehmet Şimşek uluslararası finans çevrelerinde iyi bilinen bir isimdir. Finansal kuruluşların yönetiminde olmuş, prestiji var. Esas olarak büyük fon yöneticisi Batı sermaye çevrelerinin Türkiye için öteden beri tavsiye ettikleri kısa dönemli reçeteyi getirecek mi getirmeyecek mi? Kritik mesele bu. Bu şunlardan oluşuyor; yapay olarak düşük tutulan merkez bankasının politika faizi yükseltilecek. Yükseltmenin arka planında bir de kurumsal öneri var; Merkez Bankası siyasi iktidardan bağımsız olacak. Merkez Bankası esas olarak uluslararası finans çevrelerinin ortamına, taleplerine, eğilimlerine bağlı olarak, enflasyonu da izleyerek özerk davranacak. Ana kural; sermaye hareketlerinin bozulan serbestliği yeniden inşa edilmesi lazım."

‘Mehmet Şimşek yumuşak olmayan bir faiz artışına adım atacak’

Mehmet Şimşek’in faiz artışına gideceğini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu artışa göz yumacağını ifade eden Boratav, şöyle konuştu:

“Şu anda Mart ayında yapılacak yerel seçimler var. Cumhurbaşkanı buna büyük önem veriyor. Dolayısıyla bir dizi kamu maliyesi ile ilgili taahhüt yaptı. Seçim öncesinde bu beklentilerin kısılmasını büyük ihtimalle kabul etmeyecektir cumhurbaşkanı. Yani büyük ihtimalle faiz artışlarına göz yumacak. Yüksek faiz artışı gerçekleşirse bankaların ellerinde zorunlu olarak aldıkları hazine tahvillerinin değeri düşecek ve bu banka bilançolarını büyük bir sıkıntıya sürükleyecek. Bu çelişkili etkenlerde cumhurbaşkanı ve Mehmet Şimşek arasındaki ön anlaşmanın ne olduğuna ilişkin şu öngörüyü yapıyorum; büyük ihtimalle mali disiplini ertelemeyi kabul ediyor Mehmet Şimşek ama pek de yumuşak olmayan bir faiz artışına ilk adımı atacak. Bunun yapılması için yeni merkez bankası başkanının para kurulunu değiştirmesi lazım.”

‘Şimşek’in gelişi Türkiye’nin risk puanını düşürdü’

Mehmet Şimşek’in yeni Hazine ve Maliye Bakanı olması ile ilgili değerlendirmede bulunan Boratav, “Tek olumlu gelişme şudur; tek başına Mehmet Şimşek’in gelmesi Türkiye’nin uluslararası risk puanının 700’den 500’ler eşiğine kadar inmesini sağladı. Bu iyimser bir dış beklentinin uluslararası büyük bankalarda en azından devam ettiğini, banka borçlarının döndürülmesinde bir parça iyimserliğe kapı aralandığını gösteriyor” dedi.

‘IMF için ABD’nin onayı gerekir’

IMF ile bir ‘kurtarma operasyonunun’ yapılabilmesi için ABD’nin onayı gerektiğini bildiren Boratav, şunları kaydetti:

“IMF ile henüz müzakere yok. Bu uzun süreli bir iştir. Büyük bir kurtarma operasyonunun IMF ile yapılabilmesi için Amerika’nın onayı lazımdır. ABD her büyük IMF kredisinin yönetim kurulundaki varlığı nedeniyle söz hakkı vardır. Dış siyasi ilişkilerin Amerika ile uyumsuzlukların giderilmesi büyük önem taşıyor o bakımdan.”

Yorum yaz