Donbas'tan Ortadoğu'ya: 'Savaşın çocukları' Ankara'da anlatıldı

© Sputnik / Osman Nuri Cerit
Abone ol
Özel
Rusya'nın Ankara Büyükelçiliği ve Rus Evi'nin katılımıyla düzenlenen “Kahramanlarımızın Zamanı” belgesel film festivali, Donbas ve Ortadoğu'daki savaşların çocuklar üzerindeki etkilerini gündeme taşıdı. Rusya Büyükelçisi Verşinin, savaşlarda sivillerin yaşadığı trajedilere dikkat çekerek Batı'nın ifade özgürlüğü konusundaki tutumunu eleştirdi.
Rusya'nın Türkiye Büyükelçiliği ve Rus Evi'nin katılımıyla, "Kahramanlarımızın Zamanı" uluslararası belgesel film festivali 7 Kasım'da Ankara'da düzenlendi. Festivalin ana teması, Donbas ve Ortadoğu'daki savaş çocuklarının yaşadıkları zorlar olarak belirlendi.
Festival programı, öğretmen yetiştirme kolejinde öğrencilerin hayatını kaybettiği terör saldırısını konu alan "Starobelsk. Çocuklar Ölmemeli" filminim gösterimi ile başladı. Belgesel filmde, hayatta kalan öğrencilerin ve öğretmenlerin tanıklıkları aracılığıyla trajedinin kronolojisini yeniden kurguluyor ve savaş nedeniyle hayatlarını kaybeden gençlerin hikayelerini anlatıldı.
Programdaki bir diğer film ise, Olga Kiriy ve Mikhail Alaeddin'in İran ve Lübnan'a yapılan askeri saldırıları konu alan "Doğu. Fethedilmemiş" filmi oldu. Film, kayıp ve yıkıma rağmen ülkelerinin egemenliğini savunmaya devam eden insanların kaderine konu aldı.
Rusya'nın Türkiye Büyükelçisi Sergey Vasilyeviç Verşinin ve Ankara'daki Rus Evi Başkan Aleksandr Sotniçenko'nun ev sahipliği yaptığı etkinliğe İran İslam Cumhuriyeti Ankara Kültür Müsteşarı Asghar Farsi ve Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin konuk olarak katıldı.
Rusya'nın Türkiye Büyükelçisi Sergey Vasilyeviç Verşinin programın açılışında yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
Festival programı, öğretmen yetiştirme kolejinde öğrencilerin hayatını kaybettiği terör saldırısını konu alan "Starobelsk. Çocuklar Ölmemeli" filminim gösterimi ile başladı. Belgesel filmde, hayatta kalan öğrencilerin ve öğretmenlerin tanıklıkları aracılığıyla trajedinin kronolojisini yeniden kurguluyor ve savaş nedeniyle hayatlarını kaybeden gençlerin hikayelerini anlatıldı.
Programdaki bir diğer film ise, Olga Kiriy ve Mikhail Alaeddin'in İran ve Lübnan'a yapılan askeri saldırıları konu alan "Doğu. Fethedilmemiş" filmi oldu. Film, kayıp ve yıkıma rağmen ülkelerinin egemenliğini savunmaya devam eden insanların kaderine konu aldı.
Rusya'nın Türkiye Büyükelçisi Sergey Vasilyeviç Verşinin ve Ankara'daki Rus Evi Başkan Aleksandr Sotniçenko'nun ev sahipliği yaptığı etkinliğe İran İslam Cumhuriyeti Ankara Kültür Müsteşarı Asghar Farsi ve Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin konuk olarak katıldı.
Rusya'nın Türkiye Büyükelçisi Sergey Vasilyeviç Verşinin programın açılışında yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
"Bizlerin yapması gereken tek şey, sadece bu acıları durdurmakla sınırlı kalmamalı, bunların neden yaşandığını da anlamamız gerekir. Bugün izleyeceğimiz iki film Dünya’nın farklı noktalarını konu alıyor. Ancak onları birleştiren ortak payda, hiçbir suçu ve günahı olmayan masum, kendi halindeki insanların yaşadıkları trajedidir. Bu yıl Starobelsk’te pedagoji teknik okuluna insanlık suçu teşkil eden haince bir terör saldırısı düzenlendi. Öğretmen olmak isteyen kızıyla erkeğiyle onlarca genç katledildi. Sırf siyasi tercihleri yüzünden öldürüldüler. Tıpkı Lübnan’da ve Gazze’de vuku bulan ve bugün hâlâ devam eden trajediler gibi İran’da da bir facia yaşandı. İran’da onlarca, hatta yüzden fazla masum çocuk, öğrenci ve öğretmen hayatını kaybetti. Bu hadiseler, insanların hakikati bilmesini, insanların kendi istedikleri gibi bir hayatlarını yaşamalarını istemeyen odakların başvurduğu son derece pervasız ve şiddet dolu terör eylemlerinin yalnızca birer tezahürüdür. Bunu görmeli, bunu anlamalı, bunu hatırımızda tutmalı ve gereken dersleri çıkarmalıyız. Zira gayet iyi biliyoruz ki insanın, insanların, masum ve kendi halindeki insanların normal bir yaşantıya, kendi değerlerine, inancına ve kültürüne saygı duyulan bir yaşama yönelik iradesini ne kaba kuvvetle hele hele ne de terör yöntemleriyle durdurmak mümkündür. Enformasyon sahasında nasıl bir savaş yürütüldüğünü de görüyoruz. Batı başkentlerinde sözde ifade özgürlüğü ve demokrasi havarisi kesilenlerin, dayatmak istedikleri tek tip bakış açısının dışındaki farklı sesleri nasıl susturmaya çalıştıklarına şahit oluyoruz."

