ABD'de 2028 ipuçlarını Gülru Gezer yorumladı: Rubio istifa edebilir, Cumhuriyetçilerde kırılma, Demokratlarda arayış
© Sputnik
Abone ol
Özel
Dış Politika Analisti ve Eski Los Angeles Başkonsolosu Gülrü Gezer, İsrail'e yönelik tepkinin Amerikan siyasetinde önemli bir kırılma yarattığını belirterek "Artık İsrail lobisinin desteği siyasete tutunmanızı zorlaştıran bir şey haline geldi" derken, 2028 öncesi Marco Rubio dahil ayrışma olasılıklarına, Demokratlarda ise seçeneklere değindi.
ABD'de yapılan seçimler, Demokratların elde ettiği başarı ve Cumhuriyetçilerin yaşadığı kayıpla ülkenin siyasi dengelerinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Seçmenlerin tercihlerinde ekonomik sorunlar belirleyici olurken, İran savaşı ve İsrail'e verilen destek de Amerikan siyasetindeki tartışmaların merkezine yerleşti.
Dış Politika Analisti ve Eski Los Angeles Başkonsolosu Gülrü Gezer, Sputnik Türkiye'ye yaptığı değerlendirmede, seçim sonuçlarının yalnızca Cumhuriyetçilere yönelik bir tepki olarak okunmaması gerektiğini, İsrail lobisinin Amerikan siyasetindeki geleneksel etkisinin de sorgulanmaya başladığını söyledi.
Gezer, Amerikan seçmeninin genellikle dış politika refleksiyle oy kullanmadığını, bu seçimlerde de ekonomik koşulların belirleyici olduğunu vurguladı. İran savaşıyla birlikte benzin fiyatlarının, enflasyonun ve konut kredisi maliyetlerinin yükselmesinin seçmenin ekonomik kaygılarını artırdığını belirten Gezer, "Aslında Demokratlar büyük bir zafer elde etti. Demokratların başarısı yadsınamaz ama burada Cumhuriyetçilerin de büyük bir başarısızlığı var" dedi.
'Eskiden belediye defterdarlığına bile aday olsanız Yahudi lobisinin desteğini almanız gerekirdi'
Seçim sonuçlarının ortaya koyduğu önemli değişimlerden birinin İsrail'e ve Netanyahu hükümetine yönelik tepkinin Amerikan siyasetinde daha görünür hale gelmesi olduğunu belirten Gezer, 7 Ekim sonrasında Filistin yanlısı bir toplumsal dalganın oluştuğuna dikkat çekti.
Bu tepkinin artık yalnızca sokak gösterileriyle sınırlı kalmadığını, seçim kampanyalarının finansmanına ilişkin tartışmalara da yansıdığını kaydeden Gezer, siyasetçilerin Yahudi lobisiyle bağlantılı siyasi eylem komitelerinden (PAC) finansman almak istemediklerini açıkça dile getirmeye başladığını söyledi.
Gezer, bu değişimi şöyle değerlendirdi:
"Eskiden Amerikan siyasetinde belediye defterdarlığına bile aday olsanız Yahudi lobisinin desteğini almanız gerekirdi. Şimdi ise bambaşka bir durum ortaya çıktı. Artık Yahudi lobisinin desteğini almak bir avantaj değil, aksine siyasete tutunmanızı zorlaştıran bir şey haline geldi."
İsrail lobisinin Amerikan siyasetindeki etkisinin bir anda ortadan kalkacağını söylemenin gerçekçi olmayacağını vurgulayan Gezer, buna rağmen önemli bir siyasi kırılma yaşandığını belirtti:
"Bugünden yarına İsrail lobisi tamamen etkisiz hale gelecek demiyorum. Öyle bir şey yok. Ancak artık başka bir dinamik var."
Gezer'e göre, Demokratların seçim başarısının ardından İsrail'e verilen desteğin ve Washington-Tel Aviv ilişkilerinin yeniden değerlendirilmesine yönelik açıklamalar da dikkat çekici. Gezer, "Üç dört yıl önce İsrail ile ilişkilerimizi gözden geçirelim, İsrail Gazze'de soykırım yapıyor gibi ifadeler Amerikan siyasetinde düşünülemezdi. Bugün ise bunlar yalnızca tartışılmıyor; Demokratların da güç kazanmasıyla eyleme dönüşebileceğini görüyoruz" ifadelerini kullandı.
'Cumhuriyetçiler Trump'tan uzaklaşmaya çalışabilir, Rubio istifa edip seçime odaklanabilir'
Seçim sonuçlarının Cumhuriyetçi Parti içinde de yeni bir siyasi hesaplaşmayı beraberinde getirebileceğini belirten Gezer, bazı isimlerin Trump yönetiminden kendilerini ayrıştırmaya başladığını söyledi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in sosyal medya üzerinden yaptığı uzun açıklamaya ve eleştirel çıkışlarına dikkat çeken Gezer, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun istifa ederek seçim hazırlıklarına yönelebileceği yönündeki Amerikan basını iddialarını da hatırlattı.
Gezer, Cumhuriyetçi siyasetçilerin İran savaşının Amerikan kamuoyunda karşılık bulmadığını ve ekonomik maliyetinin seçmenlerin gündelik hayatını etkilediğini gördüğünü belirterek, "Kendi siyasi ikbalini düşünen Cumhuriyetçilerin Trump'tan kendilerini ayrıştırmaya çalıştıklarını görüyoruz. Hem Trump yönetimi içinde hem de Kongre'deki Cumhuriyetçiler arasında daha farklı bir duruş ortaya çıkacağını değerlendiriyorum" dedi.
Demokratların elde ettiği zaferin beklenenden güçlü olduğunu vurgulayan Gezer, Cumhuriyetçilerin şimdiden iki yıl sonraki seçimlere hazırlanmaları gerektiğini, ancak Demokratların da bu kazanımı kalıcı bir siyasi başarıya dönüştürmek için strateji geliştirmelerinin şart olduğunu söyledi.
Demokratlarda liderlik sorunu: 'Şu anda öne çıkan bir isim yok'
Demokratların önündeki en önemli sorunlardan birinin liderlik eksikliği olduğunu belirten Gezer, partinin kendi içinde farklı siyasi eğilimlere bölündüğüne dikkat çekti.
Partinin hem ilerici kanadını hem de daha muhafazakar seçmenlere hitap eden kesimini bir arada tutabilecek, aynı zamanda Cumhuriyetçilerin oy alabildiği salıncak eyaletlerde de karşılık bulabilecek bir aday çıkarması gerektiğini ifade eden Gezer, Bernie Sanders ve Alexandria Ocasio-Cortez gibi isimlerin bu açıdan farklı sınırlılıklara sahip olduğunu söyledi.
Gezer, "Demokratların hem kendi partisini etrafında birleştirebilecek hem de Cumhuriyetçilerden oy alabilecek bir lider çıkarması lazım. Şu anda öyle bir isim görünürde yok. Bu konu üzerinde çalışmaları gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.
'Amerikalılar gerçekten bir kadın başkana hazır mı?'
2028 başkanlık seçimlerine giderken Demokratların eski başkan adayı Kamala Harris'i yeniden gündeme alıp almaması gerektiği sorusunu da yanıtlayan Gezer, Harris'in seçmeni arkasından sürükleyebilecek liderlik vasıflarına sahip olmadığını düşündüğünü belirtti.
Harris'in kısa sürede aday gösterilmesinin de seçim sürecinde dezavantaj yarattığını kaydeden Gezer, bununla birlikte ABD'de kadın başkan seçilmesine yönelik toplumsal tutumun da sorgulanması gerektiğini söyledi.
Gezer, "Dünyanın en eski demokrasilerinden biri olarak kabul edilen ABD, acaba gerçekten bir kadın başkana hazır mı? Bu da çok üzücü bir soru. Kadın hakları açısından bunu düşünmek gerekiyor. Hillary Clinton denedi, olmadı. Kamala Harris de son anda seçimlere girdiği için dezavantajlıydı. Ancak Amerikalılar gerçekten bir kadın başkana hazır mı, bence bunun da düşünülmesi lazım" ifadelerini kullandı.


