https://anlatilaninotesi.com.tr/20261102/turkiyeden-kacirilan-100-kultur-varligi-daha-topraklarina-dondu-savcinin-50-yil-onceki-notu-dayanak-1110054382.html
Türkiye'den kaçırılan 100 kültür varlığı daha topraklarına döndü: Savcının 50 yıl önceki notu dayanak oldu
Türkiye'den kaçırılan 100 kültür varlığı daha topraklarına döndü: Savcının 50 yıl önceki notu dayanak oldu
Sputnik Türkiye
ABD'den Türkiye'ye iadesi sağlanan 100 kültür varlığı İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde tanıtıldı. 02.11.2026, Sputnik Türkiye
2026-11-02T15:32+0300
2026-11-02T15:32+0300
2026-11-02T15:33+0300
yaşam
mehmet nuri ersoy
tarihi eser
tarihi eser kaçakçılığı
türkiye
abd
arkeolojik kalıntı
i̇stanbul arkeoloji müzesi
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/0b/02/1110053779_0:161:3071:1888_1920x0_80_0_0_1438a44481d4a2b4b0f0aef3adb976a3.jpg
Türkiye'den yıllar önce kaçırılan 100 kültür varlığı topraklarına geri döndü. ABD'den Türkiye'ye iadesi sağlanan 100 kültür varlığı İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde tanıtıldı. Kaçış Yok: Bouban sergisinin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "1976'da savcımızın 'Tespit edilip belgelenenler dışında başka eserlerin de çalındığı yapılan incelemeden anlaşılmaktadır.' şeklinde olay yeri tutanağına kaydettiği bir cümle, yıllar sonra Aphrodisias kökenli eserlerimiz üzerindeki haklarımızı savunabilmemizi sağlayan ciddi bir dayanak oldu" dedi. Müzayedede satılacaklardı : 70 yıl sonra geri geldilerAnadolu'nun farklı dönemlerinde ait eserlerin Türkiye'ye dönmesini sağladıklarını anlatan Bakan Ersoy, ABD'de yerleşik bir müzayede evinin mayıs ayında düzenlediği bir müzayedede Anadolu kökenli eserlerin satışa sunulduğunun belirlendiğini aktararak, şu bilgileri verdi:"Bunun üzerine bakanlığımız harekete geçmiş, bilimsel veri ve belgelerimiz Manhattan Bölge Savcılığı ve HSI ile paylaşılmış, eserlerin satışı durdurularak Türkiye'ye iadeleri sağlanmıştır. İade kapsamındaki 100 parça içerisindeki önemli gruplardan birini, Tokat ili Erbaa ilçesindeki Horoztepe kökenli 40 eser oluşturuyor. Milattan önce 2300 ila 2000 yıllarına tarihlenen bu grup, törensel müzik aletlerinden silahlara ve metal kaplara kadar Erken Tunç Çağı Anadolu'sunun gelişmiş metal işçiliğini yansıtıyor."Ersoy, Horoztepe buluntularına ilişkin araştırmada Prof. Dr. Tahsin Özgüç'ün bilimsel çalışmalarından yararlanıldığına işaret ederek, 1953'teki kaçak kazılara ve sonrasında kurtarılan eserlere ait kayıtların, buluntuların yurt dışına çıkarılma ve müze koleksiyonlarına dahil edilme süreçlerinin aydınlatılmasına katkı sağladığını, ayrıca yaklaşık 70 yıl sonra eserlerin Türkiye'ye dönüşünün, kazı buluntuları ile arşiv belgelerinin birlikte değerlendirilmesi sayesinde mümkün olduğunu ifade etti.Milattan önce 6'ıncı yüzyıla ait eserlerde geri alındıİadesi sağlanan ikinci eser grubunun Burdur ili Düver köyü kökenli 44 pişmiş toprak mimari levhadan oluştuğunu kaydeden Ersoy, "Bu eserler, milattan önce 6. yüzyıla, yani yaklaşık milattan önce 700 ila 480 yılları arasındaki Arkaik Dönem'e tarihleniyor. O dönem yapılarının çatı ve kaplama düzenlerine ait bu parçaların bezemeleri, biçimleri ve üslupları bilinen örneklerle karşılaştırıldı, arşiv ve koleksiyon kayıtlarıyla dağılışları izlendi. Neticede 2022'de ABD'den, 2024 yılında Danimarka'dan ve 2025 yılında Virginia Güzel Sanatlar Müzesi'nden sağladığımız iadelerin ardından bugün de J. Paul Getty Müzesi'ndeki bu grubu ülkemize kazandırmış olduk." diye konuştu.50 yıl önceki not gerçekleri ortaya çıkardıMehmet Nuri Ersoy, hazırlanacak proje kapsamında İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin koleksiyonlarındaki parçalarla bu eserlerin bir araya getirileceğini söyleyerek, iade edilen Aphrodisias Antik Kenti'ne ait portreye dair de şunları kaydetti:Boubon Antik Kenti'ndeki heykeller kaçırılmıştıÖne çıkan bu eserler dışında iadesi sağlanan koleksiyonda aynı zamanda tiyatro maskları ve tanrıça heykelcikleri gibi çok özel parçalar bulunduğunu belirten Ersoy, "Kaçış Yok: Boubon" sergisinin ise tarihi eser kaçakçılığına karşı kararlılıkla sürdürülen mücadelenin sonuçlarını özel bir örnekle gözler önüne serdiğini söyledi. Bakan Ersoy, Burdur'un Gölhisar ilçesine bağlı İbecik köyü yakınlarındaki Boubon Antik Kenti'nde Roma imparatorları ve imparatorluk ailesi adına yapılan Sebasteion Tapınağı'nda bulunan bronz heykellerin, 1960'lı yıllardaki kaçak kazılarla parçalanarak yurt dışına çıkarıldığını ve heykellere ait baş, gövde ile uzuvların birbirinden ayrıldığını ve aynı eserin parçalarının farklı ülkelerdeki koleksiyonlara dağıldığını anlattı.Sergideki insan boyutunu aşan anıtsal bronz heykellerin izini sürme çalışmalarının yıllar önce Prof. Dr. Jale İnan'ın öncülüğünde başladığına işaret eden Ersoy, "İnan'ın yazıtları, kaideleri ve yurt dışındaki heykelleri birlikte değerlendiren araştırmaları, bugün yürüttüğümüz çalışmaların bilimsel temelini oluşturdu. Bu uzun soluklu mücadelenin yolunu açan çalışmaları ve kültürel mirasımızın korunmasına adadığı emekleri için kendisini saygı ve minnetle anıyorum." dedi.-
https://anlatilaninotesi.com.tr/20261030/kastamonuda-gizemli-kesif-tarlasini-suren-ciftci-tarihi-lahit-buldu-1110003119.html
abd
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/0b/02/1110053779_170:0:2901:2048_1920x0_80_0_0_b38ac95c98b7793f26e4b3b75e729dd5.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
mehmet nuri ersoy, tarihi eser, tarihi eser kaçakçılığı, türkiye, abd, arkeolojik kalıntı, i̇stanbul arkeoloji müzesi
mehmet nuri ersoy, tarihi eser, tarihi eser kaçakçılığı, türkiye, abd, arkeolojik kalıntı, i̇stanbul arkeoloji müzesi
Türkiye'den kaçırılan 100 kültür varlığı daha topraklarına döndü: Savcının 50 yıl önceki notu dayanak oldu
15:32 02.11.2026 (güncellendi: 15:33 02.11.2026) ABD'den Türkiye'ye iadesi sağlanan 100 kültür varlığı İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde tanıtıldı.
Türkiye'den yıllar önce kaçırılan 100 kültür varlığı topraklarına geri döndü. ABD'den Türkiye'ye iadesi sağlanan 100 kültür varlığı İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde tanıtıldı. Kaçış Yok: Bouban sergisinin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "1976'da savcımızın 'Tespit edilip belgelenenler dışında başka eserlerin de çalındığı yapılan incelemeden anlaşılmaktadır.' şeklinde olay yeri tutanağına kaydettiği bir cümle, yıllar sonra Aphrodisias kökenli eserlerimiz üzerindeki haklarımızı savunabilmemizi sağlayan ciddi bir dayanak oldu" dedi.
Müzayedede satılacaklardı : 70 yıl sonra geri geldiler
Anadolu'nun farklı dönemlerinde ait eserlerin Türkiye'ye dönmesini sağladıklarını anlatan Bakan Ersoy, ABD'de yerleşik bir müzayede evinin mayıs ayında düzenlediği bir müzayedede Anadolu kökenli eserlerin satışa sunulduğunun belirlendiğini aktararak, şu bilgileri verdi:
"Bunun üzerine bakanlığımız harekete geçmiş, bilimsel veri ve belgelerimiz Manhattan Bölge Savcılığı ve HSI ile paylaşılmış, eserlerin satışı durdurularak Türkiye'ye iadeleri sağlanmıştır. İade kapsamındaki 100 parça içerisindeki önemli gruplardan birini, Tokat ili Erbaa ilçesindeki Horoztepe kökenli 40 eser oluşturuyor. Milattan önce 2300 ila 2000 yıllarına tarihlenen bu grup, törensel müzik aletlerinden silahlara ve metal kaplara kadar Erken Tunç Çağı Anadolu'sunun gelişmiş metal işçiliğini yansıtıyor."
Ersoy, Horoztepe buluntularına ilişkin araştırmada Prof. Dr. Tahsin Özgüç'ün bilimsel çalışmalarından yararlanıldığına işaret ederek, 1953'teki kaçak kazılara ve sonrasında kurtarılan eserlere ait kayıtların, buluntuların yurt dışına çıkarılma ve müze koleksiyonlarına dahil edilme süreçlerinin aydınlatılmasına katkı sağladığını, ayrıca yaklaşık 70 yıl sonra eserlerin Türkiye'ye dönüşünün, kazı buluntuları ile arşiv belgelerinin birlikte değerlendirilmesi sayesinde mümkün olduğunu ifade etti.
Milattan önce 6'ıncı yüzyıla ait eserlerde geri alındı
İadesi sağlanan ikinci eser grubunun Burdur ili Düver köyü kökenli 44 pişmiş toprak mimari levhadan oluştuğunu kaydeden Ersoy, "Bu eserler, milattan önce 6. yüzyıla, yani yaklaşık milattan önce 700 ila 480 yılları arasındaki Arkaik Dönem'e tarihleniyor. O dönem yapılarının çatı ve kaplama düzenlerine ait bu parçaların bezemeleri, biçimleri ve üslupları bilinen örneklerle karşılaştırıldı, arşiv ve koleksiyon kayıtlarıyla dağılışları izlendi. Neticede 2022'de ABD'den, 2024 yılında Danimarka'dan ve 2025 yılında Virginia Güzel Sanatlar Müzesi'nden sağladığımız iadelerin ardından bugün de J. Paul Getty Müzesi'ndeki bu grubu ülkemize kazandırmış olduk." diye konuştu.
50 yıl önceki not gerçekleri ortaya çıkardı
Mehmet Nuri Ersoy, hazırlanacak proje kapsamında İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin koleksiyonlarındaki parçalarla bu eserlerin bir araya getirileceğini söyleyerek, iade edilen Aphrodisias Antik Kenti'ne ait portreye dair de şunları kaydetti:
"Bakanlığımız uzmanları, arşiv belgeleri ile geçmiş koleksiyon kayıtlarını karşılaştırarak portrenin kentle bağını ve yurt dışındaki koleksiyonlara uzanan geçmişini araştırdı. Bu süreçte 1976'da savcımızın 'Tespit edilip belgelenenler dışında başka eserlerin de çalındığı yapılan incelemeden anlaşılmaktadır.' şeklinde olay yeri tutanağına kaydettiği bir cümle, yıllar sonra Aphrodisias kökenli eserlerimiz üzerindeki haklarımızı savunabilmemizi sağlayan ciddi bir dayanak oldu. Arkeolojik verilerle birlikte değerlendirilen bu belgeler, eserin izlediği yolun aydınlatılmasına ve iade talebimizin somut kanıtlarla desteklenmesine önemli katkı sağladı."
Boubon Antik Kenti'ndeki heykeller kaçırılmıştı
Öne çıkan bu eserler dışında iadesi sağlanan koleksiyonda aynı zamanda tiyatro maskları ve tanrıça heykelcikleri gibi çok özel parçalar bulunduğunu belirten Ersoy, "Kaçış Yok: Boubon" sergisinin ise tarihi eser kaçakçılığına karşı kararlılıkla sürdürülen mücadelenin sonuçlarını özel bir örnekle gözler önüne serdiğini söyledi. Bakan Ersoy, Burdur'un Gölhisar ilçesine bağlı İbecik köyü yakınlarındaki Boubon Antik Kenti'nde Roma imparatorları ve imparatorluk ailesi adına yapılan Sebasteion Tapınağı'nda bulunan bronz heykellerin, 1960'lı yıllardaki kaçak kazılarla parçalanarak yurt dışına çıkarıldığını ve heykellere ait baş, gövde ile uzuvların birbirinden ayrıldığını ve aynı eserin parçalarının farklı ülkelerdeki koleksiyonlara dağıldığını anlattı.
Sergideki insan boyutunu aşan anıtsal bronz heykellerin izini sürme çalışmalarının yıllar önce Prof. Dr. Jale İnan'ın öncülüğünde başladığına işaret eden Ersoy, "İnan'ın yazıtları, kaideleri ve yurt dışındaki heykelleri birlikte değerlendiren araştırmaları, bugün yürüttüğümüz çalışmaların bilimsel temelini oluşturdu. Bu uzun soluklu mücadelenin yolunu açan çalışmaları ve kültürel mirasımızın korunmasına adadığı emekleri için kendisini saygı ve minnetle anıyorum." dedi.