Mekke Savunma Anlaşması komisyonda kabul edildi
16:10 27.10.2026 (güncellendi: 16:26 27.10.2026)

© TCCB / Murat Çetinmühürdar
Abone ol
Türkiye-Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke İttifaki anlaşması Dışişleri Komisyonu'nda kabul edildi.
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında ortak savunmayı öngören Mekke Savunma İttifakı Anlaşması, TBMM Dışişleri Komisyonu’nda çoğunluk oyuyla kabul edildi. Komisyon Başkanı Fuat Oktay, anlaşmanın saldırı ya da üçüncü ülkelere karşı bloklaşma amacı taşımadığını belirterek, ittifakın müşterek savunma, terörizmle mücadele ve savunma sanayisinde yerli imkanların geliştirilmesi olmak üzere üç temel üzerine kurulduğunu söyledi.
'Kolektif bir caydırıcılık kalkanı inşa edilmesinin kayda değer bir gelişme'
TBMM Dışişleri Komisyonu AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplandı. Orta Doğu'daki gelişmeler, Rusya-Ukrayna savaşı, Kafkaslar, Balkanlar ve Kuzey Afrika'daki hassasiyetlerin bölgesel güvenliği doğrudan etkilediğini söyleyen Oktay, Mekke Anlaşması ile "Ortadoğu'da kolektif bir caydırıcılık kalkanı inşa edilmesinin kayda değer bir gelişme olduğunu" söyledi.
Dün Tahran'da yapılan görüşmelerin kıymetli olduğunu aktaran Oktay, "Ülkemizin imzaladığı ve taraf olduğu anlaşmalar, bir saldırı, yayılmacılık ya da üçüncü ülkelere karşı bir bloklaşma ittifakı değildir. Tam aksine ülkemiz, caydırıcılığı artıracak, coğrafyamızı tahkim edecek, barışı ve istikrarı hedefleyen savunma anlaşmalarının tarafıdır. Bu bağlamda, Mekke Anlaşması'nın dışlayıcı bir güvenlik mimarisi önermemesi ve bölgesel barış ve istikrar vizyonunu paylaşan diğer aktörlerin katılımına imkan tanıması bağlamında kıymetlidir" ifadelerini kullandı.
Dün Tahran'da yapılan görüşmelerin kıymetli olduğunu aktaran Oktay, "Ülkemizin imzaladığı ve taraf olduğu anlaşmalar, bir saldırı, yayılmacılık ya da üçüncü ülkelere karşı bir bloklaşma ittifakı değildir. Tam aksine ülkemiz, caydırıcılığı artıracak, coğrafyamızı tahkim edecek, barışı ve istikrarı hedefleyen savunma anlaşmalarının tarafıdır. Bu bağlamda, Mekke Anlaşması'nın dışlayıcı bir güvenlik mimarisi önermemesi ve bölgesel barış ve istikrar vizyonunu paylaşan diğer aktörlerin katılımına imkan tanıması bağlamında kıymetlidir" ifadelerini kullandı.
Anlaşma'nın genişleme sürecinin kontrolsüz bir mekanizmaya izin vermemesinin önemine dikkat çeken Oktay, "İttifakın büyümesi ve yeni üyelerin kabulü, çekirdek tarafların ve dolayısıyla ülkemizin onayına, rızasına ve stratejik filtresine tabi olması doğal olarak büyük ehemmiyet taşımaktadır" dedi.
'Mekke Anlaşması'na, izole tek bir metin olarak da bakmamak gerekir'
Anlaşma kapsamında caydırıcılık en üst düzeyde tesis edilirken, taraf ülkelerin egemenlik haklarına, uluslararası yükümlülüklerine ve anayasal süreçlerine de mutlak bir saygı gösterildiğine dikkati çeken Oktay, şunları kaydetti:
Kolektif savunma hükümlerinin kendiliğinden ve mekanik bir şekilde işlemesinden ziyade atılacak her adımın, tarafların kendi anayasal yükümlülükleri, milli mevzuatları ve yetkili makamlarının tasarrufları çerçevesinde yürürlüğe girmesi esasının benimsendiği görülmektedir.
Bu doğrultuda, en üst düzeyde istişare mekanizmalarının işletilmesi ve ortak mutabakatın aranması önemli bir husustur.
Bu ittifak mimarisinin 3 ana sacayağı üzerinde yükseldiği ifade edilebilir: Müşterek savunma, terörizmle kararlı mücadele ve savunma sanayisinde yerli imkanların geliştirilmesi. Bu başlıkların her biri hem ülkemiz hem de coğrafyamızın geleceği için hayati ehemmiyete haizdir. Esasen Mekke Anlaşması'na, izole tek bir metin olarak da bakmamak gerekir.
Mekke Savunma Anlaşması nedir?
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında Ortak Savunma için Mekke Anlaşması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman tarafından 7 Ağustos'ta Mekke'de imzalandı.
Komitenin ilk toplantısı 31 Ağustos'ta Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Toplantıda anlaşmanın kurumsallaştırılmasına yönelik teknik çalışmalar ele alındı.
Anlaşma, yayınlanan ortak metne göre "her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma iş birliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir."

