Dış Politika Uzmanı Orallı: ABD'deki siyasi rekabet barışı gölgelememeli

Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik her diplomatik girişimin, Washington’da yeni bir siyasi hesaplaşmanın konusu hâline gelmesi, Amerikan dış politikasının temel açmazlarından birini gözler önüne seriyor. Trump yönetiminin Rusya’dan dizel yakıt tedarikini kolaylaştırmak amacıyla yaptırımları geçici olarak gevşetmesi ve Moskova’nın piyasaya yakıt sunmasının önünü açması, şimdi Demokratların olası bir soruşturma girişimiyle karşı karşıya. Bu gelişme, sadece enerji politikası üzerinden okunamaz. Asıl mesele, barışın siyasi rekabetin gölgesinde kalıp kalmayacağıdır. Şüphesiz Kongre’nin denetim yetkisi demokratik sistemin vazgeçilmez unsurudur. Yaptırımların hukuki dayanağı, yürütmenin yetkileri ve alınan kararların ekonomik sonuçları sorgulanabilir. Ancak denetim mekanizmasının siyasi hesaplaşmanın aracına dönüştürülmesi, çok daha ciddi bir sorunu beraberinde getirir.
'Barış, bir partinin yenilgisine indirgenemez'
Asıl soru, Rusya’ya yönelik her diplomatik açılımın neden peşinen bir taviz, her müzakere girişiminin neden siyasi bir tehdit olarak görüldüğüdür.
Demokratların olası bir soruşturma girişimi, Rusya ile ekonomik ve diplomatik temasların Trump yönetiminin girişimi olduğu için hedef alınmasını doğuracaktır ki, Amerikan iç siyasetinin uluslararası barışın önüne geçmesi riskini doğuracaktır. Demokratların asıl sorumluluğu, savaşı uzatabilecek politikaları sorgulamak kadar, savaşın sona ermesini sağlayabilecek diplomatik seçenekleri de değerlendirmektir.
Unutulmamalıdır ki Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa’nın güvenliğini, küresel enerji piyasalarını, gıda tedarikini ve uluslararası istikrarı doğrudan etkilemektedir. Bu çatışmanın maliyetini milyonlarca insan ödemektedir. Savaşın uzaması, can kayıplarını artırırken diplomatik çözümün maliyetini de yükseltmektedir.
Barış, bir siyasi partinin seçim zaferine veya diğerinin yenilgisine indirgenemeyecek kadar büyük bir meseledir. Washington’daki siyasetçiler, Moskova ile yürütülen her teması sabote etmeye değil, bölgenin güvenliğini koruyan, kalıcı ve uygulanabilir bir barışın koşullarını oluşturmaya odaklanmalıdır. Artık ihtiyaç duyulan şey, savaşın siyasi rantını hesaplamak değil, savaşın nasıl bitirileceğini konuşmaktır. Çünkü diplomasinin gerçek başarısı, karşı tarafı sonsuza kadar cezalandırmak değil, silahların sustuğu sürdürülebilir bir düzen kurabilmektir.

