Fransa'da polis şiddetinin tarihi kolonyolizme mi gidiyor?
© Sputnik
Abone ol
Özel
Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez, ülke genelinde hafta sonu düzenlenen protestolar sırasında polisin "kontrolü kaybettiğini" kabul etti. Macron ise güvenlik ve istihbarat alanındaki aksaklıkların incelenmesini istedi. Tarihi kayıtlara ve araştırmalara göre Fransa'da polis şiddetinin kökleri kolonyalizme uzanıyor.
Fransız basınına göre, hayat pahalılığını protesto etmek amacıyla Fransa genelinde düzenlenen gösterilere yaklaşık 500 bin kişi katıldı.
Hafta sonu boyunca ülke genelinde 2 bin 330'dan fazla kişi gözaltına alındı. Adalet Bakanı Gerald Darmanin, gözaltına alınanların yüzde 70'inin yetişkin olduğunu açıkladı. Güvenlik güçlerinden yaklaşık bin kişi yaralanırken, göstericiler arasında da yaralananlar oldu. Bir göstericinin, kalabalığı dağıtmak için kullanılan polis bombasının patlaması sonucu elinin koptuğu bildirildi.
Macron, pazar akşamı yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında protestocuları işaret etti, ancak polis şiddetinden söz etmedi. Yerel yönetimlerin gerekli görmeleri halinde önümüzdeki günlerde bazı gösterileri yasaklayabileceğini belirten Macron, olağanüstü hal veya sokağa çıkma yasağı gibi kapsamlı tedbirleri ise açıklamadı ve ardından bazı kentlerde sokağa çıkma yasakları geldi.
Sömürge savaşlarındaki yöntemle aynı
Araştırmacı gazeteci Mathieu Rigouste, Fransa'daki polis şiddetinin tarihsel kökenlerini inceleyen makalesinde, ülkenin Cezayir başta olmak üzere eski sömürgelerinde geliştirdiği baskı ve kontrol yöntemlerinin zamanla Fransa'nın kendi topraklarındaki polis uygulamalarına da taşındığını yazar.
Orient XXI'de 2022'de yayımlanan makaleye göre, Fransa'nın sömürge savaşlarında kullanılan isyan bastırma yöntemleri, güvenlik bürokrasisi ve polis teşkilatları aracılığıyla ülke içinde yeniden uygulandı. Rigouste, özellikle Cezayir Bağımsızlık Savaşı sırasında edinilen deneyimlerin, göçmenlerin yaşadığı banliyölerdeki polislik anlayışını şekillendirdiğini belirtti.

1961 yılında Paris'te Cezayirli protestoculara yönelik gerçekleştirilen ve çok sayıda kişinin yaralanmasına yol açan polis müdahalesi
© AP Photo
17 Ekim 1961 Paris Katliamı, Fransa tarihinin en karanlık sayfalarından birİYDİ. Dönemin Paris Emniyet Müdürü Maurice Papon'un emri altındaki Fransız polisi, Cezayir'in bağımsızlığını desteklemek ve kendilerine uygulanan ırkçı sokağa çıkma yasağını protesto etmek amacıyla barışçıl gösteri düzenleyen yaklaşık 30 bin Cezayirli göçmene son derece kanlı ve vahşi bir şekilde müdahale etti.
Polisler göstericilere otomatik silahlarla ateş açtı, coplarla bayıltana kadar dövdü. Ağır yaralı veya hayatını kaybetmiş yüzlerce Cezayirli, Seine Nehri'ne atılarak boğulmaya bırakıldı. Paris sokaklarında ve köprülerinde bir insanlık dramı yaşandı.
Polisler göstericilere otomatik silahlarla ateş açtı, coplarla bayıltana kadar dövdü. Ağır yaralı veya hayatını kaybetmiş yüzlerce Cezayirli, Seine Nehri'ne atılarak boğulmaya bırakıldı. Paris sokaklarında ve köprülerinde bir insanlık dramı yaşandı.
Olaylar sırasında yaklaşık 14 bin Cezayirli gözaltına alındı, stadyumlarda ve gözaltı merkezlerinde günlerce çok kötü koşullarda tutuldu.

1961 yılında Paris'te Cezayirli protestoculara yönelik gerçekleştirilen ve çok sayıda kişinin yaralanmasına yol açan polis müdahalesi
© AP Photo / STR
Fransa'da 2005 yılında yaşanan banliyö isyanlarını inceleyen bir araştırma da, gençlerin öfkesinin yalnızca güncel ekonomik ve toplumsal sorunlardan değil, Fransa'nın sömürge geçmişinden ve kuşaklar boyunca aktarılan travmalardan da kaynaklanabileceğini ortaya koydu.



