GÖRÜŞ

Emekli Tümamiral Gürdeniz: İsrail, Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlayan bir güvenlik ekseni kurmak istiyor

© Orhan ÇiçekDENİZKURT-I
DENİZKURT-I  - Sputnik Türkiye, 1920, 16.10.2026
Abone ol
Özel
Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Netanyahu’nun İsrail’i deniz gücünde öne çıkarma hedefinin ticaret yolları ve Doğu Akdeniz’deki güç dengeleriyle bağlantılı olduğunu söyledi. İsrail-Yunanistan-Güney Kıbrıs işbirliğinin Türkiye açısından yakından izlenmesi gerektiğini belirten Gürdeniz, IMEC’in de bölgesel rekabetin parçası olduğuna dikkat çekti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ülkesini dünyanın önde gelen deniz güçlerinden biri haline getirme hedefini açıklaması, Doğu Akdeniz’de deniz gücü rekabetini yeniden gündeme getirdi. Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz , İsrail’in deniz gücünü artırma arayışının yalnızca askeri kapasiteyle sınırlı olmadığını, ticaret yolları, enerji altyapısı ve bölgesel jeopolitik hedeflerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Gürdeniz, Netanyahu’nun 4 Ekim 2026’da Aşdod Deniz Üssü’nde açıkladığı hedefi, İsrail’in jeopolitik zorunluluklarının gecikmiş bir itirafı olarak değerlendirdi. İsrail’in kuruluşundan bu yana kara ve hava gücünü öncelediğini, denizi ise ikincil bir harekat alanı olarak gördüğünü belirten Gürdeniz, ülkenin dış ticaretinin tonaj bakımından yaklaşık yüzde 99’unu denizyoluyla gerçekleştirmesine karşın güçlü bir milli ticaret filosundan ve büyük ölçekli gemi inşa ve onarım altyapısından yoksun olmasının stratejik bir çelişki oluşturduğunu ifade etti.

‘Bu stratejinin bir de Türkiye boyutu var’

İsrail’in Akdeniz ve Kızıldeniz olmak üzere iki ayrı deniz cephesine sahip olduğunu belirten Gürdeniz, bu iki cephe arasında İsrail’in kontrolünde kesintisiz bir deniz bağlantısı bulunmadığını ifade etti. İsrail’in Süveyş Kanalı ve Babülmendep Boğazı gibi stratejik geçitlere bağımlı olduğunu hatırlatan Gürdeniz, Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’de yarattığı tehdidin ve Eilat Limanı’nın yaşadığı ticari kayıpların deniz ulaştırmasının kırılganlığını ortaya koyduğunu söyledi:

“İsrail’in yeni stratejisi üç temel hedefe yöneliyor.Deniz ulaştırma hatlarının güvenliği, denizden stratejik caydırıcılık ve Doğu Akdeniz’deki enerji ve ulaştırma altyapısının korunması. Ancak bu stratejinin bir de Türkiye boyutu vardır. Türkiye’nin son yıllarda geliştirdiği millî savaş gemisi inşa kapasitesi, denizaltı programları, insansız deniz araçları ve Doğu Akdeniz’deki deniz gücü, İsrail’in bölgesel hesaplarında göz ardı edilemeyecek bir faktördür. Netanyahu’nun hedefi savaş gemisi sayısını artırmaktan ibaret değildir. İsrail, denizlerde yeni bir jeopolitik etki alanı kurmak istemektedir. Ancak denizci devlet olmanın gerektirdiği millî güç birikimi yalnızca parayla ve silah ithalatıyla satın alınamaz.”

‘İsrail-Yunanistan-Güney Kıbrıs işbirliği ve ABD’nin bu işbirliğine verdiği destek, yeni bir güvenlik yapılanmasına işaret ediyor’

Gürdeniz, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs arasındaki işbirliğinin sıradan bir diplomatik yakınlaşmanın ötesine geçtiğini ve giderek kurumsallaşan askeri, teknolojik, ekonomik ve jeopolitik bir güvenlik mimarisine dönüştüğünü söyledi:
“İsrail, Yunanistan ve GKRY arasındaki işbirliğini artık sıradan bir diplomatik yakınlaşma olarak değerlendiremeyiz. Burada giderek kurumsallaşan bir askeri, teknolojik, ekonomik ve jeopolitik güvenlik mimarisi oluşuyor. Bu mimarinin merkezinde deniz kontrolü, hava ve füze savunması, denizaltı harekatı, istihbarat paylaşımı, enerji sahalarının güvenliği, denizaltı kabloları ve liman altyapıları bulunuyor. İsrail’in Yunanistan ile imzaladığı yaklaşık 3 milyar avroluk Achilles Shield hava savunma anlaşması bu bütünleşmenin somut örneklerinden biridir.“

“GKRY’nin İsrail yapımı hava savunma sistemleri edinmesi, üç ülkenin müşterek askeri faaliyetlerini artırması ve ABD’nin bu işbirliğine verdiği destek, Doğu Akdeniz’de yeni bir güvenlik yapılanmasına işaret ediyor. Bu noktada özellikle Kıbrıs’ın rolü önemlidir. İsrail için Kıbrıs yalnızca komşu bir ada değildir. Doğu Akdeniz’deki deniz ulaştırma hatları, enerji kaynakları, istihbarat faaliyetleri ve Avrupa bağlantısı açısından stratejik bir ileri konumdur. Ben bu gelişmeleri Tel Aviv-Atina-Lefkoşa ekseninde kalıcı bir güvenlik mimarisi oluşturma girişimi olarak değerlendiriyorum. Bu mimari Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları, KKTC’nin güvenliği ve bölgesel deniz gücü dengeleri açısından dikkatle izlenmelidir.”

‘Great Sea Interconnector (GSI) projesi güç dengeleri açısından önem taşıyor’

Gürdeniz, Great Sea Interconnector (GSI) projesinin de bölgesel güç dengeleri açısından önem taşıdığını söyledi:

“Özellikle Great Sea Interconnector (GSI) projesi önemlidir. Girit-Kıbrıs-İsrail elektrik bağlantısı yalnızca ticari bir enerji yatırımı değildir, aynı zamanda bölgenin gelecekteki ekonomik ve stratejik bağlantılarını şekillendirecek bir girişimdir. Projenin Türkiye’nin kıta sahanlığı iddialarıyla kesişen kesimlerinde deniz araştırmaları ve kablo döşeme faaliyetlerinin hukuki ve siyasi sonuçları bulunmaktadır. Kablo döşeme serbestisi ile kıta sahanlığındaki bilimsel araştırma faaliyetlerine ilişkin yetkilerin birbirinden ayrılması gerekir.”

‘Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlayan kalıcı ve sürdürülebilir bir deniz düzeni kurulamaz’

Girit-Kıbrıs-İsrail elektrik bağlantısının yalnızca ticari bir enerji yatırımı olmadığını belirten Gürdeniz, projenin bölgenin gelecekteki ekonomik ve stratejik bağlantılarını şekillendirebilecek bir girişim olduğunu kaydetti:

“Türkiye’nin dikkat etmesi gereken diğer gelişmeler müşterek hava ve deniz tatbikatları, İsrail’in Yunanistan ve GKRY’ye sağladığı silah sistemleri, müşterek komuta-kontrol altyapısı, limanların askeri kullanımı ve denizaltı gözetleme sistemleridir. Yunanistan İsrail ve GKRY'nin her askeri işbirliği doğrudan Türkiye’ye yöneliktir. Yunanistan ve GKRY'nin Türkiye ile yaşadıkları deniz yetki alanı anlaşmazlıkları dikkate alındığında, ortaya çıkan askeri kapasitenin Türkiye’ye karşı kullanılabilme olasılığı çok yüksektir. Diğer yandan ülkemizin en büyük avantajı coğrafyası, denizcilik birikimi ve savunma sanayisidir. Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlayan kalıcı ve sürdürülebilir bir deniz düzeni kurulamaz.”

IMEC koridoru konusunda İsrail neden Türkiye ile rekabet ediyor?

İsrail basınında Türkiye’nin Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) güzergahının İsrail’den geçmesini engellemek amacıyla ABD nezdinde girişimlerde bulunduğuna ilişkin iddiaları değerlendiren Gürdeniz, asıl meselenin Doğu ile Batı arasındaki ticaretin hangi ülkelerin kontrol ettiği güzergâhlardan geçeceği olduğunu söyledi:
“IMEC, Hindistan’dan Basra Körfezi’ne, oradan kara ve demiryolu bağlantılarıyla Doğu Akdeniz’e, ardından Avrupa’ya uzanması öngörülen çok modlu bir ulaştırma ve ticaret projesidir. İsrail, özellikle Hayfa Limanı üzerinden bu koridorun Akdeniz’e açılan kapısı olmayı hedeflemektedir. Ancak bu proje yalnızca ekonomik değildir. Limanların, demiryollarının, enerji bağlantılarının ve veri hatlarının hangi ülkelerden geçeceği, gelecekteki jeopolitik güç dağılımını da etkileyecektir. İsrail açısından IMEC’in önemi burada ortaya çıkıyor. İsrail, Batı Asya ile Avrupa arasında vazgeçilmez bir lojistik merkez haline gelerek ekonomik ve stratejik değerini artırmak istiyor. Böylece coğrafi küçüklüğünü ulaştırma ve teknoloji altyapısıyla telafi etmeyi amaçlıyor. Ancak İsrail’in ciddi bir sorunu var. Bölgesel güvenlik ortamı, savaşlar ve komşularıyla yaşadığı siyasi sorunlar, ülkenin güvenilir ve kesintisiz bir uluslararası transit merkezi olmasını zorlaştırıyor. Bir ticaret koridorunun değeri yalnızca mesafesiyle değil, güvenliği, maliyeti ve siyasi sürdürülebilirliğiyle ölçülür.”

‘İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs üzerinden Avrupa’ya bağlanan, Türkiye’yi devre dışı bırakan bir eksen geliştirmek istiyor’

Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasında köklü bir coğrafi ve lojistik avantaja sahip olduğunu belirten Gürdeniz, Boğazlar, Marmara, Karadeniz ve Akdeniz limanları ile demiryolu bağlantılarının Türkiye’ye önemli seçenekler sunduğunu söyledi:

"Türkiye ise Asya ile Avrupa arasında çok daha köklü bir coğrafi ve lojistik avantaja sahiptir. Boğazlar, Marmara, Karadeniz ve Akdeniz limanları, demiryolu bağlantıları, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi projeler Türkiye’ye önemli seçenekler sunmaktadır. İsrail’in IMEC dışında kalması, bu projenin sağlayabileceği transit gelirlerinden, liman yatırımlarından ve stratejik bağlantılardan mahrum kalması anlamına gelebilir. Ancak İsrail’in askeri, teknolojik ve ABD ile ilişkilerinden kaynaklanan başka güç unsurları da vardır. Diğer taraftan IMEC’in kendisi de henüz bütün bağlantıları tamamlanmış, finansmanı ve güvenliği kesinleşmiş bir koridor değildir. Dolayısıyla İsrail’in projeden dışlanmasının sonuçları da güzergâhın nasıl şekilleneceğine bağlıdır. Ben burada daha büyük bir jeopolitik mücadele görüyorum. İsrail, Yunanistan ve GKRY üzerinden Avrupa’ya bağlanan, Türkiye’yi mümkün olduğunca devre dışı bırakan bir ulaştırma, enerji ve güvenlik ekseni geliştirmek istiyor. Türkiye ise sahip olduğu coğrafi avantajları kullanarak alternatif bağlantılar oluşturuyor."

‘Deniz gücü ve ticaret koridorları birbirinden ayrılamaz’

IMEC tartışmasının yalnızca Hayfa Limanı’na uğrayacak bir ticaret hattı meselesi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Gürdeniz, asıl tartışmanın geleceğin Batı Asya-Avrupa ekonomik coğrafyasının nasıl şekilleneceği olduğunu söyledi:
“IMEC tartışmasını yalnızca Hayfa Limanı’na uğrayacak bir ticaret hattı konusu olarak görmemek gerekir. Burada geleceğin Batı Asya-Avrupa ekonomik coğrafyasının nasıl şekilleneceği tartışılmaktadır. Sonuç olarak deniz gücü, ticaret koridorları ve jeopolitik birbirinden ayrılamaz. İsrail’in denizlerde büyüme arayışıyla IMEC’te merkez olma hedefi aynı stratejik bütünün parçalarıdır. İsrail IMEC gibi bir projenin deniz bacağını doldurabilecek bütüncül yeteneklere sahip değildir.Türkiye’nin karşısındaki temel sorun da yalnızca İsrail’in deniz gücü değil, Doğu Akdeniz’in gelecekteki jeopolitik mimarisinin nasıl kurulacağıdır.”
DENİZKURT-I  - Sputnik Türkiye, 1920, 08.10.2026
DÜNYA
Yunanistan-Güney Kıbrıs-İsrail elektrik hattında kritik gelişme: Yunanistan GSI için istediği formülü uygulayabilir mi?
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала