Dünya haritası - Sputnik Türkiye, 1920
DÜNYA
Rusya, ABD, Avrupa ve Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından son dakika haberleri, analizler ve özel dosyalar.

Yunanistan-Güney Kıbrıs-İsrail elektrik hattında kritik gelişme: Yunanistan GSI için istediği formülü uygulayabilir mi?

© Orhan ÇiçekDENİZKURT-I
DENİZKURT-I  - Sputnik Türkiye, 1920, 08.10.2026
Abone ol
Özel
Yunanistan’ı Güney Kıbrıs üzerinden İsrail’e bağlaması planlanan Great Sea Interconnector (GSI) projesinde düğümün iddialara göre 26 Ekim’de çözülmesi bekleniyor. Yunan basınına göre Türkiye, Doğu Akdeniz’deki deniz tabanı faaliyetleri öncesinde “önceden koordinasyon” kapsamında bilgilendirilecek.
Yunanistan’ı Güney Kıbrıs üzerinden İsrail’e bağlaması planlanan Great Sea Interconnector (GSI) elektrik kablosu projesinde düğümün 26 Ekim’de çözülebileceği iddia ediliyor. Yunan basınında yer alan bilgilere göre Ankara’nın “önceden koordinasyon” şartı dikkate alınarak Doğu Akdeniz’de deniz tabanında gerçekleştirilecek faaliyetler konusunda Türkiye’nin önceden bilgilendirilmesi gündemde. Türkiye ile Yunanistan arasında uzun süredir tartışma konusu olan GSI projesinin yalnızca teknik bir elektrik bağlantısı projesi olmadığını belirten Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk ise meselenin aynı zamanda deniz yetki alanları ve egemenlik tartışmalarıyla bağlantılı olduğunu ifade etti. Kutluk, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı iddialarının geçmişte iki ülkeyi askeri güçlerin karşı karşıya geldiği bir krize sürüklediğini hatırlattı.

‘Yunanistan, Doğu Akdeniz’e bakan bir kıyısı olmadığı halde orada kıta sahanlığı hakları iddia etti’

Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk, Türkiye’nin GSI projesine yönelik yaklaşımında hem projenin teknik boyutunun hem de deniz yetki alanları tartışmasının etkili olduğunu belirtti:
“Yunanistan, Doğu Akdeniz’e bakan bir kıyısı olmadığı halde orada birdenbire kıta sahanlığı hakları iddia etti ve bunun Ağustos 2020 Krizinde askeri güçlerin karşı karşıya gelmesi noktasına kadar ilerletti. Türkiye de askeri gücünü ortaya koyunca tırmanan kriz AB ve ABD girişimleri de dikkate alınarak geriledi.”

‘BM Deniz Hukuku Sözleşmesinin 79. maddesine dikkat’

GSI tartışmasında Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesinin 79. maddesine dikkat çeken Kutluk, söz konusu maddenin “Kıta sahanlığı üzerinde denizaltı kabloları ve petrol boruları” başlığını taşıdığını belirtti:

“1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesinin 79. maddesi, "Kıta sahanlığı üzerinde denizaltı kabloları ve petrol boruları" başlığını taşır. Bu madde, devletlerin başkalarına ait kıta sahanlığından denizaltı kablosu ve boru hattı döşeme haklarını, şartlarını ve kıyı devletinin bu konudaki yetki sınırlarını düzenler.”

‘Yunanistan, politik kurnazlıklar içinde yer almamalı’

Bu noktada “iyi niyetli yaklaşım” gerektiğini ifade eden Kutluk, Yunanistan’ın söz konusu maddeyi deniz yetki alanları üzerinde hak sahipliğine delil yaratacak veya aksi yönde kanıt bırakmayacak şekilde yorumlamaması gerektiğini savundu:
“Madde 79; açık deniz serbestisi ilkeleri ile kıyı devletinin kıta sahanlığı üzerindeki egemen hakları arasında bir denge kurar. Kıyı devleti de sırf kendi kıta sahanlığı olduğu gerekçesiyle uluslararası altyapı projelerine (örneğin devletler arası internet/haberleşme kabloları veya enerji nakil boru hatları) keyfi olarak engel olamazken; kendi mevcut veya gelecekteki ihtiyaçları ile yeni kablo döşeyecek üçüncü tarafların ihtiyaçları arasında bir denge kurulması gerekir. Bu ise iyi niyetli yaklaşım gerektirir. Bu bağlamda Yunanistan Madde 79’un amacını gözden uzak tutup bu konuyu deniz yetki alanları üzerinde hak sahipliğine delil yaratacak veya aksine yönde kanıt bırakmayacak okumalarla East-Med Boru Hattı gibi GSI kabloları için çeşitli politik kurnazlıklar içinde yer almamalıdır.”

‘Türkiye kıta sahanlığı haklarını 4 kez dünyaya deklare etti’

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı haklarına ilişkin yaklaşımına da değinen Kutluk, Türkiye’nin bu haklarını 2019’dan başlayarak 4 kez dünyaya deklare ettiğini ve Birleşmiş Milletler’e tescil ettirdiğini söyledi:

“Türkiye Doğu Akdeniz’de Kıta Sahanlığı haklarını 2019’dan başlayarak 4 kez dünyaya deklare etmiş ve BM’e de tescil ettirmiştir. Bunların neresi olduğu üzerinde tereddüt bulunmamaktadır. İzinsiz girip denizaltı işlemi yapanlar askeri görevlilerce uzaklaştırılmaktadırlar. Bu kıta sahanlığına uygun olarak da Türkiye, Doğu Akdeniz’de petrol arama ruhsatları vermektedir. “

‘Yunanistan’ın adalara dayalı olarak Doğu Akdeniz’de kıta sahanlığının olduğunu ileri sürebilmesi fantezi olmaktan öteye geçmemekte’

Kutluk, Yunanistan’ın adalara dayalı şekilde Doğu Akdeniz’de kıta sahanlığı bulunduğunu ileri sürmesini eleştirdi:

“Yunanistan’ın örneği görülmemiş şekilde adalara dayalı olarak doğu Akdeniz’de kıta sahanlığının olduğunu ileri sürebilmesi fantezi olmaktan öteye geçmemektedir. Yunanistan buna rağmen Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki Kıta Sahanlığı varlığını “tanıyormuş” durumuna düşmemek için ne East-Med petrol boru hattının (Kıbrıs-Yunanistan) ne de GSI kablolarının (Girit-Kıbrıs) Türk Kıta sahanlığından geçtiği zannı oluşturmaması için çeşitli manevralar yapmakta görünümü vermektedir.”

İddia edilen formül uygulanabilir mi?

Yunan basınında gündeme getirilen ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki deniz tabanı faaliyetlerinden önce bilgilendirilmesini öngören formülün uygulanabilir olup olmadığı sorusuna ise Kutluk, kararın bu aşamada yetkili makamlar tarafından verilmesi gerektiği yanıtını verdi:
“Bu aşamada bunu karar vericilerin belirlenmesi gerekir. Uluslararası Hukukun “iyi niyetle” uygulanmak üzere koyduğu normlar kötü niyetli yaklaşımlarla sonuç pek veremezler.”
Yunanistan bayrağı / Atina - Sputnik Türkiye, 1920, 02.10.2026
GÖRÜŞ
Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz Atina’nın Türkiye senaryosunu değerlendirdi: Gerçek savaş harp oyunlarına benzemez
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала